bu tip erkekler ya gerçekten sevmiyorlardır ya da sevgilerini sözlerle değil tavır ve hareketleriyle belli etme çabasındadırlar. sevdiğini sık sık dile getiren erkeklerin çoğunun karşısındaki kızı uyutmak ya da etkilemek için "seni seviyorum" dediği düşünülürse, sevdiğini söylemeyen erkek modeli daha çok tercih edilmelidir.
durumun gerektirdiği bir zorunluluktur, sevgi sahibi kişiye acı verir, duyguları ve düşünceleri arasında savaşım sürüp giderken, bu durumu kimseye anlatamaz, kimseyle paylaşamaz. söyleyememekten çok söylememektir.
sevginin lafla ifade edilemeyeceğini ya da sözcüklere döküldüğünde anlamından ve değerinden bir şeyler yitirdiğini düşünen insan.bence sevgini ifade et de nasıl edersen et.bu "seni seviyorum, aşkım, bitanem, hayatım, arım balım peteğim" şeklinde yıpranmış sözcüklerle olacağına hiç olmasın daha iyi.
platon gibi fuzuli gibi derin kişiliklerin de içinde bulunduğu durum. insan ne kadar derin düşünürse , kendini çok etkileyecek bu tür bir konuşmayı yapma olasılığı da o denli azalıyor sanıyorum. bir de işin sosyal yönü var ki sanıyorum bu gruba giren çoğu erkeğin bilinçaltında bu yönün doğrultgan vektörü düşünce doğrusuna diktir. nedir bu sosyal yön , ota boka sevdiğini söyleyip ayda bir sevgili değiştiren dingil zihniyetin oranca yüksek oluşudur.
sonsuza kadar mutsuz ve yalnız kalmayı hak eden erkektir. tıpkı sevdiğini söylemeyen kızlar gibi. yaptığı utangaçlık, çekingenlik değil, kendi eliyle mutluluğunu ertelemek hatta engellemektir.
yaşamayan insanın anlayamayacağı olgu. günde elli kere seni seviyorum demek tabii ki kolaydır hissetmeyen erkek için. ancak hissederek söylenecek bir "seni seviyorum" repliği, bok çukuruna atlayıp içinde birtane kıl bulmak kadar zor bir olgudur. zor olan bu kelimeyi söylemek değil hissetmektir.
aldığı elektrik ve olumlu sinyaller doğrultusunda hesapladığı potansiyel katsayıları üzerinde şu şekil bir ilişki bulmuş ise;
(k_kazanç) >> (k_kayıp) söyler.
niye derseniz; denklemin ayrıntılarını vermek gerekiyor, buyrun :
/_\ p = (k_kazanç) x (m_hisler) - (k_kayıp) x (m_hisler)^2
görüldüğü üzre; kayıp durumunda hislerin yoğunluğu logaritmik büyüdüğü için;
/_\ *p* < 0 * moralman zarara geçmek istemeyen zihniyet, kazanç * riskini göze almaz. ve sonuç; hislerini söylemez.
sevildiğini açık açık gören bir kızın o andan itibaren erkeği kölesi olarak göreceğini, sürekli sevgisini ispatlamasını isteyeceğini, 'madem seviyor acı çeksin, biraz peşimden koşsun da ne kadar sevdiğini görelim' gibi aptal bi mantıkla hareket edeceğini bilen görmüş geçirmiş erkektir.
daha önceden yaşadığı acı tecrübeler sonucu olaylara ve (dişi)insanlara karşı temkinli yaklaşan ve bunu "hep ben mi söyleyeceğim ulan, bi kere de onlar söylesin!" fantezisi ile süslemeyi başarmış eril kişilerin her biri.
- tekrar sevdiğimi söylediğimde alacağım cevap şen bir kahkaha olursa bu sefer kahrolurum.
diyerek kısaca özetlediği duyguları yaşayan insanlardır.
ii. sevdiğini anlatmak için her zaman sözcüklere ihtiyaç duymayabilir bir erkek. vücut diliyle anlatır. içine atıyorsa bile gidip çocuğunu uykusunda öpen bir babanın sevgisine sahiptir ki bu tür bir sevginin varlığını anlamak daha mutlu eder insanı