sevgililer günü kapitalizmin uydurduğu birgün olması dolayısıyla zaten lüzumsuz birgündür. o sebeple önemli olan insanın aradığı insanı bulup bulamamış olmasıdır sevgililer gününü yalnız geçirmek dünyanın sonu olmadığı gibi sevgililer için herhangi bir gün de 14 şubatın duygusal derinliğinde olabilir.
bu husustaki engin tecrübelerimi sizinle paylaşarak bu gününüzün hüzünlü geçmemesini sağlayacağım:
1. kendinizi kandırın. "o kızdan/heriften zaten hayır gelmezdi" deyin.
2. o gün erken uyanın. geç kalkarsanız günün geri kalanı daha hüzünlü geçer.
3. hemcinsiniz bir kankaya sığınmayın. sohbet önü sonu sevgiliye dönecektir. durum daha kötü bir hal alır.
4. o gün dışarı çıkmayın. çıkarsanız çiftlerin takıldığı mekânlara gitmeyin. erkekler için dev ekranda maç keyfi sunan birahaneler iyi bir çözüm olabilir.
5. çevrenizde bir ihtiyar bulun. onunla "ne olacak bu memleketin hali" muhabbeti yapın.
6. cep telefonunuzu kapatmayın. arayan ulaşsın. ulaşılamaz olmak, teselli için kapınıza dayanan işgüzar arkadaşlarla uğraşmak demektir.
bunun haricinde rutin hayatınıza devam edin. fırtına sancısız atlatılacaktır.
yok eğer ipimle kuşağım sikimle taşağım felsefesine inanarak yaşıyorsanız; en güzel insan sizsiniz. kesseler acımaz. neyler size yalnızlık... aslansınız siz...
daha da kötüsü 14 şubat sevgililer gününde sevgiliden ayrılmak vardır (bkz: ben bunu gördüm).14 şubat'ı sevgilisiz geçirmenin en acı biçimidir herhalde.14 şubat sevgisizler gününe dönüşür sizin için.dışarı çıkmak istemezsiniz.sabah kahvaltı etmezsiniz.msn'de herkes sevgi pıtırcığı olmuştur.avatar'larına sevgilileriyle kol kola resimlerini koyarlar siz ville valo resmi koyarsınız.dışarı çıkarsınız sanki bütün dünya size karşı birleşmiş gibidir.herkes sizin inadınıza sevgilisiyle kol kola geziyormuş gibi hissedersiniz.o gün televizyonlar romantik komedileri yayınlarla , televizyondan da uzak durursunuz...telefonunuz kapalıdır...ama arada bir acaba mesaj atmış mıdır diye kontrol edersiniz...mesaj atmadığını gördüğünüzde sinirlenirsiniz...üzülürsünüz..arkadaşlarınızla bir yerlere gidip birşeyler yapıp kafanızı dağıtmak istersiniz...her aradığınız arkadaşınız sevgilisiyledir sizi de davet eder formaliteden tabii ki siz gitmezsiniz...yalnız başınıza oturur elinizde telefon beklersiniz.mesaj atmaya ya da aramaya cesaret edemezsiniz...ama o suçludur size göre...onun mesaj atması gerekir...aşıksınızdır hala buz gibi...ama gurur yaparsınız...sonra herşey bok olur gider bu deli saçması gurur yüzünden...derin izler bırakan bir 14 şubat kalır...
düzeltme:sevgililer gününün iyi birşey olduğunu düşünen birisi değilim.sadece bu günün insanlar üzerinde nasıl bir baskı yarattığını anlatmak istedim...14 şubat sevgililer günü de 15 şubat sevgisizler günü mü...
diğer günlerden farkı olmadığından,belki de tek farkı kapitalizm in getirdiği bir; "o günü,şu günü" gibi tamamen ticari kaygılara dayanan bir gün silsilesi içerisinde olduğundan,diğer günlerde yalnız olan birisi için gayet doğal bir durumdur.sevgilisi olupta yalnız geçirenler için ise yine doğaldır zira sevgililer günü sırf onlar sevgilileriyle beraber olsunlar diye bir gerekçe değildir,sayılamaz da..-ki sevgili de zaten sadece belli günde hatırlanacak bir kimse değildir.. aynı anneler gibi..
ayrıca başlığı görüp, giriyi yazmaya başlamamla bitirmem arasında 6 giriden 24 giriye çıkmış olan bir konu olması dolayısıyla yazarların dertli olduğu bir meseledir zannımca..*
niye bütün sevgililerin birbirine hediye aldığı günde hatırlanmak ister ki insan.benim sevgilim beni daha sıradan bir günde hatırlasın da özel olduğumu anlayayım...
çalışan bir bireyseniz ve mesainiz gün içinde devam etmekteyse sevgililer gününü yalnız geçirmek sevgiliniz olmadan geçirmekse evet efenim çoğu kişi o günü yalnız geçirecektir.
normal günlerden ne farkı var ki diye kendinizi kandırmaya çalışsanız da o gün etrafınızdaki herkes sevgi yumağı olduğu için yanlızlığınızı daha bi hatırlarsınız... iyi tarafı da hediye almak zorunda değilsiniz!...
olayı fazla dramatize etmemek gerekir, nitekim aynı durumda olan milyonlarca insan vardır. zaten bunlar tüketim topluluğunun yarattığı saçmalıklardır. (bkz: yalan) (bkz: teselli işte)