televizyonda program falan da yapıyormuş bu. seyredenleri de varmış. hatta o programda hayranlarına akıl verirmiş, kolej mezunu ya, aklı ona fazla gelmiş. şarkı da söylermiş. çok çalışmış, alnının teriyle hummer almış. televizyonlardaki medya maymunlarını o da sevmezmiş.
ayrıca fotoğraf çekilirken mutlaka kendini başka bir açıdan görmek gibi bir takıntısı varmış.
nasıl göründüğüylle ilgili kompleksi olduğunu düşünüyorum
ünlüler çiftliğindeyken elinde slikon ile odalarına dalıp pencere kenarlarını doldurmak isteyen arkadaşına "bu odada ben yatıyorum,yeterince slikon var yani" demesiyle gönlümü kazanmış,serengil kabusunun son üyesi.
(bkz: seni sevmedim süt oğlan,babanı da sevmezdim zaten!)
dudaklarının kenarını yataktan kalkar kalkmaz ilk iş olarak kalemle çizip sonra ruja buladığını,sonrada gündemden düşme kaygısıyla bugün kime bulaşsam diye düşündüğünü sandığım antipatik kişilik..
pakize suda'nın bahsi geçen şahısla ilgili muhteşem bir yazısı vardır.
"seren serengil gitti cezaevinde evlendi, biliyorsunuz. hem de öyle fikir suçlusuyla falan değil, kapkaççı çetesiyle ilişkisi olduğu söylenen biriyle. üstelik taze koca fantezi müzikle iştigal ediyor. hani popstar falan olsa neyse...
şimdi, cengiz imren'i küçümsediğimi, seren serengil'e layık görmediğimi düşünmeyin. ben, daha doğrusu türk toplumu olarak biz, seren'in yalancısıyız. bugüne kadar verdiği demeçlerden, kendisinin krallara layık biri olduğu kanaatini edinmiştik.
ağzından ne asil, ne zengin, ne görgülü, ne bilgili olduğundan başka laf çıkmazdı biliyorsunuz. haliyle şartlanmıştık biz de.
gerçi kral konusunu tam olarak idrak edememiş olabiliriz. kral çeşit çeşit oysa... ‘‘fanteziler kralı’’, ‘‘kapkaççılar kralı...’’ olabilir yani.
anacığı ‘‘seren diye kızım yok’’ demiş.
kadıncağız yıllardır lahanadan havyar yapacağım diye uğraştı durdu. olmuyor işte. oysa güzelim lahananın nesi var? eldeki mevcut malzemeye rağmen inat etti.
oysa seren'i hiç tanımayan biri bile, ingilizceseverlerin diliyle, ‘‘backround’’una bakıp görebilir ki seren budur. piyano çaldırıp bale yaptırmakla genlerle oynanamıyor.
* * *
ben hiç ayıplamıyorum seren'i. hiç de kızmıyorum. aksine çok takdir ediyorum şu son yaptığını. hayatının en doğru adımını attı.
‘‘yeter be! ben buyum!’’ dedi, kırdı çemberi.
dgm kapısında 8.5 saat beklemeler...
cezaevine yiyecek giyecek taşımalar...
hummer cipten, evden barktan, değerli incik boncuktan vazgeçmeler...
aşk için bunları yapabilen kaç kişi çıkar bu devirde bilmiyorum.
‘‘cengiz'in şartlarında yaşayacağım bundan böyle’’ demiş.
kız hakikaten áşık.
‘‘aşk öldü’’ diye şikáyet edip duran biri olarak şimdi bu kıza sahip çıkmak durumundayım arkadaşlar!
sinemada seyretseniz benzer olayı -ki artık böylesine filmlerde bile rastlamak zor- dayanamaz alkışlarsınız. nevin hanım bile alkışlar. e, ne diye ayıplıyorsunuz şimdi seren'i?
bir zamanlar ünlüler çiftliğinde yarışmacı olarak bulunan tavuklar şimdilerde küs olduğu hatun kişi. ünlüler çiftliği tavukları oluşumu adına bir tavuk "beni ve arkadaşlarımı "gel tavuk gel" diyerek yanına çağırıyordu. bizler de gitmiyorduk haliyle tavır koyduk kendisine özür dilesin barışalım" şeklinde bir demeç vermiş. bu olayın sonu ne olacak merakla beklenior.
(bkz: tavukları köpek çağırıyormuş gibi çağıran hatun)
aslında cok sevilmeyen bir insandır.ancak yaşadığı bu son olay seveni ve sevmeyenini üzmüştür.ben çok üzüldüm şahsen.bir insan 9 ay karnında taşıdığı bebeği son anda kaybederse kafayı yer.bebeğin boynuna dolanan kordon öldürmüştür bebeği açıklamalara göre.çok yazık gerçekten.allahtan kendisine sabır vermesini dilerim.(bkz: allah düşmanımın başına vermesin).
an itibari ile makinaya konuk olan, yıllardır cidden aynı yaşta, aynı saç modeline ve makyaja sahip, çoğu kişinin itici bulduğu aslında kendi halinde şeker hangi vasıfla ünlü olduğunu da anlaşılmayan bayan.
yıllar önce tuzla piyade okulu'nda verdiği konserde yedeksubay adaylarına telefon numarasını veren hatundur kendisi. arayan olmuş mudur bilmiyorum. evet o sırada ordaydım , hayır o konsere gitmedim.
küçüklüğümde star tv'de program yapan bu hatuna bir telefon gelmişti. telefondan gelen ses 1980 ylında seren serengilin vokalistliğini yaptığını söylemekteydi. şimdi duyduğuma göre bizim oldukça eskimiş bu ne iş yaptığı belli olmayan bu teyze 1980 yılında doğmuş. doğar doğmaz vokalist tutmuş. vay be dedirten olgun genç teyzemiz.