aklınızı karıştıran bir şeyler olması sonucu sevgiliden şüphelenmek..
aslında her şeyin temelidir güven; dostluğun, arkadaşlığın, aşkın..ancak hemen de elde edilemez. edilse de hayal kırıklığı yaşatabilir..ancak ilişkilerde çok önemlidir bu konu, bir an önce çözülmesi nedenlerinin araştırılması gerekir. şüpheli yaklaşmak ilişkiyi yıpratır.
güvenmezsen ne yapacaksın, nasıl o hale geldi o ilişki o zaman? hatta öyle bir güveneceksin ki; o yüce insan beni sadece yakamın ucundan 2 parmağıyla tutarken ben uçurumun kenarında arkamı dönüp tam kenarında gözlerimi kapatıp kendimi bırakırım arkaya(bu örneği hep söylerim zaten), hiç de tereddüt etmem acaba beni tutar mı tutmaz mı diye. o bana, ben ona böyle güvenmeliyiz işte.
hayattan soğumaktır sevgiliye güvenmemek. genelde sebebi karşıdaki insanın yalan söylemesidir. açıkça,mertçe karşınıza dikilip doğruları söylese, olanlar zorunuza gitmez. lakin sevgili gerçekten daha çetrefilli yol olan yalan söylemeyi tercih etmişse, yapacak bir şey yoktur artık. hayat bağrınızda bir hançerdir. yaşamak ağır gelir artık. sevgili gönlünü bir başkasına kaptırsa ve dese ki, özür dilerim, bitti.. işte o vakit insana bohçasını toplayıp çekip gitmek düşer. lakin yalan varsa ortada, sevgili hala seni seviyorum diyor ise, işte o zaman intihar bile kurtarmaz insanı. oysa sevgili yoluna ölünebilen kişidir, sevgili için serden geçilir. sevgili sen demektir. hayatımıza girdiği vakit hayatımızın yarısı kaplayan insandır sevgili. ona bu denli değer verirken, yaptıklarıyla ona olan güveninizi sarsıyorsa, elinizden kayıp gidiyor ve de yok bişey diyorsa hala, işte o zaman olan size olmuş demektir.
sevgiliye güvenmemek, bildiğin tüm doğrulara güvenmemektir. doğru bildiğinin, eğri çıkmasıdır.
not: keşke yapmasaydı.
eski sevgili olma yolunda koşar adım ilerlemektir. güven olmayan yerde ne sevgi barınabilir, ne de aşk.. bir defa güveni sarsılınca insanın, attığı her adımda şüphe tohumları serpilir yüreğine. ''yoksa, acaba yine mi, ya öyleyse'' diye başlayan, inanmak istemediği ama gerçek olma ihtimalinin de olduğu senaryolar yazmaya başlar. yok canım öyle değildir ben abartıyorum telkinleriyle bir yere kadar devam ettirir ilişkiyi ite kaka. ama bunun huzursuzluğu da ilişkiye bir şekilde yansır. açık açık konuşulmasa da, bazen cümlelerin arasına sıkışmış gizli mesajlar verilir, trip yapılır ama maalesef imkansızı gerçekleştirmeye çalışmak kişiyi yormaktan, yıpratmaktan ve zaman kaybından başka bir işe yaramaz.
güvendeki en ufak kayıp bile ilişkide her daim büyük tahribata yol açar..
"kadının huyu, giydiği elbise ile değişir" diyor la bruyere. kadınların elbise merakları malum. her an her saniye yeni bir şey giymek, yenilenmek, kurtulmak istiyorlar belki de. giydikleri ile bir mesaj vermeye çalışıyorlar topluma; ancak sevdiğinizde onları, kaybetmek istemediğinizde bu mesajların yeteri kadar masum olmadığını anlıyoruz.
biz bu elbisenin kumaşını bir yerden tanıyoruz. bizde de olan bir kumaş. her traş oluştan ya da sakalın o güzel halini aldığı zamandan sonra yaşadığımız o kaba tabirle piçlik duygusunu tanıyoruz.
kadını koyduğumuz melek kalıbının yalanlığını o anda anlıyoruz. kadın melek değil ve o'na güvenmemek de olası.
ateşlerde yanmaktır.
ama güvenmiyorsun diye pek bir şey değişmez. aşkından hiç bir şey eksilmez. hatta bu güvensizlik, bu şüphe daha da kafayı sıyırtır insana böyle tam tamına ''aşkından divane olmuş'' tanımına uygun bir tip haline gelirsin.
