belki ilginizi çeker
  1. · sevgiliyle tatile çıkmak
  2. · sevgiliyle düğüne gitmek
  3. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · annelerin yakışıklı anlayışı
  2. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  3. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  4. · yılmaz özdil
  5. · domuz gribi
  6. · zongul ducks
  7. · günün tek şarkılık özeti
  8. · ananı potaya asarım amına smaç basarım
  9. · johann carl friedrich gauss

sevgiliyle düğüne gitmek  

  1. bir süredir tatilde olan ailenin kopup kaçmak için en güzel nedendir sevgiliyle düğüne gitmek. hem bir çiftin mutluluğuna şahit olmak, hem de sevgiliyle paylaşılan anların zenginliği adına hayatınıza unutulmaz bir gün daha ekler düğünler. o gün için ayrıca özen gösterirsiniz, ilk önce sevdiceğin giyeceklerine karar verilir, nasıl olsa "sizin giyecekleriniz hazırdır, sadece giyip çıkacaksınız"dır. lakin kazın ayağı öyle mi değil mi bakalım...

    peşinen söyleyeyim; değil. çünkü kız milleti bu, kıyafeti ayakkabısı hazır olur ama erkekler gibi "sadece giyip çıkmak" deyimi onlar için geçerli değildir. ve takdir edersiniz ki son dakikaya yetişilir her zaman.
    neyse, düğün mekanına gelinir, yaz olduğu için harika bir kır düğünü organizasyonuna denk gelmişsinizdir, şans. masayı bulur oturursunuz, efeniz rakısını söyler, ordövr tabağına bir güzel girişilir*. garsonlar çantanızı koyduğunuz sandalyede biri varmış gibi oraya da servis yaparlar, ta ki ana yemek vaktinde durumu çakana dek, siz de o zamana kadar fazladan 1 sigara böreği, 2 patates paneyi mideye yollarsınız*

    gerisi bildiğimiz prosedürün allanıp pullanmışı, her seferinde tekrar hayran olunan o görüntüler, gelinle damadın ilk dansı, kulaklarda yankılanan 'evet'ler, havaii fişekler, şıklık yarışındaki insanlar, oraya buraya koşturan küçük çocuklar, bir de henüz olmamış düğünümüzün huzurunu bozan dansöz abla*... 4 güzel kare o geceden elimizde kalan, mutlu olduğunu düşündüğümüz bir çift, geleceğe dair hayaller, bir de beyaz uçan balonlarla havaya salınan maytapların o masalımsı görüntüsü.

    o değil de çok güzeldi yahu, sanki yıldızları beyaz balonlara bağlayıp havaya bırakmışlar gibi...
    (falasquil, 30.07.2009 19:50)
  2. herşey en sevdiğiniz bir dostunuzun araması ile başlar;

    dost kişisi: abi şu tarihte evleniyorum geliyorsun zaten de kaç kişilik fiş vereyim (evet düğün yemekli ipucu 1)
    guen: valla kardeşim bir ben varım bir de benim hatun işte. (iki kişiyiz ipucu 2)

    bu vakitten sonra o gün için ne giyilecek, neler alınabilir bu gibi konuları sevgili kişisine sormaya başlarsınız çünkü görüşlerinize önem verirsiniz, tabi bunda modayı yakından takip etmesinin (mango, zara, mudo gibi mağazalardan çıkmaz ki hanımefendi) payı da büyüktür. gel zaman git zaman düğün vakti gelir çatar. sevgili kişisi sabahtan sizin eve gelir, yanında çantası ve kıyafetleri ile, sizi elleri ile hazırlar şık bir hale sokar, kendisi de şıkır şıkır giyinir ve birlikte yola çıkarsınız. yol boyunca düğün geyikleri, tatil planları yaparsınız. (bkz: sevgiliyle tatile çıkmak)

    düğün yerine gelince düğün yapılacak olan yerin otoparkına park edersiniz ve kapıdan içeri süzülürsünüz. o da ne? her giren çitfin, bilimum eş dost akrabanın fotoğraflarını alıyorlar. eh anı anıdır diyerekten fotoğraflanırsınız.

    yeriniz listeden bulunur ve oturursunuz. sevgili kişisi huyu kurusun hemen kadınların üstündeki kıyafetleri inceleyip yorum yapmaya başlar. "kızım sana ne ya giymiş işte" deseniz de huylu huyundan vazgeçer mi?

    neyse efendim soğuk mezeler gelir ve siz içki olarak rakı söylersiniz geceye uygun olarak. kolay mı be dostunuz evleniyor bekarlar kulübünden bir kişi eksiliyor. ben içmeyim de kimler içsin. neyse efendim, rakılar, mezeler mideye inedursun birden ekrandaki büyük sinevizyon açılır ve müzik eşliğinde bizim damat ve gelin görülür. alkışlar kızılca kıyamet eşliğinde piste gelinir ve ilk dans başlar. dans bitiminde damadımızın boynuna bir halka pardon eline bir cüzdan verilecek ve o tapu inşallah ömür boyu orada kalacaktır.

