sadece ellerinin arasında tutmanın bile insanın içini mutlulukla doldurduğu hatta kimi zaman o kadarla yetinilemeyip öpmek istediğiniz hatta öptüğünüz sıcacık ellerdir.
gün olur üşüdüğünüzde yine ellerinizi avcuna alıp ısıtan da yine bu ellerdir.
özel önem verilinmesi gereken uzuvlardır.
kadın erkek olsun sevgilinin ellerine ilgi gösterilmelidir.
karşıdaki kişi kendini daha değerli hisseder bu ilgi sonucunda.
varsa üzerinde beni..
yapar güzelinden yemeği..
bir de kokar ise mis gibi..
kaçırır götürürüm seni..
*
sevgilinizle yan yana yürürken boşlukta salladığınız elinizin aradığı eşidir.
ilk kez tutabilmek için envai çeşit uzuvdan ter akıtır.
(finch, 10.06.2007 23:11)
ufacık, minicik, içi dolu turşucuk elleri varsa bu sevgilinin, o zaman
yeni türkü'den
yağmurun elleri şarkısı ithaf edilir, söylenir, çalınır.
"hiç kimsenin,
yağmurun bile...
böyle küçük elleri yoktur!"
ilk başlarda, tutabilmek için azami çaba sarfedilen şeyler. hele ilk kez tuttuğunuzda hissettikleriniz...
sevgi ordan akar damarlara, damarlar yerinden oynar. oldukça fazla dokunulmalı sevişirken iki can hayat bulsun diye..
bu başlığa çok şey yazmak istiyorum ama, içim burkuluyor genellikle vazgeçiyorum. ama bu gece yazıyorum;
ben sevgili diyorum; ama onu hiç görmeden, dokunmadan, canıma kattığımı koklayamadan. elleri diyorum; hiç tutamadan, bende ama benim olmadan, o parmaklardaki inceliğin bana gönderdiği iç acıtan vurulmuşluğu ona anlatamadan.
sevgilinin elleri; sevgimin en deli sebebi. hayranlığımın ellerde sıkılarak saklanmaya sevkedildiği ama, o ellerin kokusunda ve sıcağında beslenerek büyüdüğü...
yalan hayata dokunan, yalan yazıp, yalan besteleyen, bir gün mahşerin o sıcak arenasında gözlerim ıslak ama heyecanla seni beklerken kalbimin üzerine mürhürlemek istediğim eller...
(styks, 19.01.2008 01:03)
tensel uyumun ilk başladığı nokta
uzuuun süre el ele gezdikten sonra ondan uzakta olduğunuz zamanlarda elinizin özlediğidir.aradığıdır.eliniz boşluğa düşer,tıpkı sevgiliden ayrı düşen siz gibi...bir puzzle ın parçaları gibidir o iki el.ayrıyken başka birleşince bambaşkadır.
norveçli balıkçıların elleri gibidir; özen göstermeli, sıcak ve yumuşak tutulmalıdır ki size geri döndükleri zaman üç numara zımpara kağıdı muamelsi ile karşılaşmayasınız.
mutlaka sıcacıktır, öyle bir güzelin elleri asla soğuk olamaz çünkü, onun elleri bir an bile bırakılmaz.
belki bir gün hayatta...
yazın sıcakta avcunuzu sırılsıklam yapsa da bırakmak istemediğiniz ellerdir. eller bir kaç saniyeliğine ya da dakikalığına bırakılır, pantolona silinir, kurulanır ve tekrar el ele tutuşulur. o el pamuk gibi gelir insana.. en kötü gününüzde ellerinizden tutar ve sizi hayata bağlarlar.
(idiot, 02.11.2008 00:14)
soyut bir kavramdır aslında. yanınızda olmasa da somut olarak o eli tutmuyor olsanız da hissettiginiz, sanki yanınızdaymış gibi sıcaklığını duyduğunuz kişidir aslında sevgilinin elleri. yani el değildir sadece sevgilinin kendisidir.
yalnız kalmaktan korkmuyorum da
ya canım ellerini tutmak isterse...
(bkz:
can yücel)
(bkz:
eğer)
hiç düşündün mü belkiyi
belki, eline en yakışan takı benim elim.
belki de en belli olacak yalan, benim söylediğim...
belki sen ve belki ben...
yılmaz erdoğan / aşkımız
kalbimin bu denli hızlı atışını açıklayacak
sözcükler yoktu anlatacak,
çözümlenmeli miydi herşey
hislerimizi gerçek kılacak sözcükler
sözlerle ifade edilmeli miydi
sadece ellerini tutsam
dünyanın en değerli varlığıymış gibi
ellerinin çizgilerini hissetsem
önce gevşetsem ellerimi dokunsam usulca
sonra parmaklarının arasına parmaklarımı sıkıştırsam
tutsam sıksam tüm gücümle
avuçların avuçlarıma değse
işte o an yüzüme baksan utangaçça
ne demek istediğimi anlasan
iki elinin arasına alsan ellerimi
"ben de" dermiş gibi
(pseudo, 05.06.2009 13:48 ~ 13:49)
öpülesidir... bir kere tuttun mu, bir daha bırakılmayasıdır.
(ceyus, 05.06.2009 13:56)
tutulası, öpülesi, her kıvrımı aşkla incelenip akla kazınası ve aşkla dokunduğundan kişinin içini tir tir titreten eller.
ellerimden çekeceği vardır.