belki ilginizi çeker
  1. · namuslu ama iyi sevişen kız
  2. · sözlükte beyaz atlı prens arayan kız modeli
  3. · yap sik et sonra özür dile
  4. · asymmetry
  5. · yarıtanrı
  6. · übermensch
  7. · sürekli erkeklerden bahseden erkek modeli
  8. · seni seviyorum ve özür dilerim diyebilen kadın
  9. · seni seviyorum ve özür dilerim diyebilen erkek
gündem
  1. · her yerinden öpüyorum rüştü
  2. · disko kralı
  3. · 28 kasım 2009 fenerbahçe kasımpaşa maçı
  4. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  7. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  8. · çok sevdik be abi
  9. · sözlük yazarlarının intihar notları

seni seviyorum ve özür dilerim diyebilen erkek  

 sayfa  / 7
  1. yaklaşık yarım saat önce işlek bir caddenin deniz tarafına bakan kaldırımında leğen kemiğine baskı yapılmak suretiyle bir kadına yalvarırcasına söylenen sözleri gulu gulu dansı ederek kusan yavşak. ama kesinlikle yalnız değil. üzülmemeli. yahu zaten ne üzülmesi aşağılık halinin farkında bile değil. hatta marifet sayıyor bunu. anlayışlı-modern-kompleksiz erkek havalarında amerikan filmlerine selam çakıyor. bu dallama bir gün arabada traş olmanın hayalini de kuruyor. ya da sabahları corn flakes eşliğindeki bir kahvaltıyla çocuklarını dudaktan öperek işe gitmeyi. neyse konu bu değil.

    seni seviyorum ve özür dilerim. neden aynı karede yer alıyor bunlar? çünkü bu ikisi beraber anılır. bir erkeğin içlerinden birini yapıp ya da yapamaması diğeriyle de orantılıdır. uzatmaya gerek yok. bu sözleri kullanabilen erkeğin kendi cinsini var eden en önemi özelliği sikilip atılmıştır der enrico vazgeuz, daha yumuşak bir ifadeyle söyler aslında ama ben vurucu olsun diye geniş aldım. evet, gurur... gurursuz bir erkeğin hayat damarlarından biri pörsümüş demektir. gurursuz bir erkek otlukbeli savaşında atılan üçüncü mızrağın ağaca takılmasından farksızdır.

    ne demek lan özür diliyorum? pişmanlık diye bişey yoktur. o an onu doğru görmüş yapmışsın. doğru veya yanlış sürekli seçimler yapılır hayatta. ulan her kararımızı geriye sarıp inceleyelim o zaman. hiç hata yapmayalım böylece. peki ya seni seviyorum? bazı duygular dile dökülmez aslanım. belli edilir sadece. şifre koyulur ki zor bulunsun. aksi takdirde tadı kaçar çünkü. oynaşmalar-cilveler-alıp vermeler-geçici soğukluklar-tüm aşamaları söküp atmaktır bu. ruhsuzluktur. ah neye benzer biliyor musunuz? flört döneminde iki taraf da kendisinden hoşlanıldığını düşünür ama bunu bir türlü tam anlamıyla gene kendine ispatlayamaz. söze dökülmemiştir çünkü. hep bi şüphe vardır içinde. bazen "yok lan yanılıyorum hatta" bile der. o yüzden de ilişkinin gıdığı... en tatlı yeridir orası.... işte sabırsız davranıp ilan-ı aşk ederek çözülmeye benzer bu sözleri söyleyebilmek. haşlanmış tavuğun derisini yememek gibidir sanki.

    heyy! burada bi ilişki analisti konuşuyor! seni seviyorum ve özür dilerim diyen erkeği eve perde seçmeye yolluyorum. he bi de düğün daveyetisi kataloğunu incelesin. başka bi sikime yaramaz çünkü. kadınlar erkeklerin iradelisine tutulur. dur geliyorum yanına. sokağa. uykum kaçtı. açıldım. gidiyorum. bazı cümleler sadece kadınlara yakışır.
    (kayser sozer, 25.02.2007 02:06 ~ 18:36)
  2. erkeklik takıntılarını aşmış, gerektiği zaman da onurunu arka plana atabilecek kadar olgunlaşmış erkektir, adamdır.öyle ki hem seni seviyorum hem de özür dilerim diyebilmek gayet insancıl tavırlardır. işin insancıl yönünü de geçtim bir kadının en çok duymak istediği sözlerdendir seni seviyorum. demek istemiyorum ki saat başı sevgisini dile getirmelidir bir erkek ancak yeri geldiğinde bunu söyleyecek kadar da adam olabilmelidir. "ben seni seviyorum demem arkadaşım" tadında davranışların kimseciklere kazandıracağı artılar yoktur maalesef zira aşk bu kadar delikanlı değildir.

