çocukluktan kalma bir hastalıktır. ölene kadar peşnizi bırakmaz, eğer yakalanırsanız.
behçet necatigil, ki kendi de aynı dertten muzdariptir, çok derin anlatmıştır bu durumu...
sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.
bitmeyen işler yüzünden
siz böyle olsun istemezdiniz
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı.
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telaşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.
gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vakit olmadı.
ve elbette "yahut vakit kalmayacaktır" sevgimizi söylemeye. erteleyip, utanıp, sıkılıp içimize attıklarımız, elbet birgün bizden hesap soracaktır.