belki ilginizi çeker
  1. · eylül
  2. · nabizade nazım
  3. · edebi akımlar
  4. · beni ayartma
  5. · bir ölünün defteri
  6. · türk edebiyat tarihi
  7. · cenab şahabeddin
  8. · rübab ı şikeste
  9. · sembolist
  10. · edebiyat ı cedide
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  2. · tunceli alevileri dinsizdir
  3. · insanın hayatına sıçan şeyler
  4. · uykusu olup da uyumayan insan
  5. · 2012
  6. · erkekte ses tonu
  7. · thierry henry
  8. · yağmur yüreklim
  9. · olası 29 nisan mitingi katılım sayısı sallamaları

servet i fünun  

  1. fenler(ilim) zenginliği..

    1891'de ahmet ihsan tarafından çıkartılan haftalık dergi..
    (betty blue, 08.06.2006 22:23)
  2. tevfik fikret'in öncülerinden biri olduğu edebiyat akımı.
    (bulenthus, 08.06.2006 22:39)
  3. öncelikle, ü ile yazılmayan, şapkalı u ile yazılan topluluktur.
    (poetisa, 20.07.2007 21:02)
  4. 1896-1901 yılları arasında varlık göstermiş, çok kısa bir süre varlık gösterse de çok uzun yıllar devam eden bir etkiye sahip olmuş edebiyat topluluğunun ismidir. öncüleri ve meşhurları tevfik fikret, cenap şahabeddin, halit ziya ve mehmet rauf'tur. şüphesiz ki en meşhurları tevfik fikret'tir. bilhassa tevfik fikret'in bu dönem edebiyatının en önemli temsilcisi olduğu bir gerçektir. ikinci abdülhamid idaresi altında doğmuş, yaşamış ve ölmüş bir edebiyattır. dolayısıyla içine kapanık, içinde yaşadığın toplumun sorunlarına bigane kalmış, kalmak zorunda olan bir edebi ekoldür. bu dönemde estetik kaygı had safhadadır. sosyal içerikli edebiyat yapma imkanının olmaması nedeniyle estetiğe, şekle verilen önem doruk noktasına çıkmış, bu konuda çok başarılı örnekler verilebilmiştir. farklı nazım şekillerinin denenmesi, şiir şekline dair yeni açılımların yapılması da bu dönemin özelliklerinden biridir.
    (mümtaz, 15.09.2007 14:05)
  5. (bkz: bilim teknik)

    (bkz: serbest çağrışım)
    (the apostle in triumph, 15.09.2007 14:21)
  6. servet i fünun döneminin başlıca yazarları:
    tevfik fikret, cenap şahabettin, halit ziya uşaklıgil, mehmet rauf, hüseyin cahit yalçın
    (cosette, 29.12.2007 00:45)
  7. kendisi olduğu gibi, başlangıcı da türlü yeniliklerle gerçekleşen edebi akımdır.

    tanzimat ikinci dönem yazarlarımızdan recaizade mahmud ekrem'in fikri yolunda ortaya çıkmış ve gelişmiş bir akımdır. biraz daha geniş bakınca, tarihsel bağlamda şinasi'ye ve namık kemal'e kadar gidilebilir belki. fakat, recaizade, teorileriyle, bu akımın kaynağı olmuş, bu gençlere (tevfik fikret, cenap şahabettin, ali ekrem, mehmet rauf, süleyman nazif, ahmet cavit...) yol vermiştir.

    "musavver servet-i fünun" dergisi, fenni konular içeren bir dergiydi. bu derginin sahibi ahmet ihsan (tokgöz), recaizade'nin mektepten öğrencisidir. ekrem bey, öğrencisini bu dergiyi bir edebiyat dergisi haline getirme konusunda ikna ettikten sonra, ekrem'in galatasaray'dan öğrencisi tevfik fikret'i başa getirmiş ardından.

