1. bir şeyi, değerinden çok daha yüksek bir fiyata maletmek. insanın kendi kendisiyle giriştiği ticarette kazıklanması durumu; avanaklığın daniskası, budalalığın fiyakalısı yani bir nevi kelepir salaklık.
  2. eşkiya filminde karşımıza çıkan durum.
    arkadaşını satan kişi, iki kişinin de aşık olduğu hatun kişiyi keje daha çok sevdiğini belirtmek için "ben onun için en yakın arkadaşımı sattım. ya sen ne yaptın? demişti(arkadan vurulan şahsiyete).
    aslında bi açıdan baktığımızda şerefsizlik olarak görülse de sevgiye ve belki daha çok çaresizliğe işarettir.
    (bkz: eşkiya)
    (bkz: şener şen)
    (bkz: türk filmlerinin belki de en iyisi)
  3. hayat bir rpg oyunu olsaydı, büyük bir reputation point düşüşüne yol açabilecek eylem.
  4. bu cinsler eninde sonunda dönüp dolaşıp dostum dedikleri kişilerin dibinde biterler. kafalarına, herkesle herşeyin paylaşılamayacağı sonradan dank eder. ama artık dost gerçekten dost mudur bilinmez. acınası halleri vardır. sonu tümden yalnızlıktır.
    şu hayatta herşeyi haketmek gerekir. özellikle bizim için çarpan kalpleri.
  5. tercih meselesi olarak algılanan, kişiyi, nasıl olsa dostum mazur görür düşüncesiyle hareket ettiren durumlarda aslında dostun da mazur görmediğini anlatan kalıp.
  6. insanın kendisine yapılınca içine oldukça oturan bir harekettir. hele ki dostum dediğiniz kişinin size önceden söz vermesine rağmen bu tip harekete girişmesi olayın vehametini arttrır ki buluşma sebebi sizin yaz okulunu geçme kalma durumunu etkileyecek olan bir konu mevzu bahise tadına doyum olmaz. allahtan dişican sözün önemi bilipte odun yontmayı seven biridir.
  7. sattıktan sonra, sevgilisiyle birlik olup eski dostuyla taşak geçmeye çalışan bünyeler de vardır ki, itinayla imha edilesicelerdir.
  8. her erkekten beklenmesi gereken tipik davranış şekli. bu tip adamlar sevgilileri onları terk ettikten sonra yine utanmadan sattıkları adamların omuzlarında teselli aramaya çalışırlar.
  9. türkçe'yi severim ve türkçe sözcüklerle yazımış bir yazıyı mümkün olduğunca gerçek anlamlarıyla düşünüp, üzerinde tartılmaya da bayılırım, alakaya maydanoz dersek şurdan bitiyor bunun kökü, iş bu konunun şahısları "sevgili" ve "dost" kişileri harbi kişiliklerdir. burada da satmak fiili kullanıldığına göre bu başlık paradokstur. yalandır. ha açılmıştır demek ki kabullere gideceğiz:
    söz konusu dost kişisi eğer satılma eylemine maruz kalıyorsa zaten dost değildir, aradaki ilişki dostluk mertebesinde değildir. sevgiliyi, sevgilidir, budur, bu kadardır, insanın diğer yarısıdır, dost da bunu anlayabilecek kapasitedeki kişidir. eğer bu kapasiteye sahip değilse o zaman dost değildir ve bu kişiye kendini sattırmak eylemini yapmak zorunda bıraktırır. bir dost dostunu kendiyle sevgili arasında bıraktıracak kadar iki araya sokuyorsa yine dost değildir. dost kişiyle bu olayları yaşamak zorunda kalmaz hiç kimse.