sessiz insan ile ezik insan arasındaki ince çizgi 

adana çık aradan

  1. çizgiyi saptayacak insanın tekelinde olan bir durum maalesef. güçlü bir insan vardır örneğin, karakter olarak. yahut öyle olduğu var sayılır. sık şekilde rast gelinen sandık içi karakterlerinden. ersin karabulut, bu çizgiyi kendi egoları uğruna saydamlaştırarak silen kişileri yıllardır çiziyor, yazıyor. insanların ilişkilerinde "orta yolcu" olmalarının karaktersizlik addedilmesine yıllardır karşı çıkıyor.

    güçlü kişi- ya bu mekan güzel değil. başka yere gidelim.
    sessiz/ezik kişi- güzel ya burası ?
    güçlü kişi- yok yok. çıkalım ya.
    ortamdaki kız- ne kadar güçlü karaktere sahip bir kişi. kolay beğenmiyor. hımm. hemen aşık olmalıyım.

    şeklinde karikatürize ediyor yıllardır ersin karabulut bu durumu.


    bünyesinde bir parça asosyallik bulunan ve genelde güç savaşlarının olduğu ortamlara düşen insanların ayırt edilememesinden ötürü çok canının yandığı bir çizgi sahiden. "bir öneriyi kabul etme"nin karakter zayıflığı addedilmesinin, bu bir öneri ise aynı insana mantıklı gelmesinden daha "popüler" bir bakış açısı olması insan ilişkileri açısından acı tabi. gerçek arkadaşlığın olduğu bir atmosferde pek rastlanmayan bir durum olmasının yanında, insanların gerçek arkadaş evresine geçmesine ket vuran lanet bir çizgi. ben karikatürize edemem ama şöyle bir şeyler yapabilirim ki bu tip bir insanla karşılaşmak en fenası:

    - derse geç gelmeler iyice sıklaştı.
    - ...
    - böyle olmaz bu iş. 15 dakikalık bir müsamaha tanıdık. keyifle kullanıyorsunuz bunu.
    - hocam ben -anasının amından- geliyorum derse.
    - oo, çok uzakmış. taşın sen ordan hemen. neyse, derse geçelim.. nerde kalmıştık ?
    - ?.... (iç ses) ebenizin amına taşınacağım en kısa sürede. am, bir öğrenci için gayet makul bir yer, evet. orada bir göz odada yaşar giderim..

    şimdi, bu diyaloğu leyhte bitirmek, bu karakterde bir hoca ile atışmak bir insana ne kazandırabilir ? daha doğrusu, bu ince çizgi üzerinden değerlendirilen bir insana ne kazandırabilir ? ben terbiyeyi terbiyesizlerden öğrendim anlayışı insanın seçimine kalmış bir şey tabi. fakat bu "zıpkın" tavrı takınan kişi zaten bu çizgi üzerinden değerlendirilecek bir karakterde değildir. bu ince çizgi üstündeki insan, sosyal ilişkilerde doğruyu arar. yanlış olduğunu düşündüğü metotlarla ilişki kurmaz. bu tip insanlarla her daim son kurşunu yediği bir çatışma halindedir. ancak her çatışmadan gazi ünvanını kaparak çıkar ve devam eder yaşantısına. bununla da gurur duyar. etrafındakilere anlatır yaralarını. halbusi ver cevabı orada. apışsın lavuk. "bir gün" der.. o gün de hiçbir zaman gelmez.
    (alik, 14.11.2007 05:38 ~ 21.11.2007 05:20)


  2. (bkz: ortama hakim olan insan modeli)
    (bkz: ortamdan soyutlanan insan modeli)

    basit, sığ modellerle insanları bir şablona oturtmanın ötesinde varolan gerçeklerdir bunlar. bir mekanda, ortamda insanların ilgiyi kendi üzerine çekme dürtüsünü, hakimiyetini göstermesini ya da bir başkası üzerinde tahakküm kurmasını yargılamak değil mesele. bir insanın egosuyla bir başkasına/diğerlerine tahakküm etme hırsıyla dostluk, arkadaşlık ve insanlık gibi değerleri hiçe saymasıyla ortaya çıkan çirkinliktir mesele.

    bir adamın sahip olduğu hakimiyet dürtüsünü yargılıyor değilim, aksine sesi çıkmamış, hayatı boyunca içindekileri dışarı çıkaramamış bir insanın bu halde durmasını da eleştiren bir insanım. lakin mevzu bahis olaydaki insanlık sınırlarını çiğneyen çizgiden sözediyorum. bunun çirkinliği ve kabalığından...
    (skuba, 14.11.2007 05:59)
  3. aslında çok da ince olmayan bir çizgidir.

    zira ezik insanların hepsi sessiz olmadığı gibi sessiz insanların bir çoğu da ezik değildir.
    sessiz dediğiniz kişi size olan saygısından veya bilge kişiliğinden dolayı susuyor olabilir.

    belki de fırtınadan önceki sessizliği yaşıyordur. ve uzak durulması gereken biridir. çünkü sessiz atın çiftesi pek olur.

    yani iki düşünüp bir konuşan insan ezik değildir. olamaz.
    (emigrant, 14.11.2007 06:53 ~ 06:54)
  4. s- bak dostum buraya bir çizgi çekiyorum. bu tarafa geçmeyeceksin. geçersen döverim. şimdi de susuyorum konuşursan belanı sikerim. sessiz bir insanım ben.
    e- tamam abi.
    ...
    e- eziğim ben de.
    s- şşt
    (ford prefect, 14.11.2007 07:57)
  5. üzerinde yürünmez, eller kuş misali çırpılarak dengede durmaya çalışılır: zira her yönden iten olur. anlık düşmenin sonucunda da nur topu gibi bir yaftanız olur. lakin çok da önemli değil. her şeyin etiketi geçicidir.
    (alik, 27.03.2008 16:41 ~ 16:43)
  6. önemlidir öncelikle. genelde sessiz bile olsanız elbette konuşmanızın ya da harekete geçmenizin gerektiği bir an gelecektir. işte o an belli olur her şey. konuştuklarınıza ve yaptıklarınıza göre şöyle bir sonuç çıkar:

    x: kem küm

    toplum:o kadar sustu sonunda da bi bok çıkmadı. hımm evet nerde kalmıştık

    y:hepinizi dinledim ama genel olarak anlayamadığınız bir konu var. .....(mangalda kül bırakmaz)

    toplum:adama bak ya susuyor filan ama baba adam konuştumu da ağzımıza sıçıyo, kimseyi siklemeyen de bir havası var. bize de bişey demesin.
    (bugun burda cumartesi, 27.03.2008 17:17)