öncelikle buradan yozgat'ta vatani görevini yapmakta olan halamın kızına kucaklar dolusu sevgilerimi yolluyorum, biraz daha dayan kanka az kaldı! ehele.
neyse amına koyayım şey hocu, şimdi denmiş işte herkes aslında merak eder, bilmek ister bunu diye. baştan söyleyeyim yok abi öyle bir şey.
ama bak şu var mesela, işte diyelim nijerya milli takımının agresif forveti gabriel omar batistuta ile berabersin, oturup da bu güzel hatunun eski ilişkilerinde neler yaşadığını falan sorgularsan onu tanımış değil, bir şekilde bitirmiş olursun. anlatayım bruder, gel otur. -bundan sonrası ciddi ovlum ne sandın-
bir insanın geçmişte yaşadıklarını öğrenmek istemek farklı yerlerden bakılınca çok farklı şeyler gösteren bir durum. insan elbette beraber olduğu kişi neler yaşamış, nelere sevinmiş, nelere üzülmüş, neleri seviyor, nelerden nefret ediyor bunları bilmek ister, ama o insanı tanımak için bunları bilmek ana araç olmamalı. şu var bence, eğer ki birini tanıyacaksan bırak da yaşadığınız ortak şeylerle tanı, eskiye takılma.
bunu geçenlerde düşündüm, mesela sevdiğin eskiden istemediği şeyler yaşamış, kendisini şartlar yüzünden tam gösterememiş, yaşatamamış. işte bu durumda sen bu yaşananları öğrendiğin vakit sevdiğin de yine eskiden yapamadıklarını yapmamaya devam edecektir, aksi takdirde ulan ne değişmiş bu hatun diye durumlar olabilir. yani herkes her ilişkide kendisini tam olarak gösteremiyor elbette, işte bu yüzden eski ilişkilere dair bilinen "her şey" aslında götürülen kimliği ortaya çıkartıyor, eskiden olan kafesler yine etrafına geliyor.
başlıktaki geçmişi, sadece geçmiş olarak görürsek bu kabul edilebilir bir şey gibi gelebiliyor fekat! o geçmiş sevgili eksenine kaydığında olay boka sarıyor. eski ilişkilere dair bir şey bilmek gerekmiyor yaşamak için, zamanı geldiğinde istendiği şekilde söyleniyor zaten istenen şeyler. saklanmasını istediğin şeyleri saklamanın da burada sakıncası kalmıyor.
ünlü gitar virtüözü ankaralı namık'ın da dediği gibi
carpe diem be anam, ko goethe.