seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. platonik bir aşkın teselli cümlesi olabilecek güzel bir şarkı sözü.
    aynı zamanda sizi sallamayan eski kankanızla karşılaştıktan sonra da ironik olarak söylenebilir.
    (the weakest link, 16.06.2004 20:14)


  2. (bkz. sensiz saadet)
    (aquarius, 16.06.2004 21:32)
  3. (bkz. köpekleri uzaktan seven insan modeli)
    (hepten aykırı, 16.06.2004 21:35)
  4. uzakta olmaya mecbursanız, ama seviyorsanız gerçekten, hasret dayanılması güç bir acı olarak yer etmişse içinizde, vuslata daha çok varsa ya da asla kavuşamayacağınızın farkındaysanız acı bir şekilde; ve tüm bunlara rağmen yaşamak zorundaysanız öyle ya da böyle, gönlünüzü avutabilmenize yardımcı olabilecek nitelikte bir cümle..
    (bkz: davut gönlünü avut)
    (tenekeci, 18.11.2004 16:57)
  5. (bkz: kedi uzanamadığı ciğere mundar der)
    (seekter, 18.11.2004 17:04)
  6. (bkz: uzaktan kumandalı kondom)
    (selam kelamı, 18.11.2004 17:29)
  7. birini kızdırdıktn sonra kendisiyle belli bir mesafeyi(uçarak kafa atamayacağı kadar) korurken bir yandan söylenerek karşı tarafı çileden çıkartmak için kullanılan iki dize.
    (tenement funster, 18.11.2004 22:28)
  8. "ben senin hayalinle yer, içer, yatar, kalkarım! senin haberin olmasa da olur! bi dört duvar anlar beni, e o da bana yeter" tarzındaki platonik, acımsı aşk nidası. ulaşılamayanlara haykırıştır, bir dokunuştur.

    hayırlara vesile değildir.
    (r feynman, 19.11.2004 00:08)
  9. bunun ileri boyutlarında sertab erener'in "seeeen sandığım belki benim yüreğimdi, iyiki dönmüşüm yolun başındannn.." nakaratlı şarkısı söylenir.. tamamen avuntudur bunlar.. (bkz: züğürt tesellisi)
    (evergrey, 19.11.2004 00:11)
  10. sözlükçülerin şiirsel yeteneklerini döktürmelerine vesile olan olgumsu.
    (skuba, 19.11.2004 01:14)
  11. (bkz: içimdesin nasılsa)
    (harakiri, 19.11.2004 01:30)
  12. onun çok yakınındayken bile gözgöze olduğunuz anlarda dahi onun başkasını düşündüğünü bilmek
    (scarlet, 20.11.2004 13:35)
  13. daha evel yakından sevmenin kötü sonuçlarıyla karşılaşmış birisinin söyleyebileceği sözdür.artık sevdiğini, sevgisiyle rahatsız etmemeye çalışır.kendi içinde besler, büyütür sevgisini, kolay kolay da dışa vurmaz.bu belki tek çaresidir belki çare bile değildir.fuzuli tarzında aşka benzer bir yönüyle.ama insana acıdan baska hiçbirşey vermez.bu yüzden bu duruma gelirse bir insan olabildiğince çabuk savuşturmalıdır kafasından sevdiği kişiyi.zaman herşeyin düzelmesinde yardımcı olacaktır.geriye önceleri yanmış bir ateşin soğuk külleri kalır ve sadece arada bir ateşi hatırlatır o kadar,yanan ateş kadar acı vermez.(bkz: sözlükte güzin ablalık yapmak)
    (culdesac, 19.12.2004 23:46 ~ 23:56)
  14. (bkz: davulun sesi uzaktan hoş gelir)
    (guest8644, 13.08.2005 12:07)
