2 günde iyileşeceğinize 2 saatte sizi ayağa kaldıran süper bişe.
*
7/24 pc başında oturanlar için ideal bir icat.
kanın katı bileşenlerinin ayrılmasından sonra kalan sıvı.
fibrine dönüşerek kanın pıhtılaşma mekanizmasında kilit rol oynayan
fibrinojen gibi pıhtılaşmada görevli proteinlerden özel tekniklerle ayrıştırılmış
kan plazmasıdır.
dün akşam ani kan kaybı neticesinde bayılmamdan sonra hastanede doktorların, sen kanını verdin,şimdi de at sana kan versin fikriyle taktıkları şey...ne kadar kan yedim, ne kadar vücuduma enjekte ettirdim hiçbir fikrim yok ama baya tok tutuyor kendileri...ne kadardır bir şişenin litresi kaç litre içtim,niye bana bu acı gerçeği söylemiyorlar bilemiyorum...
her yazın sonunda mutlaka tadına baktığım sıvı. bugün de yedik 1 litre.
(bkz:
heh heh hadi bakalım)
(bkz:
yorgunluktan boku çıkmış smiley)
içinde zayıflatılmış ya da öldürülmüş mikroplar bulunuyor, hastalığı önleyici değil giderici özellik taşıyor. beyaz kan suyu. hafif şurup kıvamında, sıvı, falan filan. hiç öyle bakmayın tuhaf tuhaf, ben de meraklısı değildim kendisinin. yukarıda arkadaşlar anlatmış, bi tanesi de tanım yapmamış yalnız. ''tadına baktım, yedim, yaladım, yuttum.'' tarzı enteresan yorumlar. sanırsın rakı. kafana dikip içiyorsun. kafan güzel oluyor. bimilyon böyle.
olm madem deneyim anlatıyorsun adam gibi anlat. delikanlı ol iki dakka. di mi ama. de ki enjekte edilirken ananıskiyorlar. evvela merhamet yoksunu sayın bağyan hemşire damarını bulacak, sonra iğneyi damarının binikiyüz metre içine sokacak. iğne ayrı hikaye zaten. bodrum'dan istanbul'a köprü olur. üzerinde zıplaya zıplaya gidersin. uçmaya hacet yok.
abicim o iğne var ya o iğne. bileğinin içinde. öl. ben anlatmayayım öl sen. öl. ulan kıpırdasan dert, kıpırdamasan dert. ayağa kalkmaya teşebbüs etsen hayatın kaydı. ki ayağa kalkmak zorundasın. serum bileğine basınç yapar, basınç yüzünden bileğinin içindeki damar zonklar, kanamaya başlar, hortum tıkanır, hortum tıkanınca serum şişesini kendi kafanda patlatmak istersin, patlatamazsın, refakat eden arkadaşlar durumu kavrayamaz, velhasıl kendi kendine kıvranır durur sonunda çaresiz hemşireyi çağırırsın. sayın terelelli bağyan hemşire gözlerini faltaşı gibi açar, suratında ''yine mi'' ifadesiynen ve elbette ki homurdanarak müdahale eder olaya. kaç gün kaldın hastanede? kaç gün takılı kaldı bu zamazingo bileğine? o kadar gün boyunca, değişik saatlerde mütemadiyen devam eder bu işkence. etti yani. şu hayatta yaşadığım tek gerçek mutluluk o rezil, lanet olası enjeksiyon tertibatının bileğimden alındığı andır. geriye kalan bütün diğer anlar hikaye.
özetle insanoğlu hakkaten lüzumsuz bir yaratık. fâni. utanmadan hayata anlam yüklüyor. bi tane götü boklu iğneyle, enjeksiyonla ya da hayatı sikiliyor. hayvan herif.
oldukça önemli dipnot: mümkünse etmesin rica edicem ama ola ki tarih tekkerrür etti, o hemşire kapıdan gözüme göründüğü an serum şişesini kafama dikip, cinnet geçireceğim. en başından.
(queenie, 17.06.2009 16:43 ~ 16:43)