dijital zamana kadar, resmi işlerde kullanılmak üzere çekilmiş vesikalık fotoğraflardır. özellikle cüzdanda taşınabilme özelliği olan bu fotoğraflarda, tabi ki kişi asla kendisi gibi çıkmamıştır.
o yüzden bu fotoğraflara eşlik eden cümle, "burda güzel çıkmamış"tır. vesikalıklarda güzel çıkma olasılığının dijital-öncesi dönemde [pre-digital era] yüzde 0.01 olduğu düşünüldüğünde, epey ikna edici bir durumdur.
ancak, dijital dünya, iletişimde internetin anlamı ve önemi ile, bu fotoğraflar kimi zaman bloglarda, kimi zaman komunite sitelerinde yayınlanan her tür fotoğraf olabilir.
velev ki bunlar asla bir vesikalığın ciddiyetini içermez.
sevgili uzakta ise çıkarılıp çıkarılıp ağlak gözlerle bakılan, yeri geldiğinde konuşulan, cüzdanın en güzel yerinde duran özlem giderilmeye çalışılan fotoğraf. sevgili özlendikçe daha da bir anlam kazanır, ama ne kadar acayiptir ki işler ters gitmeye başlayınca ilk zarar gören eşyalardan biri olur. sinirlenince yırtılır, yakılır. ama illlaki bir tanesi bir yerde saklanır, yıllar sonra saklandığı yerde bulunduğunda insan bir süre duraksar, şöyle bir bakar tekrar yerine koyar.
yaratıcılıktan yoksun türk şarkıcılarının kliplerinde sıkça rastlanan öğelerden genelde ağlak gözlerle bakılır ardından alevlere atılır, ısınılır odun kömür niyetine kullanılır.
sevgilinin fotoğrafı;resmi (formal) anlam içerdiği daha ciddi bir önem arz ettiği zamanlar siyah beyaz olduğu zamanlarıydı,zamanlarıymış.her türlü iletişim kıl yün aracı bir yana,değişen değer yargılarıyla beraber sevgilinin eti budu kendi son derece ulaşılabilir sevilebilir olduğu için sevgilinin fotoğrafı eskisi gibi koyunda cüzdanda saklanası değerde değildir.heyhat sevgilinin kendisi her daim değerlidir.
ilk çekildiği zaman heycan veren mutluluk veren en sevdiğiniz fotoğraflar haline gelen fotoğraflardır.
ama hepsi silinmeye mahkumdur. bir an gelir en sevdiğiniz fotoğraflar olur bir gün gelir en nefret ettiğiniz. hatta o kadar nefret edersiniz ki silersiniz. eğer böyle dijital bi dönemde o fotoğrafları tab ettirecek kadar çok değer vermişseniz de yırtarsınız mecbur..
eski sevgili olana kadar saklanan, eski sevgili olunca ayrılma şekline bağlı olarak ya yakılan, ya küfür edip atılıan, ya iyi güzel bir anı diyip saklanan, yada niahaha belki birgün lazım olur diyip intikam duygusunun fitillediği hain düşüncelerle yine saklanan fotoğraflardır.
küçüklük fotoğrafları ilgi çekicidir zannımca. neden derseniz, masumdur efenim bu fotoğraftaki insan, kimi zaman eblek bir suratla bakar, kimi zaman kızgın, kimi zaman şeberek, kimi zaman ise huysuz. amma velakin tatlı gözükür insanın gözüne. o zamanlarda tanımadığınız ama şu an yanınızda olan adamın/kadının en savunmasız, en doğal halini görmek bir an 'keşke o zaman tanısaydım' diye düşünmenize sebebiyet verir. şimdi zaten yanınızda, ne gerek var fotoğrafına. ancak biri sorarsa 'manitanın fotoğrafı var mı' diye, vesikalık taşınabilir 'ahanda al bu' diye göstermek için.