feci bir kısır döngüdür...
özellikle hep bir aksilik çıkar... telefonda ya da messenger'da akşam sevgiliden bol bol sitem duyulur:
-hep gelicem diyorsun gelmiyorsun...
-ne ararsın ne sorarsın...
-kafana kafana kaya atmadığıma dua et ("taş atıyosun hayatım,tamam özür diledim ya..." cümlesinin karşılığı)
ama sanki doğaüstü bir güç gitmenizi istemiyormuş gibi hep bir engel çıkarır... bir türlü açıklayamazsınız...
nasıl olsa gidemiyorum diyerek geleceğim cümlesini uzun süre kurmazsanız bir daha kurmanız gerekmez. bazen asılsız "geleceğim"ler ayakta tutar ilişkiyi. tabii belli bi yere kadar.
tripcan sevgililerin sonunda misilleme olarak bir hemcinslerini alıp içkili, eğlenceli mekanlara gitmesiyle sonuçlanabilir.
(bkz:
kan çıkar)
iki taraf için de can sıkıcı durum. gelemiyorum diyen tarafa "iyi" dersin, "ne demek iyi, niye tepki vermiyorsun" der, "hep geleceğim diyip gelmiyorsun" desen "ne yani planlıyor muyum ben bunu" der. iki ucu boklu değnek. ama karşıdakinin gelmeyeceğini başından kabullenirse insan, ayrı vakit geçirmek daha kolay olur, zira kişi sürekli beklenti içerisinde "acaba gelecek mi, yok bu beni mi kandırıyor gelmeyecek mi?" diye kafasında senaryolar kurgulamaktan vazgeçer, hayatına devam eder, coşar eğlenir. akabinde karşı taraf bir süre rahatladığını düşünür, ancak bir süre sonra kıllanmaya başlar, bu böyle gider, orta yol bulunur.
gidememek fiili elde olmayan sebeplerden dolayı gitmek eyleminin başarısız olduğunu anlattığı için sevgilinin anlayışlı olması gereken durumdur. sevgili odunsa "kısasa kısas" şeklinde sürer gider.
bana "yarın ikide buluşalım, ama sen yine de üçe kadar bekle,dörtte de gelmezsem beşte git." duvar yazısını hatırlatan durumdur.