trash değil thrash yapan slayer'dan baya etkilenmiş grup.
en iyi albümleri:
(bkz: arise) (1991)
(bkz: chaos a.d.) (1993)
(bkz: roots) (1996)
(bkz: against) (1998)
ilk dinlediğimde bana hayatımın ohasını çektirmiş**, direk kasetçiye koşup, "abi sepultura varmı" dedirtmiş, heavy metalin merkezinden* çıkmış bi grup.. zamanla bayar..
vakt-i zamanında (max varken) çok başarılı işlere imza atmış fakat o gittikten sonra tiksindirici bir çöküşe geçmiş ve son albümleri roorback ile daha kötüsü olamazdı dedirten grup
propagandaroots bloody rootscut throat gibi kült şarkılara damgasını vurmuş grup. ikiye ayrılır bunların dönemi; max'li ve max'siz. yeni solistleri olan şahıs, sepulturanın eski bir hayranıdır ve menajerler sayesinde gruba katılmıştır. max döneminde hem müzikal hem de siyasi duruşları açısından dikkat çeken grup, max gittikten sonra çöküşe geçmiştir, doğrudur. ne varsa eskilerde var azizim diyerekten, bakınız verilen tüm şarkıların maxli döneme ait olduğunu eklerim.
max cavalera' nın yeni arayışları sonucu ayrılıp soulfly'ı kurmasıyla piç olmuş gruptur. soulfly'dan da pek bişey olmadığını düşünürsek karşımıza 0+0=0 gibi bir sonuç çıkıyor. yazık.
ilk zamanlarında death metal (bestial devastation, morbid visions) , daha sonra death thrash (schizophrenia, beneath the remains) , sonra thrash (arise) sonrası malum indie metal(choas ad) , hard core(roots vs...) karışımı birşeyler yapan , özellikle roots albümüne kadar tüm şarkılarını ezbere bildiğim, brezilyada imkansız gibi görülen şeyi başarmış bir azim örneği.
her ne kadar kalan elemanlar kabul etmese de çöküşe yüz tutmuş gruptur artık.kendileri sentenced gibi zirvede bitirmek yerine sürünüp bitirmek yolunu seçerse yazık olacaktır bu gruba.ama her ne olursa olsun efsaneler arasında yerlerini alacaklardır.
bir çok kişi tarafından trash yaptıkları söylense de aslında melodi ve riff kalıpları bakımında death ve melodic death metal e öncülük ettiğini söyleyebileceğimiz gruptur zira arise albümü metal müzik türünde devrim niteliğinde rifflere sahiptir, bir çok günümüz grubuna ilham kaynağı olmuştur.
ayrıca brezilya' da verdikleri konserler esanasında ve sonrasında ufak çaplı (konser kitlesi kadar ) ayaklanmalara vesile olmuşlardır.
28 mart 2007'de istanbul'da konsere çıkacağı söylentileri çıkan, eskiden taş gibi thrasholan şimdi ise max*'den sonra gelen vokalle birlikte traş olan gruptur.
sanırım 28 mart'ta istanbul'a gelmek yerine29 mart'ta üsküp'te konser verecek olan grup. sanırım 30'undaki nicosia konseri için kıbrıs rum kesmine buradan gidemeyecek olmaları nedeniyle türkiye yerine makedonya'da sahneye çıkacaklar. yazık oldu.
territory'nin klibinde filistin'li mücahitlerin otağında bağdaş kurup kendilerine ikram edilen (ince belli bardakta) çayı alırken -mücadelenize saygı duyuyoruz- mesajlı bakışlara sahip grup elemanlarının kıymetbilirliğini takdir eden arkadaşlara, kemaliye'de karlı bir gün kış gününde icra edilen faslı tavsiye ediyorum. kanımca grup, bu ağaların yürek dağlayan namelerini dinleseydi feshederdi kendini fesh.
elime chaos ad kaseti geçmiş ne güzel grupmuş bu diyerek dinliyorum. bide birinden hoşlanıyorum tanımadan etmeden adını bile bilmeden. adını öğreniyoruz da önemli değil şimdi konumuz sepultura. neyse günler böyle hoşlana hoşlana geçerken her cuma okul çıkışı mutlaka gittiğimiz bici bicici* ye gidiyoruz. gömülmüş bici bicimi yemekle uğraşırken birden ne göreyim..o geliyor. yanımızda bulunan üst sınıflarda onu tanıdığından gelip yanımıza oturuyor. ben hiç bişe anlamıyorum o saatten sonra bici biciden. muhabbet ediliyor heyecandan ağzımı açıp tek kelime edemiyorum. sonunda söylemez olsaydı dediğim cümlesi geliyor.
- sepultura geliyormuş
( ve ben hiç utanmadan şu soruyu soruyorum )
- adana ya mı
- ?!
ulan ne işi var sepultura nın adana da diye sövüp duruyorum kendime ama çok geç tabi. bitmiyor tabi bununla, o andan itibaren sepultura nın adana konserinin tek seyircisi diye bi sıfat ekleniyor bana. bitaneyim biliyorum*
ilk dinlediğim chaos a.d. albümünden kopamadığım grup.. 10 yıl geçti hala sık sık dinlerim, 10 yıl sonrada böyle olacak gibi.. diğer albümleri beni pek sarmadı.. bir territory, bir the hunt şarkısı gelmez bir daha..