|
|
- bir üründen çok sayıda üretmek yoluyla, maliyeti azaltan ve üretim süresini kısaltan üretim yöntemi.
bantlı sistemlerde bir işçi sürekli aynı işi yaptığından zamanla yetenekleri öyle gelişir, öyle gelişir ki işini mükemmel yapmaya başlar.
(bkz. henry ford)(chete, 03.04.2004 19:46)
- şu an adını hatırlamadığım bir kitaba da konu olmuştur bu seri üretim hadisesi. kitabın konusu george orwell'in 1984 üne benzer. bu kitapta ise insanlar seri üretilmeye başlanmış ve "oh lord" lafı, seri üretimin yaratıcısı henry ford dan dolayı, "oh ford" olmuştur...
- (bkz. seri tüketim)
- beraberinde hızlı tüketim kavramıyla beraber pazarlama çılgınlıklarını, çok al az öde mantığını getirmiştir.
fonksiyonun kendi tabiatından dolayı seri üretim üretim odaklıdır, daha çok üretmek lazımdır, daha büyük fabrika gerektirir. böyle olunca bir süre sonra üreten sistem (ülke, kişi) güçlenir, güçlenir, güçlenir ve gücünü korumak için tüketimi artırmaya çabalar. yeni pazarlar açar, yeni ülkeler, müşteriler yaratır.(chete, 03.04.2004 21:55)
- genel olarak iç anadolu ve güneydoğu'daki köylerimizde; tarlada çalışacak insana ihtiyaç olduğundan, hiç durmadan devam eden faaliyet.
- 1908 yılında ford firması "t" modeli denen otomobili piyasaya sürdü. bu model, bir at almaya parası yeten herkesin alabileceği ucuzluktaydı. böylece otomobiller yalnızca zenginlerin oyuncağı olmaktan çıkıp günlük yaşamda kullanılmaya başladılar. ilk seri üretim bandını da t modeli için devreye sokarak seri üretime geçen firma yine ford olmuştur.
- fender isimli markayı yerle bir etmiş üretim yöntemidir.
edit : bir o kadar da zengin etmiştir o ayrı.
- (bkz: en az üç çocuk yapın)*
|