insana oldukça koyar, hayatın değişir, asla eski sen olamazsın.
acı diyince akla gelebilecek durumdur.. hele bir de
sevgilinin intahar etmesi vardır ki insanın tüm suçu kendinde aramasıyla sonuçlanır.. acıdır, acıtır, o hala yaşıyormuş gibi konuşmak istersin bir süre ama gözyaşları boca eder dışarı kendini.. sonradan acı azalır ama hiç dinmez o kanayan yara.. o gitmiştir ve yarı yolda bırakmıştır seni.. asla affedemezsin ne kendini ne de onu..
sims'de olduğunda oha falan olan üzülen insanın gerçekte böyle bir durumla karşı karşıya kalması çok kötü olacaktır. çünkü hayat ona çok büyük bir kötülük yapmıştır. sadece sevgilisini değil, hayatını, her şeyini alıp götürmüştür bu hayattan. onu tek başına anlamsız bırakmıştır. hatta aynı
city of angels*'taki gibi bir durumdur ki bu insana felaket koyması muhtemeldir. iğrenç, kötü, berbat, allah kimseye göstermeyesi bir durum işte kısacası...
(jaded, 08.11.2004 19:04)
yaşanabilecek tek gerçek ayrılık...
-iyi akşamlar
+iyi akşamlar memur bey bir sorun mu vardı?
-foroğraftaki kişiyi tanıyor musunuz?
+evet? kız arkadaşım ne oldu ki? başına bir şey mi geldi yoksa?
-üzgünüm efendim, trafik kazası... başınız sağolsun.
+yo hayır... hayır... allahım... hayır...
-....
(bkz:
based on a true story)
depresif elemanları smells like teen spirit eşliğinde bileklerini kesmeye götürebilecek olay
bir gece önce en yakın arkadaşla yapılan uzun bir telefon konuşması sonrası, senelerdir süren hastalıklı ama tutkulu aşkın artık bitmesine karar veren kişinin, çalan telefonda sevgilinin en yakın arkadaşının sesini duymasıyla irkilmesi ve tarifsiz bir elem, kedere gömülmesidir.
lise yıllarında verilen sözleri tutmak istese de
çeşme'ye gitmemektir.
onun yerine ona verilen diğer sözler yerine getirilerek arabada guns n roses dinleyerek, söyleyerek ağlamaktır. sessizce hatırlamak, rüyada görmek demektir.
(çarut, 26.04.2005 16:13)
kendin öldürdüysen pek koymayacak durum
şöyle bir şiiri anımsattı bana;
bugünüm sensiz geçti
gözlerimi hiç açmadım
yokluğun beni yenemedi
sensizlikten kaçmadım
bırakıp gitmeyecektin beni
dönüp gülmeyecektin bana
şunu bil ki sevgilim;
o güzel kafanı koparırken
etrafa hiç kan saçmadım
onun dışında çok kötüdür tabi.
(solti, 27.09.2006 16:56 ~ 16:56)
sesiyle, elleriyle, gözleriyle, kokusuyla, teniyle yanınızda olan meleğin bilinmeyen bir yerde olması ama yine de yanınızda başucunuzda sizi koruduğuna inanmak
"yalnızca sevgilimi değil evladımı da kaybettim ben" demiş murathan mungan.
*
cümle olarak okunduğunda dahi insanın içini ürperten, canını acıtan şey...
(bkz:
açmayın kardeşim böyle başlıklar)
(errant, 24.01.2007 00:32 ~ 11.04.2007 00:14)
duruma paralel başka bir şarkıda:
(bkz:
sertap erener)
(bkz:
söz bitti)
ilişkinin bittiğine alamettir.
şöyle ki; seneler boyunca beklediğiniz kişi ile beraber olursunuz, ama o sizi yerden yere vurur. köpeği olursunuz. kaçar, kaçarken kuyruk sallar. sonrasında farkına varırsınız.
bunu kendinize itiraf ettiğinizden ve artık net bir karar alıp ondan vazgeçtiğinizden 3 saat sonra telefon gelir. trafik kazasında öldüğünü öğrenirsiniz.
zamanın durduğu andır.
telefon çalar . tartıştığın sevgilinin seni affedip , aradığını düşünürsün.telefonu sevinçle açarsın . ama arayan o değildir.arayan kardeşindir. hafif bir burukluk yaşarsın.arayanın o olmadığını anlayınca.ama asıl can yakan , artık onun hayatta olmadığını öğrendiğin andır.buz kesersin,zaman durur.sonra da senin için hep o zamanda kalır hayat.
"gittin boşandı içimde sevincin yayı
kim öğretecek bana ah sensiz yaşamayı"
* *
kimsenin sizi eskiye döndüremeyeceği durumdur. kimse sizi anlayamaz, acınızı dindiremez. bir daha onu göremiycek, dokunamıycak, koklayamıycak olmanın hüznü kaplar içinizi. sesini bir daha hiç duyamıyacağınızı bilmek belki ilk başlarda sizi de intihara sürükleyebilir. eğer buna yenik düşmeyip kurtulursanız sonrada sevgilileriniz olacaktır muhakkak ama hepsinde ilk başlarda hep aynı yüzü görürüsünüz. zamanla azalır bu yüzü görmeniz ama asla yok olmaz. hiç olmadık anda aklınıza gelebilir. hayatınız boyunca kurtulamazsınız bundan...
"sevmiyorum artık"kadar ucuz bi kelime...buna lugatımda yer yok...herşeye kabulumm ama buna değil...
demişti...
hani böyle filmlerde olur ya sevdiğini söyleyen insana "acı" çektirmek söylersin o ucube kelimeyi...ve iki gün sonra haberi gelir; alırsın eline telefonu katı bi ses seni senden eder...
"o öldü"
işte nasıl karşındaki sana inanmadıysa sen "sevmiyorum" derken sen de buna inanamazsın...
senin sevdiğin insan ölemez, gidemez sen de ona sevdiğini söylemeden, yaşanacak çok şey varken daha, bırakamaz seni...ama....
bir hafta sonra bi toprak yığının başında da söylesene hadi "sevmiyorum artık seni" diye...
sevmiyorum ne kelime! öylece sadece onun yanında kalmak istersin yatarsın yanına, senin hayattaki suyun yemeğin güneşin yağmurun "o"dur çünkü...
günlerce orada kalsan bile şikayet etmezsin...kalbinin sahibinin yanında kıvırılırsın bi köşeye...
çekersin onun kokusu yerine toprağın kokusunu tutarsın elini tutacağına toprağı...ağlarsın bağırırsın duy ben de seni seviyorum yalan söyledim diye ama...uçan giden kargalar o yumuşak sesin yerine delice öter...aklın nerdeydi? dercesine...
sonra bi şarkı tutturusun içinden -ikinizin şarkısını- o da eşlik edicek diye beklersin ama nafile...bir yağmur başlar oracıkta... bu aşk uğruna dökülen gözyaşlarını karşılamaz belki ama....
bir daha onun o güzel yüzünü göremeyecek olmayı kabullenemezsin...günler önce o nasıl boynunu büktüyse dediğini duyunca, sen de öyle kalakalırsın orada...
sen ona "gitme" diyebilecekken...öyle bi şansın varken...o zaman....
senin tüm şansın tükenmiştir o an....
bazen keşke ölsem dedirten durumdur.
ölürseniz sevgili olarak kalırsınız...
içi boşaltılmış, "mana"sından kopartılmamış bir sevgili'den bahsediliyorsa eğer, mahşerde buluşmak için ölüme gün sayan insanları hayatta bırakan durumdur.