    tanzimat döneminde gazeteler revaçta iken, bu dönemde, edebiyatçılar, tartışmalarını dergiler üzerinden yapmışlardır. recaizade'nin sayesinde, dergicilik hareketlenmiştir diyebiliriz. ilk tartışma, genç, tanınmamış bir şairin yazdığı bir şiirde "abes-muktebes" kelimeleri ile kafiye yapmasından (şu an gözümüze ve kulağımıza kafiyeli olarak gelen bu kelimelerin son harfleri, osmanlı türkçesi yazılışında birbirinden farklıdır) ve recaizade'nin bunda bir kusur olmadığı yönündeki beyanından sonra patlak verir. "musavver servet-i fünun" (yeni edebiyatçılar) ve "musavver malumat" (eski edebiyatçılar) arasında başlayan bu tartışma, "kafiye, göz için midir, kulak için mi ?" sorusu etrafında şekillenir. neticede, servet-i fünuncular, bu ve bunun gibi yeni fikirleri gayetle savunmuşlardır.
    (alik, 29.04.2008 19:25 ~ 19:33)
  8. bir diğer adı, tanzimat döneminden başlamak üzere, divan edebiyatına karşı olması sonucu edebiyat-ı cedide'dir.

    baskı rejimi dolayısıyla kaydığı bireycilik anlayışı ve doğa- aşk gibi konuların işlenmesi sebebiyle "çiçek böcek edebiyatı" gibi bir yakıştırmaya da maruz kalmışlığı vardır.
    (alik, 29.04.2008 19:31 ~ 19:31)
  9. ilk yılarında fen dergisi olarak yayın hayatına giren dergi derginin başına tevfik fikretin gelmesi ardından edebiyat dergisi olmuştur.
    (anathema se, 08.05.2009 21:26)
  10. tanzimat edebiyatı'ndan sonra kurulan edebiyattır.
    fikir öncüsü recaizade mahmut ekrem, kurucusu tevfik fikret'tir.
    bu dönemin sanatçıları sanatı sanat için yapmışlardır.
    hedef, halk değil yüksek zümredeki insanlar, aydınlardır. bu nedenle eserler halkın değil aydınların anlayabileceği, ağır bir dille yazılmıştır.

    bir diğer adı "edebiyat-ı cedide" olan bu edebiyat istibdat döneminde oluşmuş ve sona ermiştir.

    recaizade mahmut ekrem genç bir yazarlar kadrosunu servet-i fünun dergisi etrafında toplayarak bu edebiyatı oluşturmuştur. tanzimatçıları kullandıkları dil yönünden eleştirirlerken kendileri daha ağır ve ağdalı bir dil kullanmışlardır.

    bu dönemin yazarları eğitimlerini kolejlerde tamamlamış, gayet entellektüel kişilerdir. geçim sıkıntıları yoktur. dönemin özelliğinden olsa gerek, yazarların tümü içine kapanık ve duyarlı, karamsar kişilerdir.

    bu edebiyatta tanzimattaki gibi doğu-batı, eski-yeni çatışması yoktur. hayal-gerçek çatışması vardır. sanatçılarda sürekli doğaya kaçış vardır çünkü doğada ütopik şeyler vardır. bu çatışmaya verilebilecek en güzel örnek mai ve siyah adlı eserdir.

    bu dönemde en önemli gelişme şiirde olmuştur. fransız şiirinden sonne, müstezat, terzarima kullanılmıştır. gazel, kaside birimleri tamamen terk edilmiştir. böylece modern edebiyatın yolu açılmıştır (tevfik fikret tarafından). halit ziya'nın aşk-ı memnu adlı eseriyle beraber, romanda da batılılaşma başlamıştır.

    bu dönemde şiirde etkili olan edebi akımlar; kısmen romantizm, parnasizm ve kısmen sembolizmdir. romanda etkili olan edebi akım ise; realizmdir. realizmin şiirdeki yansıması parnasizmdir..

