"uzun zamandır yazmak isteyip de yazamadığım,bir türlü beceremediğim,hani sevgilisine mektup yazmaya çalışan kişinin hangi kelime ve cümleyle başlaması gerektiğine karar veremeyerek bütün kağıtları çöpe atması gibi bir türlü en doğru ifadeleri bulamadığım "eternal sunshine of the spotless mind"ı öylesine muhteşem anlatmıştır ki sanırım benim yazım bir kaç yıl daha ertelendi" dedirten yazardır.
lekesiz girisine sonsuz günışığı dileyerek favorilerimize ekliyoruz.10 puan 10 puan 10 puan
"how happy is the blameless vestal's lot!
the world forgetting, by the world forgot.
eternal sunshine of the spotless mind!"
bitürlü cümlelerimi toparlayıp da yapamadığım yorumlarımın sahibidir. eternal sunshine of the spotless mind ve pride and prejudice yorumlarını okuduktan sonra "şerefsizim benim aklıma gelmişidi" dediğim yazar. ayrıca özgürlük ve sinema adlı yazısını da bi nefeste okutmuştur. uzun film yorumlarını okumak da pek keyiflidir.
ilk olarak eternal sunshine of the spotless mind hakkında yazdığı @2201079 numaralı gerçekten harika girisiyle dikkatimi çeken ve gün itibariyle ortak zevklerimizin çokluğuyla beni hayrete düşürmüş yazar...ayrıca çok sevdiğim filmler*** hakkında yazmış olduğu yorumları okumak ayrı bi keyif haline gelmiş durumda...severek takip ediyoruz...
enteresan bir dönemeçte, hani dönüşü olan ama döndükten sonra esen yellerle baş başa kalınabilecek durumlardan birinde.
bazen kendinizin diğer onca insandan neden farklı olduğunu düşünürsünüz. bir işi onlardan daha iyi yapabileceğinizi size düşündüren en ufak bir ışık görürseniz cesaretlenirsiniz. şimdi ışığı görmüş biri olarak risk almadan yaşanmayacağının, hepi topu bir canımız olduğunun bilinci ve hissiyatı ile hareket eden bir faniyim. belki sonradan pişman olacağım , dorothy 'nin eve dönmesi gerekecek ama şimdi tüm kalbimle inandığım yoldan gitmeyi seçtiğim için huzurluyum. belki çok şabalağım, bunu nick altına yazdığım için de aynı derecede garibim ama olsun; en azından deniyorum. bu da bir şeydir değil mi?
sinema üzerine girilerini takip ettiğim, keyifle okuduğum, katılmadığım görüşlerimi özelden paylaştığım ve övgüye değer bir nezaketle beni yanıtlayıp sohbet eden yazar.
başlığında neden "belki ilginizi çeker" kısmında mcdonald s palyaçosu çıktığını anlamadığım, ama tipini falan düşününce birden kendimce bir benzerlik fark ettiğim kıymetli kişilik, yüce insan. hele hacı sakalları olmayınca kırmızı kocaman ayakkabılarla okulda dolanıp hoplayıp zıplayabileceğini hayal edebiliyor insan, ne yalan söyleyeyim.
itü sözlüge pek takılmışlığım yoktu, bir arkadaşa bakıp çıkacaktım, ancak tesadüf eseri setheleh in v başlığı altında yazdığı girdiye rastladım. o kadar beğendim ki itü sözlük de bana göre bişeyler olabilir diye düşündüm. apar topar üye oldum, böylece setheleh bu aileye katılma girişiminde bulunmama vesile olmuştur.
açıklama: v benim ensevdiğim filmin en sevdigim karakteridir. en sevdiğim film ise v for vendettadır ayrıca 22 yaşındayım, en sevdigim renk yeşil, en sevdigim kitap semerkanttır. tüm sözlükçü arkadaşlara burdan başarılar diliyorum.
bir zamanlar nick altıma bir giri yazmıştı.. niye yüzyıllar öncesinden bahsediyor gibi konuştum ki? üzerinden sene geçmedi ve yazdığı giri de hala orada.. en iyi kelimelerimi yer kubbenin dört bir yanına dağıldıkları yerden çağırabileceğim gün geldiğinde asıl teşekkürümü edeceğim diye bekleyip durdum ama anladım ki gelmeyecekler ve onun beni bu kadar iyi çözüp, tam da duymak istediklerimi bu kadar vurucu ve benim için özel manası olan kelimelerle söylemiş olması beni hala mest ediyor.. "ben"i ben bile, onun o harika nick altı girisindeki kadar bile iyi anlatamadım bugüne dek.. binlerce giri girdim ve bütün anlatmak istediklerimi, kim olduğumu birkaç satırda anlatmayı başararak bugüne dek aldığım en güzel hediyelerden birisini vermiş oldu.
"oğuz atay'dan sonra yazmak çok gereksiz" diyordum..
şimdi onun yazdığından sonra ise, "kendim hakkında bir şey yazmak veya konuşmak" gereksiz gelmeye başladı..
ben beceriksizim, şeyleri bu kadar iyi anlatamıyorum, ama gerçekten burada hediyesine aynı incelikte bir hediye ile karşılık vermeyi çok isterdim.. "değiştin sen" diyorum kendime, "şimdilerde cıvıklaştın resmen" diyorum kendime, ama ne zaman o yazdığını açıp okusam, "bekleyin" diyorum, "bekleyin oyunlar geri dönücem!.. ışık içinde kalıcak şehir!"
bir daha beni böyle benden daha iyi anlatıp özetleyen bir yazı yazılabileceğini pek sanmıyorum. ve aylar sonra yeniden teşekkür ediyorum kendisine, mendillerimizi çıkarıp gözyaşlarımızı silelim hadi!.. (vıcıklaştım derken bundan bahsediyorum işte, durduramıyorum kendimi, bişiiler koptu ama ne bilmiyorum)