    özür dilemek de sevgiyi gösterebilmek kadar doğal bir durumdur. ne yazık ki her insan hata yapıyor ve öyle hatalar oluyor ki kimi zaman karşımızdaki ikinci bir insanı incitebiliyor bu yüzden. böyle bir durumda da ben asla pişmanlık duymam yaptığımdan özür de dilemem demek değil bir erkeğe hiçbir insana yakışmayacak kadar çirkin ezikçe bir hareket olacaktır kanımca.
    (solgun, 25.02.2007 03:35)
  3. (excalibur, 25.02.2007 03:51 ~ 15.10.2009 14:12)
  4. tıpkı seni seviyorum ve özür dilerim diyebilen kadınlar gibi, normal insanlardır.
    (mrsderdowski, 25.02.2007 04:02)
  5. +siktir lan ne özür dileyeceğim salaksın sen hatalı ben olsam bile mutlaka bir hatan vardır bi yerde. gözüm görmesin siktir git.

    diyen veya diyebilecek erkeğe göre daha iyi durumda olan erkektir.
    (larv, 25.02.2007 04:37 ~ 04:38)
  6. erkek olan erkektir. kesinlikle aşkın ne olduğunu bilir. anlayışlıdır. aptal değildir. olgundur. kalbi vardır. gerektiğinde sevgilisinin önünde ağlar da, sevgilisine yalvarır da.

    seven erkektir.
    (the killer, 20.03.2007 17:35)
  7. büyük ihtimalle sarhoş olan erkektir. sarhoş olmasıyla hiçbir şeyden çekinmez, aslına dönüverir. sizi seviyorsa gerçekten bu sözcükleri söyleyiverir.
    (sphinks, 20.03.2007 17:41 ~ 18:59)
  8. ...sevdiği sürece diyecektir, sevgi bitti mi çok beklersiniz
    (madalyonun güzel yüzü, 20.03.2007 17:42)
  9. (gethsemane, 20.03.2007 18:14)
  10. bi bok yemiş erkektir, pişmandır.
    (thisrock, 20.03.2007 18:24)
  11. bu nazik davranışlarına rağmen bir süre sonra sevgilisinden "ay ahmet azıcık kıro olsan ne var, şöyle bi kıskansan kaba saba olsan falan" diye serzenişler alacak insan kişi. elbette bunun akabininde beyaz yakalı hanım kadınların erkek egosuna olan düşkünlüğünü ve bir kadına yaranmanın imkansızlığını da anlayacaktır
    (hepimiz nokta vuruşluyuz hepimiz lazeriz, 20.03.2007 18:28)
  12. kız erkek olarak ayrılmaması gereken eylem.
    özür dilemeden önce;özür dilenecek hareketi yapmadan önce düşünmek gerekir.yapılan davranışın nereye gideceğini ölçüp tartmak gerekir.sonradan dilenen özür ne mana ifade ede; ne başka bir şey.
    ayrıca bu ilişkiler sürekli özür dilemekten yavşamış bir ilişkiye dönüşür zamanla.zırt pırt özür dile nasıl olsa affediyor.
    önemli olan davranışa dikkat etmektir;özür dilemek değil doğru davranmak erdemdir.
    özür dilemedim;başkasının da benden özür dilemesini istemem.
    (clompi, 20.03.2007 18:44 ~ 18:45)
  13. yine de ileride seni sevmiyorum demeyeceğinden emin olamayacağınız erkektir. ve yine sizi kırıp gittikten sonra özür dilerim de demeyebilir.
    (ketenkele, 20.03.2007 19:15 ~ 19:32)
  14. öncelikle özür dilerim sonrasında seni seviyorum modelinden korkulması ve uzak durulması gereken erkek.. ikisini bir arada kullanmadığı sürece tadından yenmeyebilir.. ya da yemeyiniz tadından..
    (canım sıkıntı sınırı, 20.03.2007 19:54)
  15. belli bir seviyeyi aşmış, küçük meselelere kafa yormayan, "elalem ne der" kavramı hiç bir zaman oluşmamış harbi erkek.

