|
|
- aslında sevgilinin varlığı ile şereflendirdiği, birlikte geçirilen zamanın tam anlamıyla doldurulduğu bir eylem olsa da, genelde sevgiliyle "bir an'ın tadını çıkarmak" olarak algılanan ve bu nedenle "sevgiliyle sinema duygusunu yaşama" şansının kaçırıldığının farkına varılamayan eylemdir. oysa çok önemlidir; çok özeldir; sevgili de seven kadar film izlemek amacındaysa ve paylaşılan şey el ele tutuşarak filmi izlemekten biraz daha fazla bir şeyse, arada sevgilinin dudaklarıyla filmi taçlandırmaktan çok öte bir noktaya sürüklenebilir insan. bu da güzeldir aslında: filmi anlamak hatta daha da fazlası duyumsamak... budur belki de yapılması en zor ve yapılabildiğinde tatlı olan. zira film izlemek aslında son derece bireysel bir zevktir ve niteliği kişiden kişiye değişir; ama eğer iki sevgili birlikte bir filmi aynı zevkin doruklarında izleyebiliyorsa işte bu "değmeyin keyfim(iz)e" bir durumdur.
film izlemek sanıldığının aksine sadece film izlemek değildir. iki sevgili de bunun bilincindeyse, hayatı da doya doya yaşadıkları gibi filmi de doya doya izlerler, perdeden/ekrandan geçen duyguları yakalar, o anda birbirlerine aktarabilirler. belki birbirlerinin omuzlarında ağlayabilir, belki film bitince sarılabilirler; üstelik bunun için ille de melodramatik öğeleri baskın, "ağlatan" bir film izlemeleri de gerekmez. eğer izledikleri film gerçekten herhangi bir açıdan özel bir filmse, sevgililerin en mutlu olduğu an'ın içinde bile hüzün taşıyabilir ya da en kederli bir an'ı bile mutluluğa çevirebilir.
bunların dışında en üzücü, en kahredici bir filmin sonunda bile sevgililer, sadece hayata değil birbirlerine dönmenin getirdiği hazla o filmin dünyasını kendi içlerinde yeniden kurabilirler.
ve dahası sevgiliyle film izlemek öyle özeldir ki sevgilinin gözlerinin içine baktığında o filmden aldığın lezzeti derinlemesine görebilirsin ya da sevgilinle yaşadığın filmi hem filmde hem hayatta hem de gözlerde yaşamayı sürdürebilirsin. tabii bunlar ihtimal dahilinde olan şeylerdir. meşhur sevebilme ihtimali şiirinde olduğu gibi...
ama işte sevgiliyle film izlemek, bu yazılanların hepsi ya da bir kısmıdır en azından...
- var olmanın en kayda değer ayrıntılarından biridir; o filmi her izlediğinde sil baştan aklına gelip duracağınızın, hafızanın kirli odalarından çekip çıkarılacağınızın, illa ki anılacağınızın teminatıdır.
- eğer sinemada izleniyorsa filmin sadece giriş bölümü akılda kalır. diğer bölümler ise hayal meyal kulakta bir uğultu olarak çınlar. eğer evde izleniyorsa o film. günün sonunda ,
- aaaa play tuşuna basmayı unutmuşuz! dedirtecek olay.
- bir film hiçbir sevgiliyle ziya\heba\boş edilemeyecek kadar önemli ve değerlidir.
- (bkz: sevgiliyle filmin yarısını izlemek)
- filmin genel konusu hakkında bilgi sahibi olmaktan öteye gidemeyen eylemdir. bu bilgi sinemanın minik broşürlerinden de edinilebilir zaten. yine de sevgiliyle film izlemek, sevgili olmadan filmin her sahnesini izlemekten daha keyiflidir.
- insan mutluluğu, sevgiyi ve huzuru en içinde hisseder. sevgilinin kollarındasındır, dünyanın en güzel yerinde. filmin biteceğini bilirsin ama yinede sadece bulunduğun durumun tadını çıkarır boşver anı yaşa dersin. film biter ama o huzur bi süre daha yeter sana.
|