not: burada bahsettiğim herşey yolunda giderken sevgilinin bütün güveninizi kaybedecek bir hata yapmasından sonra ortaya çıkan bir güvenememe olayı değildir. genel bir psikopatlık durumudur. yoksa öyle olsa o aşk biter gider.
sevgilinin yaptığı hatalar zamanla güveni azaltır, evet bu doğrudur. fakat sevgiliye güvenin azalmasında kişinin kendi yaptığı hataların payı çok büyüktür, tıpkı aldatan bir kişinin sevgilisine olan güveninin azalması gibi. sevgiliye güvenememek hayatı zindana çevirebilir. sürekli onu kontrol etmek isterken kendi hayatınızı yaşayamazasınız. zaten insanın güvenemediği biriyle birlikte olması da saçmadır ki aşk denen şey de tam böyle bir saçmalıktır. bu yüzden olsa gerek güvenememek aşkın tarifi olmuştur nerdeyse.
kulağa saçma gelse de insan aşık olduğu insana güvenemeyebiliyor. bu noktada aşk sonsuz güvendiğiniz kişidir bıdı bıdılar mantıksal yaklaşım olarak tarihte yerlerini alıyorlar. insanın sevgilisine güvenememesi kelimeler ile ifade edilebilecek bir olgu değildir. haklı ya da haksız versiyonları eşit derecede acı verirler.
geçmişi pis bir sevdiceğiniz varsa güvenememek doğal birşeydir. fakat akıllı uslu bir tip ise sadece sizin paranoyalarınızın ürünüdür güvensizlik. ilişkinin kemirilip tüketilmesine sebep olur.
sevgilinin ya da özümüzün değil, aşkın suçudur.. yani şimdi üstünde fazla düşünmeye gerek yok sözlük, insan sevdiğine güven duymayacaksa neye duyacak?.. ama işte aşk da bi hastalık sonuçta.. bölee arazları oluyor.. istediğin kadar sev, bi ton sevil, bi bakıyosun ara sıra yoklayan havale nöbetleri gibi bi güvensizlik, bi çekerim vururum ülen halleri.. hayır bu topraklarda güvensizlik arızasının tamiri sakin sakin konuşup çözmekten geçmez malum.. anında kıskançlık hezayanına evrilip adama mazallah tak tak saydırır.. ha diyeceksin erkeklerde bu hal daha bi geçer akçedir, kadın çekip vurmaz.. da, onlar da be kardeşim vurmaktan beter eder adamı.. güvensizlikten mütevellit kıskançlık dellenmesine uğrayan dişi sevgili kişisinin taarruzuna maruz kalan her er kişi, kastımı gayet net anlamıştır, içim rahat sözlük.. ama bak bana sorarsan, hadi ilk aşkı geç, bilmiyosun işte tecrübe oluyor, ama sonraki sevdalanma fasıllarında bil ki, hastasın len!.. yani güvensizliğin de, kıskançlığın da, kafayı yemelerin de bildiğin semptom.. yapabiliyosan yeme o güsel kafanı can.. sana da yazık, sevgiline de..
size kazık atan eski sevgilinizi affedip yeniden bir ilişkiye başlamışsanız ortaya çıkması garipsenmeyecek his. yok gayet yeni başlamış bir ilişki ve birbirini yeni tanıyan insanlarsanız uykusuz geceler geçirmeniz olasıdır.güven'in var olmadığı bir ilişki kısa sürede ve acı tecrübelerle sonlanmaya mahkumdur.
eğer güven duygusu kaynağını sevgilinin hangi koşulda nasıl davranması gerektiğine ilişkin bazı ön koşullardan alıyorsa , zaten zamanla kendiliğinden aşınacaktır . oysa bir insanı sevgiliniz konumuna getirecek güven duygusunun o'nun karşılaştığı her koşulda kendisi için en doğru kararı verebileceğine dair bir duygu olması gerekir ki zaten onu biraz da bu yüzden seversiniz. sizinle tartışmaya ihtiyacı varsa tartışırsınız, kararını bildiriyorsa saygı duyarsınız. garip davranışları varsa bir sorunu olup olmadığını sorarsınız. eğer ona güvenmiyorsanız o artık sevgiliniz değildir.
güvenmeden ilişkiyi sürdürmek ehliyetsiz trafiğe çıkmak gibidir. hem kendinize hem de başkalarına zarar verirsiniz.