hogwarts örtmenliği kisvesi altında birtakım gizemli işler peşinde koşan, uyuz, karizmatik, kendini beğenmiş, cibilliyetsiz, ağır bir adam. kadın bile olabilir, onu da tam bilmiyoruz.
"there's no hogwarts without you" dediydi ya harry hagrid'e, ben de "there's no rowling without you" diyorum snape'e.
tam anlamıyla dengede bir karakter, karizma timsali, yağlı saçlarına kurban. tüm jedi ve sithlerin feyz alması gereken kişi. "doğru" olanı yapar, anlamanızı beklemez.
bu kara cübbeli, kara saçlı, kara gözlü nadide zat yüreklere slytherin sevdası salar. en büyük zihinefend ustalarından biridir, gözleriyle bir enginlere daldı mı on bir yaşında naciye teyzenin kızının bacaklarını kestiğinizi bile öğrenebilir anında, hatta kızarsa bunu ispikleyebilir de. bu nefis karakterin filmde daha da nefis olmasının sebebi de büyük oyuncu alan rickman'dır. bu yüzden melez prens'in filmini düşünmek bile heyecan uyandırır.
filmi izledikten sonra üzgün edit: bir bok uyandırmadı. bir başta bir sonra görebildim severus'umu. sonda görmek yetti demek istiyorum ama yetmedi. yiğidim.
j. k. rowling'in yarattığı en karmaşık ve karizmatik karakter. ne iyi ne kötü, o sadece snape. iksirler konusunda inanılmaz başarılı, ayrıca yeni büyüler icat edebilecek kadar yetenekli bir büyücü. kitaptaki iyilik timsali melek gibi insanların ve kötünün en kötüsü insanların arasında belirsizliği en çok olan karakter.
kitaplardaki olayları harry'nin gözünden izlediğimiz için ve harry snape'den ölesiye nefret ettiği için snape her zaman için baş şüpheli oluyordu. ama kitapların sonunda snape'in aslında iyi tarafta olduğu ve çoğu zaman harry'e yardım ettiği ortaya çıkıyordu. ta ki melez prens'e kadar. zümrüdüanka yoldaşlığı ile geçmişi hakkında öğrendiklerimiz (sorunlu çocukluk, sevilmeyen genç, vs.) onun neden bu kadar katı ve ciddi biri olduğunu, ama aynı zamanda birine ilgi duyabileceğini anlattı. melez prens'de ise başrolü oynadı. melez prens'in sonuna rağmen olayların aslında göründüğü gibi olmadığını düşünen çok fazla insan var. adına bir kitap yazacak kadar bu karaktere önem veren j. k. rowling'in son kitapta bu karakter hakkında yazacakları merak konusu. ayrıca alan rickman sayesinde karizması tavan yapmıştır. hafif kızgın ve küçümseyen bir sesle 'harry potter' demesi bile onu çekici kılan unsurlardan biridir.
harry potter serisinin kanımca bir numaralı adamı. herkes melez prenssonrası snape'in üstüne gitmekte ama bu kadar bariz bir ibnelik snape' den bile beklenmez. ben diyorum ki bu iş burda bitmedi. snape oldukça akıllı ve kurnaz bir karakter. tamam belki daha önce ölümyiyenlerden idi. ama o geçmişte kaldı. dumbledore'a olan yemini herşeyin üstündedir. zaten son kitap piyasaya çıkınca ak tavuk kara tavuk belli olacak.
tab snape'in bu kadar çok sevilmesi yada beğenilmesinin tek nedeni alan rickman 'ın usta oyunculuğudur. bunu da unutmadan bikenara not etmek gerek.
harry potter serisinin üstüne dayandığı adam, konuların kilitlendiği, olayların çözümlendiği yerdeki yalnız adam. bir anlamda severus paşa. bir sürü çelişkisi var ki bazen rowling bile unutuyordur bunları. o kadar fazla.
- dumledore'u öldürmesi doğal, değil voldemort'un adamı, dumbledore'un oğlu olsa mecbur çünkü bozulmaz yemin etmiş bir kere, yoksa kendi gidecek. ama sihir hocası flitwick'i niye ofisinde bayıltıyo, korumak için mi? burası karışık.
