1. bundan teee belki de 8 yıl önce bi kafede duymuştum. gitarla çalıyordu müzisyen çocuk, söylüyordu da.

    bi o zaman dinleyebilmiştim, bi de bugün dinleyebildim. atv'deki bir programa* coşkun demiri davet etmişlerdi. gitarıyla söyledi bu şarkıyı. farkettim ki bu şarkıya eşlik edemiyorum. yaşama dair en önemli iki kavramı iredeliyor çünkü; sevgi, ölüm... sözleri de en az irdelediği kavramlar kadar insana dair.

    bi şarkıyı uzun bir aradan sonra tekrar dinlemek insana farklı hissettiriyor. misal o zamanlar dinlediğimde sevgi kısmına odaklanmıştım şarkının, şimdiyse ölüm kısmına odaklanıyorum.

    "ölüm soluk alışımda, sevgi başucumda."
  2. 'sevgi gözümün kökünde yavrucuğum'

    it gibi titremek. bazen bazı kelimeler fazladır. 'keşke bir kamyon dayak yeseydim de bunları duymasaydım' dersiniz ya, işde o an` larda etkisizdir her şey. uğultular bozar sessizliği ve it gibi titremeler alır bünyeyi.
    alıp başucuma koymuşum gece' den, kuşun kanadına sığınıp sızmışım çok fena,
    sabah olmuş,

    ve ben hala,
    'sevgi gözümün kökünde yavrucuğum'

    diye mırıldanıyorum rüyamda.
  3. sevgi başucumda,

    diye biten hasret gültekin'in seslendirdiği parçalardan biridir.

    http://www.youtube.com/...

    nasıl gelir insanın aklına ölüm ve sevgiyi böyle tasvir etmek değil mi?

    kimi insanların sevgisizliği yüzünden öldü hasret gültekin; sevgimiz sonsuza dek yaşatacak olsa da.
  4. hasret gültekin'den dinlemenin benim için tabiri caizse ibadet olduğu, ahmet çahacı'ya ait aşmış türkü.

    (bkz: hasretimizsin hasret)

    ölüm denizin kıyısında anacığım
    ölüm göğün yüzünde
    ölüm yerin dibinde
    ölüm soluk alışında
    ölüm başucunda

    sevgi gözümün kökünde yavrucuğum
    sevgi kuşun kanadında
    sevgi ne göğün yüzünde
    sevgi ne yerin dibinde
    sevgi başucunda

    (bkz: http://www.youtube.com/...)