  15. bir kere inanıyorum ki; aşkın güzeli olmaz. aşk her zaman bir taraf için kayıp, zulüm, ızdırap, acı, keder, hüzün türünden ne kadar olumsuz hissiyat varsa bunlara dönük adaletsizlikler çeşnisi yaratır. bu haliyle birine duyulan aşk, değil uzaktan yakından bile olsa her haliyle estetik bir ifade taşımayacaktır. güzel değildir yanisi. ancak hemen bir kaç kişinin "-ya tamam da aşık olduğumuzda seviniyoruz, her türden acısı onursuzluğuna vs. bile katlanıyoruz. nedir bizi bu denli çekip çeviren, sarmalayan?" diye soracaklarını da biliyorum. bence insanın ötekine katlanabilirliğini sağlayan şey, gizemdir. aşık olunanın henüz keşfedilmemiş bir ada kabilinden orda öylece, masum ve temiz olarak duruyor olmasıdır. "-bunu da nereden çıkardın arkadaşım?!" diyenler olacaktır. bunu ben robinson'un adaya ilk kez düştüğündeki durumunu analiz ederek ve yaşadıklarımı bununla örtüştürerek söylüyorum. şöyle ki; robinson adaya ilk çıktığında büyük bir merakla adayı keşfetmeye incelemeye koyulmuş, yaşamını idame ettirmek amacıyla ada üzerinde her türlü şebekliği yapmıştır çekinmeden. ancak adayı keşfettikten sonra -en azından adanın artık gizemi, çekiciliğinin kalmamasının ardından- bu sefer yanına bir başka insan talep etmiştir. durumu yazara bildirerek (daniel de foe) gerekli çalışmaları yapması yönünde ikaz etmiştir. yazar da kankasını kırmamakla birlikte ibnelik olsun diye onun yanına bir yamyam koyuvermiştir. neyse robinson, adasının gizemini çözüp de onun çekiciliğinden sıyrıldığından buna bile razı olmuştur. der giderken bir müddet sonra robinson cuma'dan da sıkılmış ve aralarında kavgalar, tartışmalar, çatışmalar baş göstermiştir. şu halde cuma da gizemini yitirmiş olmuştur. ama yazar bu sefer robinson'un yaptığı bu şebekliklere bir dur demiş ve yanına hiç kimseyi vermemiştir daha. ve hatta cuma'yı bile bu ibnetor'un elinden çekip almayı düşünmüştür bir ara. (kaynak: gece kuşu)
    neyse biz yine konumuza dönelim; uzaktan sevmek ise, aşkın en iğrenç hallerinden biridir zannımca. zira, bırakın bir tarafın diğerine açık olduğu halleri her iki tarafın aynı zamanda birbirine aşık olduğu durumlarda bile, bireylerin birbirlerini (veya kendilerini) yemeleri işten bile değildir. çekilmez bir hal alır bu durumda aşk denen aşağı(lanma)/lık-lar kümesi...
    en çok da bu durumlarda ızdırap halini alır zaten. acı üst düzeylerde yaşanır her zaman. kim ne derse desin -en fazla karşılıklı güvenin bulunduğu ilişkilerde bile- güvensizlik, aldatıyor olabilme ihtimali her zaman aklın bir kenarında bir amansız virüs gibi kemirir insanı ve duyguları. şu halde en ufak eksiklik, aksaklık çatışma, tartışma ve uzayan durumlarda ayrılık doğurabilir.
    uzaktan sevmek, kontrol eksikliği ve güven bunalımı yanında duygusal zaafiyetler yarattığı içindir ki; pek kabul edilebilir değildir. sevilmez uzaktan sevmek. istenmez. ha sonuçları itibariyle bol bol kıllanma, diklenme, göz yaşı, umutsuzluk, yaşamdan ve ideallerden kopuş felan yaratır ki; adi bir varlık haline getirir insanı.
    zannımca üstün bir iradi duruş , kararlılık gerektirir. bir de aşık olunan taraftan veya tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden eksikliklerini gidermek adına beslenmeleri -hemen her anlamda- zorunludur. dayanılmaz yoks adağılınır, paramparça olunur, paralanılır.
