aşkından yataklara düşüp, modern tıp ilminin bilinen tedavi yöntemleri ile derman bulamayan aşıklara konulan teşhis. ince hastalık (verem) ile karıştırılsada farklı şeylerdir. bilinen tek tedavisi sevenlerin kavuşmasıdır.
one night stand arzusunun muhafazakar babalara iletilme yöntemidir zaman zaman.
-sevdiği ile evlenmezse kızınız ölecek malesef beyefendi!..
-hmm...peki ağızdan mı alıyoruz?
-nasıl efendim anlamadım?
-ağızdan diyorum...sevdiği?...ağzına mı vericek!?
-hayır efendim evlendirin yeter!..
-peki fitil olarak?
-nasıl yani fitil?..
-sevdiği göttten de vericek mi?
-ya yok karıştırmayın oralarını...hasta mısınız beyefendi?
-hmm..anladım...düzeyli cinsel ilişki diyorsun!
-bravo...
-beyfendi evladınız milyonda bir rastlanan amansız bir hastalığa yakalanmış malesef.
+aman allahım. çocuğumu yavaş yavaş eriten o illet hastalık ne?
-seö. sevdiği ile evlenemezse ölür. çok illet bir hastalıktır.
+doktor bey, oğlum erhan'ın hasan diye biriyle ilişkisi varmış.
-kahretsin, o kadar kötü demek. bu seviyedeki seö hastalığının tedavisi avrupa'da bir kaç ülkede var sadece.hemen hollanda'ya uçmalısınız.
ayrılsak da beraberiz adlı dizide de rastlanılan hastalık.
sevdiği ile evlenmezse onunla evli olmak nasıldır hiç bilmeyeceğinden, ölse de bir şey farketmez. ha öyle ölmüş, ha böyle.
günümüz senaryolarında varolmaktadır bu replik ya da benzerleri...geçen kanal d de bir dizi
* var. ablam sıkı takipcisi bende arada rast gelirsem bir iki dakika bakıyorum(yalana bak lan izliyorsun işte resmen)öhhüümm neyse aynen şöyle bir durum mevzu bahis,
dizide genco'nun taksici arkadaşı o denize düşmüş
fino gibi bakan ahmet'imiz bir kızla nişanlanmıştır ama istemeyerek, annesinin zoruyla, sevdiğini
*** unutabilmek için..
neyse burayı fazla bilmiyorum ahmet bir şekil evlenmekten vazgeçer ve nişanlandığı mahallenin temiz ve saf(duruma göre saftrik) kızı bu olay karşısında çok sevdiğinden mi, evde kaldığından mı bilinmez intihara kalkışır. ha ölür mü? hayır tabiki...bu durum karşısında özgemiz(ahmet'in gerçek sevdiği) gururlu kız ayaklarına yatar ve eğer saf kızımızın(adını bilmiyorum) ahmet'i bir kez daha kaybederse öleceğini ve başkasnın hayatının onların aşkından daha önemli olduğunu söyler.
"-ahmet ile evlenmezse ölür."
gerçekte mevcut olmayan bir hastalık türü olmakla beraber psikolojik bunalımların ani çöküntüye mahal verdiği hastalıkların tümüne verilen isimdir.örneğin;kanser,verem....
bu bir hastalıksa eğer, ilacı şu olmalı;
sevdiğinin resmini hergün görebileceğin bir yere asıyorsun, sabahları''günaydın'', yatarken''iyi geceler'' diyorsun. uykuya dalarken de, uyurken de ve uyandığında da hep onunla olduğuna bir kez daha şaşırıyorsun. hele ünlü biriyse yani sevdiğine platonik bir aşkla bağlıysan, yaptığı, ettiği, söylediği, söylemediği ne varsa internet ortamından ve yazılı basından takip etmeye çalışıyorsun, hatta ulaşmaya da. ama bir türlü gerçek anlamda ulaşamıyorsun. hep gözleri geliyor aklına, herşeyi o en büyülü sesiyle anlatışı çınlıyor kulaklarında, gözlerinden akan yaşları silecek ve bunu onaylatacak hiç bir allahın kulunu bulamıyorsun, bulsan da içlerinden sana güldüklerini ya da vahlar çektiklerini biliyorsun, anlıyorsun. çünkü sen imkansızı istemeyi bildiğine göre zekisin, akıllısın. ama bunu onlara açıklayamıyorsun. müzisyense şarkılarını, oyuncuysa oynadığı dizileri, mimarsa projelerini takip etmeye çalışıyorsun, kendince öyle olduğunu sanıyorsun. hatta seni anladığına ve seni hissettiğine kadar işi götürüp manyaklaşıyorsun. her solukta, her günde ve haftada onu ararken yok oluyorsun. onunla yiyorsun, onunla doyuyorsun. ''şimdi kiminle, kimin kollarında acaba, nasıl kokuyor, elleri sıcak mı, mutlu mu, mutsuz mu acaba'' diye abartıyorsun da. ''seni kimler aldı, kimler öpüyor seni, dudağında dilinde ellerin izi var.'' diye diye dolaşıyorsun. bazı sitelere, üyelikler gerçekleştiriyorsun, kendini tanıyamıyorsun, kendine kızmaya bile halin kalmadığına şaşırıyorsun.'' ne aramakmış bu kardeşim!'' diye tebrik mesajları alıyorsun, senin aşkından dağlar denizlere denizler dağlara türküler yakarken, sevdiceğinin aşk dolu yaşamında küçük bir perde olmaya belki hak kazanıyorsun, aşkının arkasındasın ya, bravo hesabı. sonuna bakamayacağın bir filmin kahramanı olarak yaptığından belki utanıyorsun, belki gurur duyuyorsun. sabah öğlen akşam sürekli bunları yutup, tekrar bunları çıkarıyorsun. kendi kendinin ilacını kendine ikram ediyorsun. bittiğin anda yeniden, ''ama çok seviyorum onu!'' diye baştan alıyorsun.
öldüğün falan da yok. keşke ölsen.
(özlemce, 31.03.2008 17:17 ~ 17:44)
okumamla anında aklıma binbir cinlik getiren parlak fikir.
tuttum bunu(exyone, 25.07.2008 00:40 ~ 00:41)
daha acıklısı;
bu hastalığa duçar olsam da bi tarafı sızlamayacak birini tanıyor olmamdır.
o nedenle bu da sökmez sevgili sözlük.
çağımızda hükmünü yitiren şeyimsi.
(yannis, 26.07.2009 12:53 ~ 12:53)
hemen ölmez ama. bi süresi vardır. 3
ay falan.
sadece türklerde olan hastalıktır.