konu :1. yıldönümü hediyesi
malzemeler: 1 adet yakın arkadaş, ağzı laf yapan bir sevgili,1 kamera
hazırlanışı : sevgiliyle tanışma anından başlanır kayda. yaşanan önemli olaylar mekanlar bir birr gezilerek bizzat hediyeyi hazırlanan sevgili tarafından anlatırılır. ilk öpüşme nerde? hoop oraya gidilir nasıl olduğu anlatılır o an ne hissedildiği anlatılır. ilk büyük kavga nerden niye? sevgililer gününde nerde ne yaptınız? böyle böyle kayıt tamamlanır. araya bol bol onu ne kadar sevdiğinizi anlatan ifadeler yer verilir. kayıt bir cdye çekilir sevgiliye verilir ve tek başına izlemesi için odadan çıkılır. sevgili dişi ise ağlar ,telaşlanmaya mahal yoktur.
bence sevgilinin üzerinde emeği olan bir şeyi vermesi kadar makbul bir hediye yoktur.şahsen ben sevgilimin kendisinin yetiştirdiği bi çiçeği vermesini hiç bir hediyeye değişmem.
ne olduğunu bulmak için olayı ruhumu satmaya vardırabileceğim hediyedir. aklın bu kadar yetersiz kalmasının sebebidir. yine de asla istenenleri tam olarak anlatamayacak olan hediyedir.
gerçekten aşık olunmuş ise, çok fazla efor sarfetmeden bulunabilen bir hediye türüdür. şöyleki; öncelikle sevdiceğin doğumgününü unutmuş ayağına yatılır. sevdicek, günboyu saçmasapan şeyler uydurarak 30 kere arar ve kutlamanızı bekler, çünkü unutacağınıza ihtimal bile vermemektedir. ancak siz, inatla kutlamayınca, küser en sonunda. aksi gibi, o akşam da otobüse binip yazlığa gidecektir. daha da bir üzülür bu nedenle. telefonunu otobüsün kalkış saatinden 3 saat kadar önce kapatır, sinirden ve üzüntüden harap olur. ancak, siz de bu sırada boş durmayıp, sadece en sevdiği o tek şarkıdan oluşan bir cd yaparsınız, bir de en sevdiği birlikte çekilmiş fotoğrafınızı da bu cd ye kapak yaparsınız. ( photoshop un harika nimetlerinden de yararlanarak ) yetmez, bir de ikiniz hakkında mitolojideki karakterleri kullanarak bir öykü yazarsınız yol boyunca okusun diye ve sevdiceğin gideceği otobüs firmasının, harem' e de uğrayacağını öğrenip, taa beylikdüzü' nden harem' deki yazıhaneye gidip, tüm bunları bırakırsınız.
ancak daha bitmemiştir işiniz:
yazıhanedekilerden biriyle de iki dakkada kanka olup, sevdiceğin ismini verip, '' size bir telefon var, gelebilir misiniz '' yalanı uydurmasını tembihleyip, sevdiceği çağırmasını rica edersiniz. sonra sevgili, bu hediyeyi alınca, öyle bir mutlulukla arar ki sizi, bağırmasından ve gülmesinden tam olarak ne dediğini bile anlamazsınız.
sadece sevgili için değil herkeşler için geçerlidir, birine dünyayı da verseniz iki gün sonra ona da alışacaktır. bu nedenledir ki hediyelerin en güzeli daha verilmemiş olan olarak kalacaktır ilelebet. ve yine bu nedenledir ki alınacak hediye üzerinde manyak gibi kafa patlatmaya hiç gerenk yoktur. yani aklınıza ne estiyse onu alacaksınız. kendi zevkinizi yansıtsın, ayrılınca sizi hatırlatsın(öehh), seçimde çok da yorulmamış olursunuz. zaten o sevgili cidden sevgiliyse onun ne olduğu pek de önem taşımaz. önemli olan o hediyeyi bir jestle sunmaktır. jestsiz hediye soğuk iskender gibidir. iskendere bayılsanız da soğuğu hiç çekilmez. jestsiz hediye veren de hödüktür. milyarları dökse aldığı hediyeden bir hayır gelmez.
bir tutam sevgi alabiliyorsan onu vermeli işte alamıcagın bişeyi veremezsin eger sahip değilsen ama bunu verebilcegini sananlar var ne bir taş nede baska birşey o bir avuç sevgiyi temsil edebilir satılsaydı onuda satın alıp verirdi bu zihniyet ...
eğer ki sevdicek kinder süpriz yumurtayı çok seviyorsa (her yediğinde eski güzel çocukluk anılarını aklında canlandırıyorsa) bir kinder yumurta alınır ve önceden edilmiş güzel bir kolye alınan süpriz yumurtanın oyuncak kutusuna konulur güzelce ilk halindeki gibi paketlenir.daha sonra bir kutunun içine alınan güller serpiştirilir yumurta güllerin arasına konulur(tabi kutunun içine artık sizin yaratıcılığınıza göre bir sürü şey koymak mümkündür hazırladığınız güzel bir cd,resimler,mektuplar vs.).sevdicek hediyesini açtıktan sonra yüzündeki küçük bir tebessüm size verilen en güzel hediye olacaktır.