ona bakarken gözlerinizin içi gülsün, farklı olduğunu hissetsin ki, size de farklı olduğunuzu hissettirebilsin. bir de sıkmamak için rahat bırakmaya olayını abartmayın, ilgi gösterin, ilgi..
kasmanıza gerek yok, eğer bir gün gideceği varsa gideceğini, siz ne yaparsanız yapın onu hayatınızda tutamayacağınızı bilin. hepsi bu.
nankör olmayan bir sevgili bulun.
adam olun.
hakettiğinden fazla değer vermeyin. her zaman her istediğini yapmayın.
herkesin ne kadar azda gözü olduğunu gösteren halbuki kazın ayağının öyle olmadığı aşikar tavsiyelerdir.
-civciv yapın, kuş yapın yeter- yok yaaa bok yeter.
güzel sevişin.
sabırlı olun. ama öyle böyle değil, çook sabırlı olun..
ilişkiyi tekdüzelikten kurtarmak için çaba harcayın. ne çok sık, ne çok seyrek. alışkanlığa dönüşmesine izin vermeyin. arada bir kaçın demenin mantığı da budur zaten. arada bir değişik bir şeyler olsun ki, yeniden ne kadar sevdiğinizi, sevildiğinizi hatırlayın.
olduğun gibi ol işte, hayatında kalıyorsa kalsın, kalmıyorsa da siktirsin gitsin.
ha yok amaç illa hayatında tutmaksa onu - araç nasıl olur farketmez ise - orda işte bir takım şeyler yapabilirsin.
çok zor bir şey değildir.
duymak istediği şeyleri söyleyecekmiş gibi yapıp söylemeyin, konuyu değiştirin.
söylerseniz kolay erkek olursunuz.
hiç değinmezseniz, yakınından bile geçmezseniz odun erkek olursunuz.
söyleyecek gibi yapıp söylemeden konuyu değiştirirseniz aşık olduğu erkek olursunuz.
ama belli bir zaman sonra söyleyin ki şu mesajı beyin alsın ( rahat olun beyin alır ama o anlamaz kendisi, farkındalığına erişemez bir süre ) : demek ki iki ay boyunca ağzının içine bakmalıyım ki duymak istediğimi duyayım.
sonra efendim, tersleyin yeri gelmediği kimi zamanlarda. yeri geldiğinde terslemenizin pek bi anlamı olmaz.
yeri geldiğinde de terslemeyin. yani tam bir kız gibi kafa karıştırın.
arkadaşlarınızlayken sakın, aman nolcak onlarla sonra da görüşürüm deyip onun yanına gitmeyin, sakın ama.
yani amaç kızın aklında şu soruyu canlı tutabilmektir: bu adam beni seviyor mu ya?
ne hayır demesine izin verin. ne de evet demesine izin verin.
her iki cevabı da verdirtirseniz hayatınızdan çıkar.
ancak sanırım olduğun gibi olduğun halde hayatında kalmıyorsa güle güle git demek en iyisidir.
bakınız efenim önce burç uyumlarına bakınız eğer içinize sinmezse yükselen burç uyumlarınıza bakınız. oda mı olmadı yıldız haritası yaptırın en becerikli medyuma bi ton para gerekir belki hafiften kazık yersiniz ama olsun değmez mi sonuçta aşk ölçerde yüzdelik diliminiz çıkacak ortaya. daha ayrıntılı bilgi için zorrttiğiminfalcisi.com a tıklayınız
lan ağzını kırayım millet nelerle uğraşıyor. ya adam eğer adam gibi seviyorsa bu kıçı kırık tavsiyelere gerek kalmaz sen koyun burcu ol o kurt burcu yine edersiniz samanlığı seyran allahım ya
daha ne politika yapacaklar bu aşkın üzerinden. yok güzin apla köşeleri o da bitti haydar dümen tavsiyeleri. kalp krizi geçirmemek elde değil. adam adam olsun gelsin ben buyum desin yemediyse gitsin öle tavsiyeyle aşk ölçerle olmaz bu işler yürümez hocam. bozmayın adamın asabını kandırmayın kendinizi a aa.
öncelikle sevgili yapmak adına verilmesi gereken tavsiyelerdir. olan var olmayan var.
*(idiot, 04.04.2009 21:53)
sakin olun. her dakika kavga çıkarmayın.