    iyi yanı; uzaktan sevişenlerin bir şekilde bir araya gelmeleri durumunda, üst düzey anlayışa, saygıya, sevgiye ve bu türden nice olumlu duygulara dayalı bir birlikteli yaşayacakları olasılığının yüksek olmasıdır. bizatihi yaşanarak denenen bu durum, haz vericidir. ancak bir arada olabilme süre ve ihtimallerinin kısalığı, azlığı; giderken dönüp yaşlı gözlerle arkaya bakma ihtimalleri ile ters orantılıdır. yıkar dağıtır insanı, ayakların geri geri gitmek ister, orda kesip atmak istersin ayak izlerini ve bir silüet olarak yapışıp kalmak bürokratik bir kentin semalarına. her daim onunla olabilmek için parçalar bırakmak istersin geride. olmaz olamaz. hüsrana dalarsın yeniden ve dönersin en başa, birinci sayfaya, ilk cümleye, tek kelimeye ve heceye.
    (bkz: üzgünüm)
    (fempusay, 13.08.2005 12:12 ~ 14:43)
  16. (bkz: çok muhabbet tez ayrılık getirir)
    (palantir, 13.08.2005 14:39)
  17. ilk olarak yaşar güvenir'in seslendirdiği, daha sonra 70'li yıllarda ersan erdura'dan duymaya alıştığımız hüzünlü, bir o kadar güzel sensiz saadet neymiş adlı parçanın vurucu sözlerinden biri.
    (erdemetal, 13.08.2005 16:22)
  18. yoktur böyle birşey. böyle bir aşk olsa olsa aşkların en acısı ve yürütülmesi en zor aşklardan biridir. bir kere sevdiğiniz kişi sizden uzaktadır. hangi varlık sevdiceği yanında değilken mutlu, hayatından memnun olabilir ki?? onu görmek, elini tutmak istersiniz ya da bir şey olur onunla paylaşmak istersiniz, aranızda kilometreler varken bunu nasıl yapabilirsiniz ki?? ayrıca ünlü bir atasözünü herkes bilir herhalde; gözden ırak olan gönülden de ırak olur. uzakta olan sevdiğinizle aranıza giren mesafeler ister istemez ilişkinizi yıpratır. daha çok çaba harcarsınız ilişkinizi ayakta tutabilmek için daha çok emek verirsiniz. yorulursunuz. bunu başarabilenler mutlaka vardır ama sonuçta istisnalar kaideyi bozmaz. belki biraz karamsar bir yazı oldu ama üzgünüm, gerçekler acıdır.
    (esdora, 13.08.2005 17:02 ~ 19:16)
  19. (bkz: gözden ırak olan gönülden de ırak olur)
    (close2death, 13.08.2005 17:46)
  20. platonik aşkı sevenlerin ya da aşık oldukları insanla beraber olunca aşkın büyüsünün gideceğinden korkanların söyleyebilceği cümle.
    (fırtık, 13.08.2005 19:13)
  21. aşkların en güzelini bu şekilde cümlelerle kısıtlamanın yanlış olduğunu düşündüğüm önerme.

    sevgi asla mesafe tanimaz, seslenmeden duymasini bilen yürekler, görmeden sevmesini de bilirler" diye bir söz vardır. zor olsa da başarmak için istemek yeter.
    (gülümsün, 15.08.2005 10:34 ~ 10:35)
  22. (bkz: kendini kandırma yöntemleri)
    (spooky, 19.09.2005 00:42)
  23. başka bir versiyonu:
    'bana uzak ol allah'a yakın...'
    (zefura, 19.09.2005 08:46)
  24. (bkz: platonik yalanlar)
    (toumai, 19.09.2005 10:44)
  25. (bkz: alıştım hasretine)
    (betty blue, 15.04.2006 15:33)
 sayfa  / 2