iki şeye delallettir. ya iki sevgili evlenmiştir veya hitap eden kişi ilişkide bir şeyleri yitirmiştir. bu hareket, özellikle kalabalık arkadaş ortamlarında oluşmaya başlamışsa bir an önce o sevgiliden kaçın derim ben.
aşkım, hayatım, sevgilim vb. hitap sözcüklerinin sık kullanılması sebebiyle anlamını yitirdiği ve bir alışkanlık haline dönüştüğünü düşündüğümden bazen yapılması hiç de fena olmayacak eylem. hoş sevgiliyi bulduk da hitap etmesi kaldı, o da ayrı mesele (bkz: düz duvara tırmanmak)
gayet doğal buluyorum, bi de sevgilimin ismini de pek seviyorum, söylemek hoşuma gidiyo. ama ona garip geliyomuş ismini kullanmam. her dakka canım cicim nereye kadar
çok normal bir durumdur bir süre sonra inandırıcılığını ve çekiciliğini yitiren aşk sözcüklerinden defalarca daha samimi ve doğaldır.(bkz: sevgiliye soyadıyla hitap etmek)
sevgiliye adıyla hitap etmeyip neyiyle hitap edilir? sorusunu takiben aşağıda toplumdaki bilindik hitap tarzları verilmiştir:
sevgilim veya aşkım : bir kez bunlar kişinin konumudur adı değildir bu şekilde hitap etmek mantıken yanlıştır. sizin polise polisim demeniz gibi birşeydir bu.
yavrum: kadirizm etkisiyle ortaya çıkmış olan bir hitap tarzıdır modern erkeğin imajını yerle yeksan eder, modern kadının ise bünyesini bozar.
canım:canım bir kez sevgiliniz olan kişiye özel bir sözcük değildir ona o şekilde hitap etseniz ne farkeder bu noktada? türkçemizde konuşurken canım kelimesini kapıcınıza (yahu olur mu canım örneğinde görüldüğü gibi) bile kullanabilirsiniz bu sebeple bu hitap tarzı da sevgilinizin bünyesine ters gelebilir.
bebeğim:bir kez belli bir yaş insana böyle demek herşeyden önce bebeklerden ayıptır. koskoca bıyıklı bir adama bebeğim dersen adama gülerler. kadına gelince bir kez kadınlara bebek dememek gerekir zira bu kez kadınlarda ani bir zeka düşüşü olmaktadır ve kendilerini sahiden bebek sanmaktadırlar bu sebeple bu hitap tarzının zorda kalmadıkça pek tercih edilmemesini öneriyorum.
sevgiliye adı ve soyadı ile hitap vardır ki ne güzel bir olaydır o. sevgiliyle aynı zamanda arkadaş olabilmenin haklı gururudur. uçan peynir kokusudur. fırkateyndir.
aslında gayet normal olduğu halde nedense insana soğuk gelen hitap şeklidir. sevgilinin kimseye benzemediği, sizin için apayrı bir yeri olduğu düşüncesi midir bunu düşündürten?...
toplumca bir sıcaklık içgüdüsü ile motive olduğumuz yaşam sürecimizde, sevdiğimiz insanlara bu sıcaklığımızı aktarma yolunda bir çok değişik yöntemler geliştiregelmişizdir. bunlardan birisi de, sevilen insana yapılan binbir türlü şirinleştirme yakıştırmasıdır. bu yakıştırma oluşumları, onlara isimleri ile hitabın garipsenmesi gibi durumları doğurmuştur. isimle hitabın, arada bir mesafe oluşturacağı düşünülmekte ve bundan kaçınılmaktadır.
sevgilinin adı, sevgiyi, sevilen kadar hakedendir. ne kadar çok zikredilirse, o kadar yücelir ve yeşerir sevgi.
'aşkım,sevgilim,bitanem' in 3 günlük ilişkilerde bile kullanılmasından tiksinen (ki insan çocuğuna,bazı kızlar arkadaşlarına durduk yerde aşkım derler,o nası bişeydir anlayamam)ve ancak gerçekten hissettiği anda söylemek isteyen,en azından bu tip lafların değerini yerlere düşürmeyen insanın yaptığı eylemdir.illa bir insanı seviyosunuz diye vıcık vıcık her lafın başında ve sonunda sevgi sözcüğü kullanmak zorundasınız diye bir şey yok(he hiç söylememek de anormal ama o başka bir konu.) gerektiği zaman yaptığınız hareketle,bakışla veya 'seni seviyorum' sözüyle anlatmanız gerekeni anlatırsınız zaten.
her önüne gelene,kapıcıya,bakkala gayri ihtiyari veya msnde orda burda 2 gün tanıdığı insana ağız alışkanlığı haline gelmiş bir 'canım'la hitap eden insandan kat kat makul insandır.
evimizde rus edebiyatındaki gibi bir hayat sürdüğümüzden, ne benim ne de sevgilimin asla yapmadığı bir iştir. illa birbirimizin adını anmamız gerektiği zamanlarda, aramızda şöyle diyaloglar geçer:
(yemekte bir misafirimiz varken)
+ bugün şehrimize yeni atanan savcı ile tanıştım, benden önce tanışmış fakat bana haber vermemişsiniz, neden? açıkçası beni oldukça kıran bir davranış oldu bu...
* (bay ivanoviç) yo, malesef o şerefe henüz nail olamadım...
- (sevgilim) ah, size demedi sevgili ivanoviç, lütfen bu halimizi mazur görünüz, biz birbirimize adımızla hitap etmeyiz de...
+ evet, katyuşa'ya dedim...
- evet sevgili pavloviç, gerek görmediğim için size bahsetmedim
bu gibi istisnalar haricinde asla yapmam, ilişkimizde birbirimize saygı kalmaz sonra, değil mi bay ivanoviç?
sokakta, delikanlı bir erkek cinsinin, dişi cinsine, şöyle bir hitapını duymuşluğum vardır; "lanaşkım başlatma şimdi" bu hitapın yanında, sevgiliye adıyla seslenmek daha kibar ve sevecen bir hitapdır.
sevgili kişisinin iki adı varsa ama siz bir şekilde herkesin kullandığı isme değil de çoğu kişinin bilmediği, hatta sevgilinin bile zaman zaman unuttuğu ismine alışmışsanız sevgiliye adı ile hitap etme durumu iyice garipleşir. ama öbür taraftan bakıldığında sadece sizin kullandığınız, size özgü bir hitap şekli olduğundan daha bir hoş olur kanısındayım. hatta evet olur.
en güzelidir.. aşkım canım çiçeğim böceğimden çok daha anlamlıdır. onun ismidir o. her boş bulduğun kağıda yazarsın, ne kadar güzel bir isim diye düşünür durursun , herhangi bir yerde görsen yüzünde silinmez bi tebessüm oluşur.. durum böyleyken ismi dışında birşeylerle hitab etmek komik gelir insana. o ismin içinde zaten aşk da vardır, can da vardır, sevgi de vardır...
(bkz: geceyarısından sonra girilerin duygusallaşması)