(billy, 04.04.2009 21:57)
salın gitsin, eğer ki dönerse bi daha gitmez demektir.. ama dönmezse zaten siz ne yapsanız da o bigün gidecek demektir, boşuna yormayın kendinizi.. tecrübeyle sabittir..
hayatımda tutmaya çabaladıgım müddetçe yoruldugumu anladım. her gücümü aşan sevgi,ilgi, serseri aşıklık denemelerim sonucunda sevgilim tatmin oldu,sevindi,daha çok sevdi beni ama ben hep yoruldum. yorgunluk gücümü tüketmeye başladıgında sevgilimin,benim gücümü tekar kazandıracak kadar güçlü olmadıgını gördüğümde yitirdim sevgimi,aşkımı, yitirdik birbirimizi.
kendin olmamak. evet efendim, yemin ederim tek yol bu. sesini duymak için çıldırsan da aramayacaksın. yalan söyleyeceksin. o aradığında, telefona saldırmayacaksın. bırakın lan, on kere çalsın. ota boka küseceksin, telefonları açmayacaksın. bir yere gittiğinizde tıka basa yiyip, masrafa sokacaksın.
tok gözlü, sevgi dolu, rol yapmayan kaç kişi sevgilisini elinde tuttu?
gidenin karşısında dağ olsan duramazsın.
çok sıkmayın.
ağladığın da yanında olun.
birlikte iyi bir takım kurabilmeyi becerin.
çükünüz sizi değil siz çükünüzü kontrol edin bir de çükünüze güvenmeyin.
(bkz:
kontrolsüz güç güç değildir)
empati... evet efendim sadece ama sadece empati kurun.
*sevdiğiniz insanı hayatınızda tutmak ile yanınızda tutmak olayını birbirine karıştırmayın efenim.
efendiler, tasdikli onaylı bir yöntem vardır ki o da zikinize takmamaktır. çok mutlu bir ilişki olmayacaktır; fakat siz takmadıkça daha da yapışır karşıdaki. kız erkek ayırt etmeyen bir yöntem. bir düşünün bakalım kimin peşinden daha çok koştunuz, ya da siz ayrılmak istedikçe ayrılmayıp bünyenizi darlayanlar kim. böyle garip bir adaletsizlik var bu olayın özünde. siz istemedikçe, ha bugün ha yarın ayrılırız dedikçe daha da üzerinize geliyor; daha çok ilgi gösteriyorlar. hayatınızda tutmak istiyorsanız, hayatınızda tutmak istememeniz lazım. vay mına koyim.
hatunsanız ve 20 yaş üstüyseniz, erkekseniz ve 25 yaş üstüyseniz ve de hem seviyor hem de seviliyorsanız, zerre düşünmeyin ve bi çırpıda evlenin. adı üstünde ulan hepi-topu "sevgili".. bugün var yarın yok!
aşkmış, sevdaymış, işmiş, kariyermiş hepsi zırva. "yo hayır bunlar zırva değil" derseniz, verin sevdicekle omuz omuza birlikte savaşın.
erik yiyin.papaz eriği.
vakti zamanında, hayatımda tutamadığım bir sevgiliden aldığım tavsiye. bunu yazıp elime vermişti.
her tür ilişki avuç içinde duran kum taneleri gibidir.
avucumuzu sıkmadan, gevşekçe tutarsak, kum taneleri kaymaz, durur.
avucumuzu kapatıp, sıkmaya başladığımız an kum taneleri parmaklarımızın arasından akmaya başlar. bir kısmını tutmayı başarsanız da, çoğu akıp gider.
ilişkiler de böyledir.
esneklik varsa, diğer insana saygı duyuluyor ve özgürlük tanınıyorsa ilişkiler bozulmaz. ama diğer insanı çok bunaltırsanız ilişki de yavaş yavaş bozulur ve biter.
yani mfö abilerin dediği gibi 'süpermen süpermen, süpermen olmak lazım bazen' ki eğer çok fazla seviyorsan süpermen olmak ta yetmez bazen. üç kapı aşağı
* abilerin de dediği gibi ' sen benim kriptonitimsin '
* .
not: metnin asıl yazarını aramaya inanmama rağmen bulamadım.
not1: hala, sadece metnin güzel gazıyla bunu yaptığını düşünüyorum. ' ahanda bu buraya cuk oturur, bunu yazmak lazım ' dediğini duyar gibiyim. yoksa ben mümkün değil insanı sıkmam lan, valla bak.
çokoprens alın ona..