bu benim yaşamış olduğum gri-beyaz bir film. belki yanlış platformlarda, abartılmış diyalektik içeren, her yanı bataklık çamurunda debelenen. rehavete düşmemek için direnen ama uykuların rem anlarında inleyen. bıraktım yılların hesabını yapmayı. yıllar içinde çürüyen sensiz ama seninle dolu günlerimin bir çeyiz sandığı gibi ellenmemiş, naftalin kokan garibanlığını.
günahın en havalısı, ayıbın en kabadayısı, rollerin en fazla özlem repliğinde katmerlenenini yaşıyorum bu aşk yüzünden. senelerce sustum da ne oldu, sessiz ağladım da ne oldu? umutlarımın deformasyonundan başka ne geçti elime? mutluluk özleminin boş çerçeve şeklinde sızım sızım sızlatmasından başka ne geçti?
tutuşan oldum tatlım, yanan oldum günlerin, ayların halime kahkahalarla gülen şubatlarında. anlaşılamayan oldum ''anlıyoruz seni'' diyenlerin, yalan söylemlerinde. kaçıncı söz verişim bu kendime. kaçıncı ceza verişim gönlüme. anlatmaya çalıştığımın, yaşadığım hiç bilinmeyenli denklemin çözümünün arandığı yerin burası olmadığını. anla güzeller güzeli ne kadar çaresiz kaldığımı.
dilediğim gibi davranmak yetisine sahip değilim bu kadar aslında, yaptığım yanlış. ama kalbim yanlışın duvarlarından aşamıyor, sokaklarından çıkamıyor. sustum sustum yıllardır ama üzgünüm artık dilim, bu volkana daha fazla direnemiyor. ellerim yazıyor...yazıyor içimdeki milim milim işlenmiş sen izlerinden. yüreğim ağlıyor, ellerim yazıyor. gözlerim arıyor, ellerim yazıyor. ellerim yazıyor...eller gülüyor halime. halimin en sensiz özleyişlerine.