- normal zamanda, konu ne olursa olsun, ister voldi buna ana avrat sövmüş olsun, yüz ifadesi değişmeyen, poker suratı koruyan adam neden harry'e büyük bir nefretle bakıyo, özellikle dumbledore'un yanında? acaba harry'in kendisini kendinden nefret ediyor olarak bilmesini mi istiyo?
- neden ısrarla harry'e sözsüz büyüleri öğren yoksa karanlık lord gömer sona fizan'dan bile duyulur diyip duruyo? madem kötü bu adam, aslan harry sen lord voldemort u geçtim bütün karanlık büyücüleri iki dakkada topaca çevirirsin desin, gazlasın, salak zaten harry.
- nası ikna ediyo kardeşim hem dumbledore'u hem voldemort'u ya. çıldırcam yaaa. ya bu ikiside biliyo severus zihnibendarlıkta süper. o zaman kesin delil isterler di mi mantık olarak? yani bayıltıp azına verisaterum söküp tekrar ayıltıp bülbül gibi öttürürler severus'u di mi? nası ya...
- bu adam için sirius black ne diyodu: bu snape okula geldiğinde 7. sınıfların yarısından fazla karanlık büyü biliyordu. karanlık sanatlara da çok meraklıydı a.g. eee, dumbledore ne diyodu lord voldemort için? okula geldiğinde hali hazırda büyü gücünü kullanabildiği gibi bunları kontrol de edebiliyodu. e ulan snape basarmış o zaman voldiye. demek ki snape daha karanlık bir büyücü. e neden krallığını ilan etmiyo? çünkü lord voldemort u bi tek harry öldürebilir, kehanet öyle. haaa,o zaman gazla harry'i o voldiyi öldürsün senin yardımınla (bi şekil), sen git harry'i pompala. sona sen en büyük büyücü ol. stratejisi bu olabilir mi, severus please'in?
rowling in yazmaktan en çok hoşlandığı benim okumaktan ve izlemekten en çok zevk aldığım karakter.
ayrıca karizması tavan yapmış karanlık sanatlar üstadı.
dumbledore'un ölümüne yol açtığında iyice bir nefret ettiğim; james'in kendisine gençken bir pislik gibi davrandığı katil hoca. yine de nedense okurken acımayla karışık bir sevgi duyuyorum kendisine kısa sürelerle.
dumbledore'u onun isteği üzerine öldürdüğüne inandığım fikrimce 7. kitabın sonunda embesil harry'yi kurtaracak olan (bunun için kendi hayatını feda edeceğini düşünüyorum) sirius black'ten sonra en çok sevdiğim harry potter serisi karakteri.
5. bölümde george weasleynin kulağını kopararak kesinlikle kötü olduğuna inanmamızı sağlamıştır ancak 33. bölümde harryye verdiği anılarından gördüğümüz kadarıyla yaptığı her şeyi dumbledoreun emriyle yapmış ve yıllarca harryyi korumak için kendini paralamıştır. harryyi sevmeme nedeni tip olarak nefret ettiği babasına benzemesidir ancak harrynin annesi ile taaa hogwarts öncesinden komşu çocuğu oldukları beraber büyüdükleri ve sağlam kanka olduklarını öğrenmişizdir. 32. bölümde voldemortun onun ölmesi gerektiğini düşündüğünden naginiye öldürtmüştür. ancak öldüğü anda bile voldemort ihanetinin farkında değildi...
harrynin küçük oğlunun 2 adından biri snapeten gelmektedir ayrıca. (bkz: albus severus potter)
not: dumbledore zaten elindeki yara nedeniyle çok az ömrü kalmış olduğundan draco malfoy yerine snapein onu öldürmesini böylece draconun kötü olmayacağını snapeinse voldemortun kesin güvenini kazanacağını düşünmüştür.
j.k. rowling bundan birkaç yıl önce yaptığı bir dizi röportajda olayın er ve geç snape üzerinde kopacağını hafiften çıtlatmıştır.
ayrıca 4. kitap ateş kadehinde snape'in harry potter yanlısı davranışlarıyla da gerekli ip uçunu vermiştir yazar.
---spoiler---
7. kitapda manyak bir voldemort-harry-snape kapışması olacağından şüphe yok. bu j.k. rowling tarafından da açık seçik olmasada üstü kapalı şekilde röportajlarda bahsedilmiştir. düğüm bu üçlü arasında tamamlanıp kopacak ama j.k. rowling'in milenyumun en psikopat yazarı olduğunu unutmamak gerek her an bi süpriz olabilir.
---spoiler---
ancak şu an sadece bekleyebiliyoruz çünkü yabancı sitelerde bile somut bi açıklama yok ... 7. kitap binlerce sattı ama bitirebilen yok mudur nedir ...
harry potter serisindeki en gerçekci karakter.serideki diğer tüm karakterler ya iyi ya da kötüyken snape siyah veya beyaz değil gri bi şekilde karşımıza çıkıyortıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. bence seride de insanlar harry yi sevenler ve sevmeyenler olarak ayrılmamalıydı ama maalesef snape dışında hiçbir karakter bundan kurtulamadı.
son kitap itibariyle serinin en saygıdeğer, en cesur, en zeki, en aşık sıfatlarını hak eden karakter. kendisini harry potter en iyi kahraman ödülünü takdim etmek için sahneye davet ediyorum.
o nasıl bir sevgidir lily'e, nasıl bir bağlılıktır ki, 20 sene sonra bile diz çöküp imzasını görüp ağlamaktır, nefret ettiği oğlunu korumaktır, nasıl bir şeydir ki patronus'unun bile lily'ninkinin şeklini almasıdır ve değişmemesidir. nasıldır ki saatlerce özür dilemektir...
o sevgisi için ikili oyunlara girecek kadar cesur sevendir.
-ilk olarak kötü olmasını ezikliğine bağlamak yanlış.lily i etkilemek için güç peşinde koşması gibi bir durum söz konusu olamaz.severus snape lily evans a aşık olabilir ama slyteryn çetesindeki konumuna çok daha fazla değer veriyor başlarda.bunu herkesin ortasında lily'e bulanık deyip sonra yalnızken özür dilemesinden rahatça görebiliriz.snape isteseydi lily'e zaten kavuşabilirdi, nitekim bunlar okul başlamadan önce bile arkadaş ve arkadaşlıkları okulun 5. yılına kadar devam ediyor.arkadaşlıklarının kopma sebebi ise snape'in güce ve bu yüzden karanlık sanatlara olan tutkusu.
-kehanetin kimi kastettiği ortaya çıkınca bencilliğini açıkça belli etmiştir.james'i(hadi bu biraz anlaşılabilir) ve harry'i(ki sevdiği kadının oğlu oluyor bu,onun kanını taşıyor) öldür ama lily'i bırak diye yalvarıyor voldemort'a.belli ki daha sonra lily öldüğü için voldemort'a büyük bir nefret beslemeye başlıyor.dumbledore da bunu gayet güzel kullanıyor.
but this is touching severus, said dumbledore seriously. "have you grown to care for the boy after all?"
-her zaman görülebileceği gibi harry'i asla sevmiyor, başarılı olmasını istemiyor.sadece yapmak için söz verdiği şeyi,onu ne pahasına olursa olsun hayatta tutmayı, yapıyor.
yani diyeceğim odur ki evet bu adam cesurdur,zekidir falan ama iyi yada temiz kalpli olarak nitelenmesini doğru bulmamaktayım.snape'i düşününce aklıma gelen güce ve lily evans'a olan tutkuları arasında kalmış zeki bir adamdır sadece...
harry potter'ın son kitabı bittikten sonra okuyanları çok etkileyen, daha önce de kendisini sevenlerin son kitabı okuduktan sonra "tahmin etmiştik zaten olacakları" diyerek bilgece gülümsemekten kendilerini alamadıkları karakter.