    nikah memuresi gelir karşıyaka belediyesi başkanının verdiği yetkiyle soruları sorar, karşılıklı evet yanıtlarını aldıktan sonra çeker gider. orkestra ve düğün şarkıcısı modundaki bir kadın da genç çiftimizi piste davet eder ve evli olarak ilk resmi danslarını yaptırtır. sonrası bildik görüntüler, danslar, halaylar falan.

    ve gecenin en güzel kısmının da dansöz olarak ortaya fırlayan etine dolgun bir abla çıkar. kıvrak dansları ile kendini izlettirirken sevgili kişisinden çimdik, laf sokmalar ardı ardına gelir, siz de ona inat "lan ben de düğünümde iki tane çıkarrtmazsam" şeklinde şaka yollu tehdit ederek işi geyiğe vurursunuz.

    gecenin sonu gelir, gelin damat uğurlanır ve sevgili kişisi ile yollara geri dönülür ve eve gidip yatılır.


    (bu da böyle bir anımdı işte)
    (guenhwyvar, 04.08.2009 20:53 ~ 20:59)
  3. yakın bi akrabanın**** düğünüyse tüm gözlerin üstünüzde olacağı düğündür. hele ki beraber gittiğiniz ilk düğünse daha fazla heyecan sebebidir. iki sevdicek güzelce hazırlanırlar, uyumlu uyumlu giyinirler ve düğüne giderler. el ele gezerken, dans ederken gören tanıdıklar "chericherinin sevgilisi miymiş şu çocuk??", "pek de yakışmışlar maşallah" şeklinde yorum yaparlar. tabi beğenmeyenler ya da kıskananlar da olabilir.*

    henüz yaşamadığım bi deneyimdir ama; yakın zamanda bi düğün olursa sevdiceği koluma takıp seve seve yapacağımdır.
    (chericheri, 04.08.2009 21:19)
  4. (bkz: sevgiliyi kolbastı oynarken görmek)
    (yalnız insan merdivendir hiçbir yere varmayan, 04.08.2009 22:18)
  5. soran gözlerle karşılaşılır. "sizinki nezaman?" der sanki her bakan göz. gülümsenir ve geçilir.
    (evinin kadını çocuklarının anası, 04.08.2009 22:20 ~ 22:20)
  6. öncelikle(n) ben düğün müğün sevmem, gitmem, asla yapmam, büyük konuşurum, karışmam! amma, sevgiliyle(n) düğüne gitme konusunda diyebileceğim üç beş kelam vardır. şöyle ki bu illet şey (!) bir kadın için rüya, bir erkek için karabasandır ya hah burdan başlayalım düşünmeye...

    hani hatun işte evleneceğiz falan diye hayaller kurar, erkek de aman da napsam da üç beş gün oyalasam tarzından ödün vermez! (durun burda bir parantez gireyim, hepsi öyle değil tabi ki)

    o halde; kadınlar için sevgiliyle(n) düğüne gitmek; rüyalar gerçek olsa seninle(n) hergün evlenirdim, boy boy çocukları kollarına verirdim iken,

    erkekler için sevgiliyle(n) düğüne gitmek; allah belanı versin, evliliğinizi mahvetsin, onların başına gelen bu düğün aman bana gelmesin amindir.

    nöt: (n) ile yazıldığında daha bilgiliymiş gibi duruyormuş da ondan şeedilmiştir. takmayın kafanıza.
    (18kere18, 20.08.2009 23:06)
  7. mümkünse sevgilinizin arkadaşının düğünü olmalıdır..

    bunun nedeni düğün olayıyla alakalı.. bir çok düğünde oynamaya yönelik şarkılar çalar, insanlar oynar, birileri sizi oynamaya sürükler.. bi de eski arkadaşlar, arkadaşlar fln derken pot kırabilitesi yüksek insanlar olabilir o düğünde.. belki de görmek istemediğiniz ama görmek zorunda kaldığınız insanlarla muhattap olabilirsiniz.. bir sürü sakat şey vardır.. sonra bu sakat şeylerden dolayı laf yersiniz sevgilinizden.. yani şimdi bile irkildim, kankalarımdan biri evlenir de sevgilimle gitmek durumunda kalırım diye.. lan olm kankalar, okuyun bunu da ona göre davranın..

    neyse konuyu toplayalım; evlenen kişi / kişiler sevgilinizin arkadaşları olsun.. sizde rahat oldukça ve lavuğun biri sevgilinizi dansa kaldırmaya çalışmadıkça sorun yoktur..
    (robi ve cuma, 24.09.2009 00:50)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil