kalbimizde ateşlenen bir yalancı yaradır şimdi sevda,
kendi sesimizden dağıldıkça etrafa,
söylenceler kadar yitirir masumiyetini...
çiğnenmiş yeminleri tükürür gibi
küf kokan ağızlarda,
tadı geçmiş sakız manasızlığıdır
sahte itirafların kekremsi tadı...
hiç varılamayan o masalın sonunu
ikiden fazla dilde oynaştırdıkça,
kenar mahalle istasyonlarından
kaçmak için yer arar kendine
baharsızlığımızın bitmeyen arayışında...
sevda..sessizliğinde sevda olmalı
yapışmalı yakasına gürültülü sözcüklerin.
her dilde aynı olmalı
ve;
uzak yolculuklar bitiminde
ülkesinin adı bile bir olmalı...
sevda olmalı...