belki ilginizi çeker
  1. · karasevda
  2. · sevda
  3. · satrpialo
  4. · aşık edebiyatı
  5. · yaralama yar
  6. · benden önce senden sonra
  7. · sevgiliye siz diye hitap etmek
  8. · beyaz
  9. · militarizm
  10. · arzu
gündem
  1. · sözlük yazarlarının itirafları
  2. · kar yağarken hissedilen duygular
  3. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  4. · yasaklanması gereken şeyler
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · beşiktaş
  7. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  8. · bertrand russell
  9. · evhamlanmak

sevda  

 sayfa  / 2
  1. pek hoşlaşılmayan bir isim olmakla beraber, bu isme sahip birini tanıyıp aşık olduktan sonra anlamdan anlama koşar
    (noty, 17.04.2005 04:12)
  2. "kara", "siyah" anlamına da gelir(miş). insan düşünüyor, "kara sevda" ne demek?
    (schacklaban, 17.04.2005 11:27)
  3. (chixculub, 23.06.2006 15:10)
  4. (chixculub, 27.06.2006 15:30)
  5. akıl dengesini gösteren sıvıdır , çokluğunda delilik ya da mecnunluk meydana gelir.
    klasik osmanlı tıbbına göre fazlalık belirtileri olarak ;
    iştahsızlık
    uyuyamama
    kötü şeyler düşünme
    vücudun tüylenmesi
    rüyada uçurumdan düşme
    kanın siyahlaşması gibi belirtilerdir.
    (vendetta, 09.01.2007 01:39)
  6. kurmanci: evîn
    (atlantis, 06.03.2007 10:17)
  7. (bkz: satrpialo)
    (selenge, 24.05.2007 20:54)
  8. sevda denilen şey, deli gönülden gönüle akıştır.
    izi hiç silinmeyen ilk yakıcı bakıştır.

    sevda sevda unut onu dinsin gönlünde fırtına
    sevda sevda değmez ona ağlamaya...**

    önde zeytin ağaçları, arkasında yâr…
    sene 1946… mevsim sonbahar
    yâr, yâr…
    seni…
    kara saplı bıçak gibi
    sineme sapladılar…
    değirmen misali döner başım.
    sevda değil…
    bu bir hışım
    tel tel çözülüp kalmışım…"

    (sitem, şiir: bedri rahmi eyüboğlu, beste: erol evgin)
    (madalyonun güzel yüzü, 05.06.2007 16:31)
  9. başına 'kara' kelimesini almasıyla kalıplaşmış bir söz öbeği oluşturan sözcük...
    (innocent and white, 05.06.2007 16:53)
  10. sevda, söz'e döküldüğünde kitap olur: sevda sözleri.
    (yesilcuppelipenguen, 26.06.2007 23:06)
  11. ayağa düşmüş aşkın gerçek anlamı ama kelimelerle ifade edilmeyecek cinsten bir paylaşım..

    ''oysa senle , çok zamanlar paylaşırdık acıları, umutları hiç usanmadan..''
    (demesterizasyon, 24.09.2007 00:14)
  12. avunacak avutacak bu kadar çok şey varken sürdürülmesi neredeyse imkansız ilişki türü
    (city boys, 08.10.2007 18:30)
  13. 'sevdanın hası akla sığmaz, sığsa sevda olmaz' kartallar yüksek uçar dan aklımda kalan bir replik.
    (jenesaispas, 19.10.2007 22:49)
  14. ne arada çıktı ne zaman kayboldu anlayamadığım popçu; yanlış hatırlamıyorsam nilüfer'in öğrencisiydi...
    (zedt, 04.11.2007 17:51 ~ 17:52)
  15. (realisttermik, 04.11.2007 17:55)
  16. unutulanların hatırlanmasıdır. kendini sevmektir, bakışlarının keşfi, duruşun dikleşmesi, yüze gülümsemenin yerleşmesidir. anlamsız heyecanlanmak, bastırırken yorulmaktır. kadınsılığın hatırlanması, feminist söylemlerin çöpe atılmasıdır, manikür yaptırma sebebi bile olabilir hatta. mükemmel görünmeye çalışıp, teslimiyetle mükemmel olmaktan vazgeçmektir eş zamanlı.
    (heidi, 12.12.2007 08:42)
  17. sevda;

    bir renk , kara!
    onu beyaza dönüştürebiliyorsan ne ala.
    (özlemce, 12.12.2007 09:26)
  18. (closer, 24.02.2008 14:35)
  19. bestesi ve düzenlemesi atilla özdemiroğlu'na ait olan ve 80'li yıllarda nükhet duru tarafından seslendirilen duygusal şarkı.sözleri ;

    saçları alev gibi
    gözleri rüya gibi
    güzelsin hayallerle
    özlenen cennet gibi
    ne kadar gizlesen de
    ne kadar yok desende
    hayali dünkü gibi
    yaşıyor gözlerimde
    sevda sevda unut onu dinsin gönlünde fırtına
    sevda sevda değmez ona ağlamaya

    gözleri nemli nemli
    yaralı ceylan gibi
    ağlayıp inliyorsun
    içli bir keman gibi
    ne kadar özlesen de
    ne kadar sabretsen de
    yıllarca aldatıldın
    bekledin kadın gibi
    sevda sevda unut onu dinsin gönlünde fırtına
    sevda sevda değmez ona ağlamaya
    sevda sevda hayat değer yaşamaya...