    şiirde iç ahenk ve dış ahenk önemsenmiştir.
    tevfik fikret, dili ve tekniğiyle dış ahengi;
    cenap şahabettin, parlak hayal gücü ve mecazlarıyla iç ahengi önemsemiştir.

    en küçük nazım birimi dizedir. dil ağır ve yapaydır. üslup kapalı ve tutuktur.

    servet-i fünun sanatçıları arapçadan ve farsçadan kelimeler seçmiş, bu kelimeleri edebiyat diline yerleştirerek dilin ağırlaşmasına neden olmuş ve servet-i fünun lisanı'nı oluşturmuşlardır. farklı fiil kipleri aynı cümle içinde kullanılmış, sıfatlar ismin sonuna getirilmiş, cümleyi ara cümlelerle ikiye bölmeye çalışmışlar, fiilsiz cümleler oluşturmuşlardır.
    ayrıca bu edebiyatta aruzun kalıpları müstezat için denenmiş ve büyük ilgi görmüştür.
    genel olarak aşk ve tabiat konuları işlenmiştir fakat servet-i fünun şiirinde ikinci meşrutiyet'in başlamasıyla sosyal konularda işlenmiştir.

    cenap şehabettin, tevfik fikret, halit ziya uşaklıgil, mehmet rauf, safveti ziya,
    hüseyin cahit yalçın, süleyman nazif, hüseyin siret, ahmet şuayip ve ali ekrem bolayır bu dönemin yazar ve ozanlarıdır.

    bu dönem sanatçılarının örnek aldıkları türk sanatçılar:
    samipaşazade sezai, namık kemal, abdülhak hamit'tir.

    örnek aldıkları yabancı sanatçılar ise:
    stendal, flaubert, balzac, goncourt, bourget'tir.


    edit: alıntı değildir.
    (anime, 17.07.2009 03:37 ~ 03:38)
  11. 'servet-i fünun' yazarları, dili yeni sözcüklerle zenginleştirmek istiyorlardı, ama bunun için yabancı kökler kullanıyor, bu da yetmeyince yeni tamlamalar bulmaya yöneliyorlardı. cenab şahabeddin 1892'de çıkarılmış olan 'nevsal-i servet-i fünun'a yazdığı bir yazıda bu konuyu ele alarak: "her fikir bir lafız ile veya birkaç lafız ile - yani terkiple - eda olunur; elfaz mahdut, halbuki efkar gayr-ı mahdut olduğundan alelekser tebliğ- efkara lafz-ı vahit kifayet etmeyerek teşkil-i terakip ihtiyacı mahsus olur..." demekte ve ortaya attıkları yeni sözcük ve tamlamalar karşısında doğan tepkilere değinerek yazısını şöyle sürdürmektedir: "daha geçenlerde büyük bir muharririmiz elfaz-ı cedide istimalini muahaze ettiği sırada şifahen bana dedi ki:

    <<- biz lisan-ı tahririyi indirmek, lisan-ı şifahiyi yükseltmek isterken siz her gün öyle lügatler, öyle terkipler çıkarıyorsunuz ki, veysi'lerin, nergisi'lerin asarında bile görülmemiş.>>

    cenab şahabeddin'e bu sözü söyleyen yazarın kim olduğunu bilmiyoruz, ama o söz ilk okunuşunda gülmece bir izlenim uyandırıyor. ne demektir yazı dilini indirmek? ne demektir konuşma dilini yükseltmek? sanıyorum ki, cenab şahabeddin, o zaman karşılarında yer alan bu yazarla alay etmek için onun sözünü isteyerek bu kılığa sokmuş, ya da ne demek istendiğini anladığı halde, anlamazlıktan gelmeye bakarak böyle gülmece bir izlenim uyanmasını sağlamaya çalışmış.

    gerçekte ise, adı verilmeyen o "büyük yazar"ın demek istediği, o zamana değin sürdürülmekte olan süslü, yabancı sözcük ve tamlamalarla dolu yazı dilini ortadan kaldırıp onun yerine konuşma dili temeline dayanan bir yazı dilini kurmaktır. adı verilmeyen büyük yazar, sanıyorum ki, ziya gökalp'tır. çünkü, ziya gökalp, türkçülüğün esasları adlı yapıtında, konuşma dili ile yazı dili arasındaki ayrıma önemle parmak basmıştır: "... iki türkçe var: biri konuşulup yazılmayan istanbul lehçesi, diğeri yazılıp konuşulmayan osmanlı lisanıdır. acaba milli lisanımız bunlardan hangisi olacaktır?"
    (nino quincampoix, 10.11.2009 10:47)
  12. sanat sanat içindir anlayışı hakim olduğundan halka değil de, aydın kesime seslenmişlerdir. bu sebeple konuşma dilinden uzaktır.
    (birben, 10.11.2009 11:00)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil