kafanıza kazınan koku.benzer bi koku duyduğunuzda hemen gözleriniz onu aramaya başlar, eğer eski sevgilinizinkine benzer bi kokuysa kendinizi çok kötü hissetmenize sebep olabilir.
beraberken sizi ona birazdaha yaklaştıran,ayrıldığınızda ise ısrarla dört bir yanda hissetmek istediğiniz,ama başka hiç kimseye onun kadar yakışmadığını geç olmadan anladığınız,çekici şey....
bu koku daha sevgili olmadan duyularınızca algılanmıştır.üşüdüğünüzde verilen bir ceketle, kahve içerken gelen bir rüzgarla bünyenize işlenmiştir.zaman zaman davranışlardan, sözlerden çok daha etkileyici, vurucu olur bu koku. aklınıza binbir türlü olay gelir beraber yaşanan.bazen o gider sen kalırsın onun yaşadığı yerde, o zaman o kokuyla sabaha kadar ağlar, kendinden geçersin ucunda onu görememek olunca.
hiçbirşeye değişilmeyecek olan koku.. hele birde uzaklara gidince çyle bir tüter ki burnunuzda.. her kokuyu ona benzetirsiniz, her benzer kokuyu o sanar dönüp bakarsınız.. sonra boynunuzu büküp dönüp devam edersiniz yolunuza gözlerinizde iki damla yaşla..
yıllar sonra bile duysanız sevgiliyle yaptığınız herşey birkaç saniye içinde gözlerinizin önünden geçer. eğer evinize sevgilinin kokusu sinmişse ve sevgiliniz gitmişse, koku geçene kadar kendinize gelemezsiniz. kesinlikle ruh sağlığı için zararlı olduğunu düşündüğüm bir kokudur. zira, kokuyu duyduğunuz an işten güçten kesilirsiniz, hiçbirşey yapamaz hale gelirsiniz.
bazen de, sadece kendini düşünen bencil sevgililerin, sevgilinin istediği gibi kokması için ona aldığı duş jelleri ve minimum kokulu kozmeti ürünleri ile kendi beyinlerine empoze etmeye çalıştıkları sahte kokudur.
o kadar çok alıştırır ki kendine, her özlediğinizde, binlerce kilometre uzaktan bile ansızın ilişir burnunuza... sonra gözler kayar, doyasıya çekmek istersiniz içinize ama artık duyamazsınız... ve gerçek acıtır kalbinizi, o uzaktadır, kokusu burnunuzda...
elinize siner elinden, uzun zaman algılamaya çalışırsınız acaba bu eline bulaşan herhangi bir başka koku mu yoksa onun mu diye. sonra uzun zaman geçince belli olmuştur onun olduğu. sonrasında ise yanında olmadığınız her an, aldığınız her neferste eliniz yüzünüzde ya da o yakınlarda dolaşır ki kokuyu duyun. bahane olarak da oturduğunuz yerde hep elinizle kafanızı taşırsınız.
yastığa sineni sonraki bir iki gün için size mutlu ve huzurlu bir uykuyu vaat eder.algımızın büyük çoğunluğunun görsel ya da işitsel yoğunluklu olduğu günlük yaşamın dışında sevgiliye dokunmak gibi onun kokusunu hissetmekte hayatın haz veren önemli noktalarındandır.akşam yatağa yattığınızda onun sesini yine duymak ya da yine yanınızda olmasını istediğinizi farkedersiniz,özlememnin zamana dair hiçbir kavram ile bağı yoktur.böyle düşünceler içinde yatakta yan dönüp kafanız yastığın bir tarafına düştüğünde onun yastığınıza sinmiş kokusunu duyarsınız ve içiniz huzur dolar,yüzünüzde hafif bir gülümseme ve açık bıraktığınız müzik eşliğinde uykuya dalarsınız.fakat en fazla iki gün idare edebilir bu koku insanı;koku depolanmaz yok olur gider bir süre sonra.o yüzden tazelenmesi gerekir,tıpkı huzur gibi...
gözünü kapatıp derin bir nefes alırsın...tanırsın kokuyu onundur...kokuyla beraber onu da çekmişindir sanki içine...hayali gözündedir... için titrer... geçirilen hoş vakitler canlanır birer birer...buruk bi gülümseme ilişir dudaklarına...sonra iki damla gözyaşı kaçar gözlerinden hapsedemezsin...