dünyanın ve hayatın en gerizekalı atraksiyonudur, aşkı sevgiyi bilmeyen ikili ilişkinin zanlısı diğer mağduru tam kalbinden tek seferde veya defalarca yaralarken kendini "seviyorum ama...." diyereeek teselli eder bu esnada da gerçekten sevildiğini zanneden seven mağdurun kafada binlerce soru işaretiyle ağır yaralı kalma durumudur..
insana ''keşke ölsem'' dedirten, yaşayan bir ölüye dönüştüren, tarif edilmez derecede içini acıtan, bir yandan kendi kendini avutmak için mantıklı gerekçeler sunarak ''evet, doğru olan bu'' derken diğer yandan ''hayır, böyle olmamalıydı'' diye ikileme düşüren akabinde gözyaşlarına boğan, hayatının en zor anlarını yaşatan hadise.
terk edilmeler genelde buna örnektir. sanırım en kötüsü ise iki tarafında birbirini sevdiği halde anlatamadıkları dertleri yüzünden ayrılmak zorunda kalmalarıdır. kötüdür.
zorunlu bir durum olabilir. sevgililer farklı şehirlere, hatta ülkelere düşmüşlerdir, bir süre sonra uzaktan uzaktan olmayacağını anlayıp ayrılmaya karar vermişlerdir. yine de insanın içinin rahat olamayacağı bir durumdur, çünkü bir taraf sevmeye devam eder ve kendi kendine aşkına sadık kalırken diğer taraf durumun etkisinden çabucak kurtulup başka bir sevgili edinebilir, bunun tesadüfen öğrenilmesi de kuşkusuz acı verici olacaktır.
(bkz: saçmalık)
istisnai durumlar haricinde, bir taraf sevmiyorken, diğer tarafın severek ayrıldık diyerek kendini avutması, aldatması durumudur.sadece bir kişi severek ayrılmıştır onun da kim olduğunu biliyoruz. kişinin adım adım ruh hali için,
(bkz: karşılıksız aşk)
(bkz: gel gör beni aşk neyledi)
(bkz: bu aşk fazla sana)
hem sevmektir hem de sevilmek ama sonuçta yapamamaktır. o zaman baska denizlere yelken acmak gerektir. ne gereği vardır, sayılı günlerimizi sevip de ayrılarak geçirmeye ki. hem sev hem birlikte ol.
fedakarlık yapmaktır.. seviyorsundur belki ama ilişkiniz ona zarar vermeye başlamıştır.. bütün egolarını göz ardı edersin.. başkalarının mutlulukları için yaşadığını tekrar hatırlarsın ve delicesine severken ayrılırsın..
aşk ve sevgiyle ilgili olarak "ilk görüşte aşk" eyleminden sonra ikinci en garip durumdur..yalandır,inanılmamalıdır..zira insan seviyorsa ayrılmaz..ayrılıyorsa göze alacak kadar sevmiyordur..
ya sevdiğinin bilincinde olmamak ya da sevginin anlamını bilememek durumu. en kötüsüyse bir çıkar uğruna bunu yapmaktır ki böyle bir şeye kalkan kişinin kendini sorgulaması gerekir. en büyük mutluluğun sevdiğin kişinin gözlerine bakarak kendinden geçmek olduğu düşünülecek olursa bu tarz insanların uzun vadede mutlu olmaları pek de gerçekçi bir olay değildir.
korkuların, endişelerin, hesapların, sorumlulukların sevgiden daha ağır basmasıdır. ilişkiye devam etmenin kişiye yorucu bir angarya gibi gelmesi, rahatına kavuşmak adına sevmekten, sevilmekten vazgeçmektir. ruhsal üşengeçliğin zirvesidir.
iki tarafta deli gibi severken ayrılmak, çok ama çok acı verici ,ayrılık kararı almadan önce buda geçer elbet unuturum hiç kimse vazgeçilmez değildir gibi laflarla teselli olur hazırlık yaparsın ama başka çaren yok çözüm yok sadece sonuç var , oda belli ayrılmak.
nebileyim ölümmüş meğer yaşarken .artık hiçbir şarkıda ,şiirde umut vaatetmiyor ,hani nerde o teselliler gelir geçerler yok artık her şey boş tadı yok anlamlı gelmiyor
ne umutlarımız vardı mutluluktu tek dilediğimiz ne bu şimdi kader mi ama böyle diyip susamıyorum yüreğim kan ağlıyor ,her geçen gün eziliyor eriyor bitiyor yüreğim bedeli çok ağırmış çaresizliğimin.
severken ayrılmak da nedir? bir taraf muhakkak mücadele edecek,ayakda duracak kadar sağlam değildir o kadar!
korkup kaçmak istenirse ancak özür lutfunda severken ayrılma deyimi kullanılır.
riya!!*
çeşitli sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabilecek bir durumdur. uzak mesafe ilişkisi yaşayan insanların başına gelebilmesi mümkündür. bireyler zaman zaman iletişim kopukluğu yaşarlar ve ilişkinin çıkmaza girdiğini düşünürler. nitekim ilişki biter, taraflar gurur yapar, hırs yapar sessiz sevmeye devam eder.
bu iki kişi, eğer karşılıklı olarak hala birbirlerini seviyorlarsa ve buna rağmen "ayrılmalıyız" geyiği yapıyorlarsa (bkz: saçmalığın daniskası) bu durumda kıllanmak lazım. kesin işin içinde bir iş vardır. ve bu "seni seviyorum ama ayrılmalıyız" geyiği bu durumda tamamen bir bahanedir.