    http://www.youtubeserbest.com/...
    (billy, 05.08.2008 11:43)
  20. güzel bir kız ismi. fakat farklı isimlerle yan yana gelince...

    baba, devlet yurduna yeni yerleşen kızını arar:

    -kızım nasılsın, yerleştin mi?
    +evet baba. sevda, alev, mehtap ablalar var onlarla kalıyorum.
    -kızım? kızım nereye düştün sen?
    (hipopotam, 18.08.2008 16:31 ~ 16:32)
  21. katıksız ekmektir. sağcısı da solcusu da; dilencisi, hırsızı, pıştu, pezevengi de; bankacısı, öğretmeni, öğrencisi de; herkes ama herkes için zaruri günlük besindir.
    (tariktuna, 17.11.2008 14:05)
  22. "0" bir değer değildir bir sayı bile değildir ancak bir sayı yanına gelince değer yaratır tıpkı sevda gibi . sevdanında tek başına bir değeri yok illede biri olacak. "0" ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır büyür.
    (son günlerde sözlükte daha da belirginleşen durum, 12.03.2009 01:22)
  23. suysa su rüzgarsa rüzgar,
    ömrüme ömür başka ne katar.
    ha az gülmüşüm ha çok,
    ha az bilmişim ha yok,
    değil mi ki yokluktan
    tanrılar varlık çıkardılarsa,
    işim ne ki sevdadan öte...
    (delikızınürküsü, 10.04.2009 14:56)
  24. kalbimizde ateşlenen bir yalancı yaradır şimdi sevda,
    kendi sesimizden dağıldıkça etrafa,
    söylenceler kadar yitirir masumiyetini...
    çiğnenmiş yeminleri tükürür gibi
    küf kokan ağızlarda,
    tadı geçmiş sakız manasızlığıdır
    sahte itirafların kekremsi tadı...
    hiç varılamayan o masalın sonunu
    ikiden fazla dilde oynaştırdıkça,
    kenar mahalle istasyonlarından
    kaçmak için yer arar kendine
    baharsızlığımızın bitmeyen arayışında...
    sevda..sessizliğinde sevda olmalı
    yapışmalı yakasına gürültülü sözcüklerin.
    her dilde aynı olmalı
    ve;
    uzak yolculuklar bitiminde
    ülkesinin adı bile bir olmalı...
    sevda olmalı...
    (delikızınürküsü, 04.05.2009 22:09)
  25. sevan nişanyanın taraf gazetesinde bugünkü yazısında anlamını çok güzel açıkladığı kelime. yazıyı okuyunca bilmediğim halde sürekli kullandığım için çok utandım. yazıyı kopyalayayım:

    türkçeye benzeyip de türkçe olmayan bir başka mühim kelime sevda. daha önce de bir kere değindim, bunun türkçe sevmekle, sevgiyle işi yok. arapça sawdâ, aswad (kara) sıfatının dişil hali. ayrıca yunanlıların melankholê dedikleri haltın diğer adı. türkçesi kara safra. melan kara, kholê safra.

    eski tıpta insan bedenini oluşturan dört ana maddeden söz ederler. bunların her biri halt’tır, yani karışım, ya da “komponent”. dördüne birden ahlat-ı erbaa denir. dördü sırasıyla kan, balgam, ak safra ve kara safradır. kanı çok olan insan gözüpek, balgamı çok olan tembel, ak safrası çoksa öfkeli, kara safrası çoksa depresif, dalgın, düşünceli olur, hülyalara dalar, arabesk takılır. dördünün dengesi çok bozulursa hastalıklar baş gösterir. batılıların melancholia dedikleri şey, kara safranın yani sevda’nın fazla olması halidir. bunun türkçesi eskiden arapça şekliyle malihülya ya da kısaca hülya idi. aşağı yukarı 1920’lerden itibaren frenkçeden devşirilen melankoli tercih edildi.

    bu haltları ilk önce yunan tabiplerinden hippokratês sistemleştirmiş. arap kaynaklarında bûkrât hekim diye geçer. ibn sînâ da tıbbi çalışmalarını aynı sistem üzerine kurmuş. batı’da 17. yüzyıl başlarına dek, doğu’da ta düne kadar tıbbın esası bu teori idi. ilm-i yakîn kabul edilirdi yani. devir değişti, hatırlayan bile kalmadı.
    (wfnietzsche, 24.05.2009 01:34)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil