belki ilginizi çeker
  1. · ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim
  2. · yaşayabilme ihtimali
  3. · ağrı dağı
  4. · ben seni değil seni beklemeyi sevdim
  5. · ankara da aşık olmak
  6. · dördüncü neslin sözlüğü küfür manyağı yapması
  7. · tunalı hilmi caddesi
  8. · sevgiliyle film izlemek
  9. · sote
  10. · sevebilite
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · colin kazım richards
  2. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  3. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  4. · ugg düşmanı ezik kızlar
  5. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  6. · günün tek kelimelik özeti
  7. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  8. · 78inci oscar ödül töreni
  9. · american history x

sevebilme ihtimali  

  1. bir ihtimal daha var
    o da ölmek mi dersin*
    (nell, 09.02.2006 02:04)
  2. kara sevdaya atılan ilk adımdır.
    (equilibriumm, 18.04.2007 22:35 ~ 22:52)
  3. aşkın en saf hali olsa gerek. psikolojik tedaviyi de gerektirir bir durum izlenimi de vermekle beraber aşkın kendisi zaten tedavi edilmesi gereken bir durumdur. bu durumlar incelendiğinde; "aşk, modern tıpın henüz çare bulamadığı bir hastalıktır" sonucuna ulaşıyorum ki yakın geleceğim için hiç hayırlı bir durum değil.
    (birbirbiribirilerine, 18.04.2007 22:51)
  4. aşk kavramının en çekici olan kısmıdır.
    (sadalet, 05.10.2007 03:12)
  5. (bkz: yaşayabilme ihtimali)
    (azureel, 10.10.2007 20:18)
  6. sevilesi bir şeydir efedim.

    (bkz: ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim)
    (yata yata paslandık, 10.10.2007 20:29)
  7. maksat heyecan olsun çok kısa sürmesi tercihtir. lakin insanın ömrünü tüketir , kalbi yorar ...
    (solar eclipse, 10.10.2007 21:10)
  8. bin bilinmeyenli denklem
    (narsil, 10.10.2007 22:05)
  9. sevdiğiniz kişinin her hareketini binbir biçimde yorumlar onun sizi sevebilme ihtimalini çıkarmaya çalışırsınız. bu ihtimal hayatınızı müthiş etkileyebilir bazen umut dolu olursunuz bazen hayata küsüp boş boş gezersiniz.
    (fingon, 10.10.2007 22:22)
  10. aynı zamanda güzel bir yılmaz erdoğan şiiri;

    soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
    ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
    ben seninle bir gün veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
    ilkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
    ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
    özlemeye başladım herkesi...
    ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
    bizim kemalettin tuğcu'larımız vardı...
    bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
    yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
    solculuk oynamaya başladık..
    ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
    kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
    türk dil kurumu'na inat bir türkçeyle...
    ağbilerimizden öğrendik, s harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
    ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
    ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
    oysa ankara'da hiç sevişmedim ben.
    disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
    sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
    ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
    ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
    oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
    ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
    çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
    sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
    ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
    okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
    ben, senin benimle tunalı hilmi caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

    ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

    yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
    sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
    ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
    muş ovasının yalancı maviliğini
    otobüs oluyordum bir süre
    yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
    otobüs oluyordum
    bir ülkeden bir iç ülkeye
    çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
    zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
    korkuyordum
    sonra iniyordum otobüsten
    çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
    ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
    ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
    çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
    soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
    ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
    ben seninle bir gün van'daki bir kahvaltı salonunda
    ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
    bir yol üstü lokantasında
    ben seninle, ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
    doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
    ben seninle herhangi bir insan elinin
    terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

    ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim...
    (berre, 17.04.2008 01:22)
  11. sevgiliyi mi seviyor yoksa sadece ihtimalleri mi? evet, açıkça söylüyor aslında ihtimalleri sevdiğini. ömrünün bir dönemine güzel bir aşk ve güzel bir aşk acısı sığdırmak isteyen bir adamın şiiri gibi bu şiir. ve o şiire başrol gibi giripte konuk oyuncu olarak çıkan bir kızın öyküsünden oldukça kısa kareler var içinde.

    basit hayatlar içinde naif duygular ve o duyguların yücelttiği küçücük bir çocuktan, delikanlıya dönüşen bir kahraman var.

    aslında ben ihtimalleri seven adamdan çok habersiz bir şekilde, olduğundan başka birisine dönüştürülen kıza üzülüyorum bu şiirde. kız esasında bambaşka birisi ama adam onu öyle görmüyor. hayallerinde bir noktaya oturtuyor, ihtimalleriyle seviyor. ihtimallerin olması için elinden geleni yapıyor ve sonra ihtimaller bitiyor, aşk bitiyor, şiir bitiyor...

    sonra düşünüyorsunuz şiirler için mi yaratılıyor aşklar, aşklar mı yaratıyor şiirleri...
    (kimulanbendenönceludmilladiyekayıtolan, 16.12.2008 01:20)
  12. dinlerken iç acıtan yılmaz erdoğanın sesinin insanı alıp uzaklara götürdüğü yılmaz erdoğan şiiri
    (bkz: ben senin benimle tunalı hilmi caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum)
    (öykü, 06.01.2009 14:46)
  13. insanın içinde kalan hüznün yarasıdır sevebilme ihtimali.
    ramak kalmaktır aşka.
    (elpinoras, 06.01.2009 20:28)
  14. platonik aşkların olmazsa olmazı..

    ortada birşey yoktur da ihtimal vardır sadece. işte o küçük ihtimal yaşatır platonik aşkı.. gün gelir o da yok olur.. aşk da.. başlamadan biter herşey..

    canını acıtır..

    o küçücük ihtimalin gerçekleşmemesi..
    (mr mister, 13.02.2009 03:09 ~ 03:11)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil