star tv'de
* bugün yeniden yayinlanan film.iki kere çekilmiş bir film olup ilki 1947,ikincisi 1970 yapımıdır.burda bahsetmekte olduğum 1970 yapımıdır.başrollerinde kartal tibet ve hülya koçyiğit oynar.ayrıca çok önemli yan oyuncular da vardır münir özkul,sami hazinses,ergun köknar falan gibi.senaryo şu şekildedir:
zengin bir ailenin kızı olan sevda
* yine zengin olan osman'la
* zorla nişanlanmıştır daha sonra fakir ama gururlu olan çalgıcı fikret'e
* aşık olur.bu aşık olunan sahneler boyunca çiftimiz şiirsel ifadelerle konuşurlar,sanki film değil de masal falan dinliyormuşsunuz gibi olur.ileride sahip olacakları yaşantıdan,evlerinden falan bahsederler.
* sonra esas oğlan kızın babasıyla konuşmaya gider,kızın babası her türk filminde gayet iyiliksever ve ton ton rollere giren bir amcamızdır,ama gelin görün ki bu filmde çiftimiz evliliğini onaylamaz ve fikret'i çok ağır laflar ederek evinden kovar.bunun üzerine sevda evden kaçıp fikret'in yanına gitmeye karar verir.bu esnada kızın babası osman'ı arayarak bu duruma engel olmasını rica eder.fikret ise amcasının kendisine aşık olan kızı ölüm döşeğinde olduğu için onun yanına gitmek durumunda kalmış ve geri döneceğine dair sevda'ya bir mektup bırakmıştır.osman fikret'in evini basınca bu mektubu bulur ve mektubu değiştirerek sevda'yı sevmediğini,para için birlikte olduğu yalanlarını yazar.sevda mektubu okuyunca kahrolur ve hemen eve dönerek-nasıl bir aşktır ki adamın kendini sevmediğini öğrenince direkt başkasıyla evlenmeye karar verir- osman'la evlenmeyi kabul eder.
düğün günü fikret yetişir ve duruma mani olmaya çalışır fakat sevda onu küçük düşürür.
neyse efendim fazla uzatmayalım fikret hırs yapar,askerlik arkadaşlarıyla bar açar,bir de çok satan bir şarkı
* yapar.sonunda zengin olur.günün birinde sevda'yla yeniden karşılaşırlar,sevda barına gelir ama fikret onu "sevgiyi kirletenlere,sevmesini bilmeyenlere şarkımı dinletmemek için tanrı adına yemin ettim.şimdi aramızda böyle biri var,çıkıp gitsin!hakkı olmadığı halde oturduğu masadan kalksın!" sözleri eşliğinde kovar.filmin bu sahnesinde anlaşılmaz olan durum o barda o an oturan ve o şarkıyı dinleyecek olan insanların sevmesini gerçekten bildiğini fikret'in nerden bildiği sorusudur.öyle ya o insanlara o denli güveniyor olmalı ki sanki sevmesini tek bilmeyen sevda'ymış gibi bardan onu kovuyor.
her neyse sonunda yanlışlık anlaşılır,fikret osman'dan intikam almaya gider,osman tam fikret'i vuracakken sevda yetişir osman'ı öldürür.hapse girmektense ikisi de son bir romantik gece geçirip ölmeye karar verirler.yalnız bu gece de ölmek üzere olan ve birbirini delice seven iki aşığın son gecesi gibi değildir,ne bu masumiyet dedirtir insana.bu esnada fikret'in askerlik arkadaşları yetişip ölmelerine engel olur.sonunda ikisi de hapse girmek üzere kelepçelenir.
*
not:yazdıklarımı bir kez daha okuyunca bu öğlen yeşilçam tarihindeki en saçma türk filmlerinden birisini izleyip gözyaşı döktüğümün farkına varmış bulunmaktayım.ama ne kadar saçma da olsa insan oldukça depresif bir haldeyse bu film kesinlikle iyi gelmiyor,sadece bir tavsiye.