    (bkz: sen olmuşun ya)
    (pinkpillsandblueshots, 10.05.2008 22:55 ~ 22:55)
  16. (acımadıki, 10.05.2008 23:01)
  17. neden erkekler hep insan sıfatından çıkarılırmışçasına hep farklı muamele görür anlamam! eğer kişi seviyorsa seviyorum seni der, hata yaparsa özürünü de diler. bunun erkek olmakla ne alakası var ki? insan olsan yetiyor! yok ama popüler olmak bazen bu savları da dile getirmek zorunluluğunu ortaya çıkartıyor. neyse bakalım, hayırlısı...
    (bo, 31.08.2008 11:47)
  18. öküze tapan bazı kız tiplerinin, var olduğuna inanmadığı erkek.
    (cveevezvea, 31.08.2008 21:43)
  19. (xea, 31.08.2008 21:50)
  20. alnından öpülesi müzeye konulası erkek tipidir
    (eche, 31.08.2008 22:00)
  21. (pazienza, 31.08.2008 22:05)
  22. übermensch'tir, yoktur, hayaldir, masal kahramanıdır.

    değil mi canlar?

    biz ki milyarlarca insanı tek tek tanımış, ciğerlerini dahi ezberlemiş insan sarraflarıyız, bilmez miyiz hiç herhangi bir kategorideki erkeğin var olup olmadığını; nelerle beslendiğini, hangi doğa koşullarında yaşadığını?

    yoktur böyle birisi. güzel olan hiçbir şey, doğru şeyleri yapan hiçkimsenin varolmadığı gibi.

    biz ki inandıklarımızı üç beş kuruşa satmışız, biz ki bütün hayallerimizden acımamak pahasına vazgeçmişiz, biz ki ömrünü bir nefeste çöpe atarcasına tüketmişiz, bizden iyi kim bilir karanlığı? insan ruhundaki 'satma' merakını, güvenilmezliği ve tutarsızlığı kim anlatabilir bize? biz ki kendimizden, hayattan, inanılası ne varsa hepsinden tek tek vazgeçmişiz, kim inandırabilir bizi yarınların güvenli sığınaklar olabileceğine?

    * * *

    nasıl oluyor, bazen almıyor aklım. nasıl bu kadar yabancı düştük birbirimize. insanlar nasıl bu kadar koptu, uzaklaştı birbirinden ; çok değil, birkaç on sene önce aynı amaçlar için birlikte canlar veren, 'yarin yanağından gayrı' her şeyi paylaşan güzel insanların torunları nasıl bu kadar soluk, ruhsuz maskeler ardında yittiler, anlamıyorum bazen.

    doğamızdan nasıl bu kadar koptuk sahi biz? nasıl en normal, en insani duyguları, tavırları, refleksleri bu kadar uzaklara fırlattık attık acımadan? hiç mi içimiz sızlamadı aramızdaki güven bağlarını kopartırken, hiç mi vicdan muhasebesi yapmadık birbirimizin ruhunu acıtır, kendi ruhumuzu katlederken? nasıl bu kadar gözü kapalı kıydık insanlığımıza? en basit canlı bile hayatta kalmak için elinden geldiğince refleks gösterirken, en kutsal canlı saydığımız insanın ruhunu nasıl bu kadar gaddarca parçalayabildik? en ufak zerresine kadar?

    'seni seviyorum' ve 'özür dilerim' diyebilen erkeklerin var olduğuna dahi inanmıyoruz artık. tıpkı aşık olabilen, bir erkeği sevebilen kadınların varlığına inanmadığımız gibi. iki karşı cins, iki karşıt kabile gibi didişir olmuş; kendi aralarındaki iktidar hesaplarını bir kenara bıraksak dahi herkes yalnız. nasıl oluyor - anlamıyorum hem de hiç! - da böylesi kesin kararlar verebiliyor hayatlarının daha başlarında, bütün dünya istedikleri gibi şekillensin diye doğa tarafından avuçlarına bırakılmış insanlar? nasıl böylesi infaz edebiliyoruz kavramlarımızı, nasıl böylesi yakabiliyoruz herkesten önce kendi canımızı?

    yalnızız işte, düpedüz yalnızız. görmüyor mu hiç kimse? kimse kimseye dokunmuyor, farkında değil misiniz? kimse avuçlarının içine alıp bakmıyor yüzünüze, cinsel organlarınız hariç hiçbir yeriniz kimsenin umurunda değil artık. peki ya ruhunuz? bedeniniz içinde üvey evlat, dokunulmamışlıktan, tanınmamışlıktan kendini tanımlamayı unutmuş bir hayalete dönüşmüş yalnızca. düpedüz yalnızız, hiç mi anlayan yok?

    kim tanıyor artık bizi? kim kişiliğimizin en ince detayına kadar biliyor, dahası tanımak için emek harcıyor, istek duyuyor? saçımız, başımız, mesleğimiz, okulumuz, yani etiketlerimiz bir yana, kim için bir anlam ifade ediyoruz artık? kim umursuyor insana anlamlar vermeyi, tanımayı, hatalarını hoşgörüp içindeki 'iyi' yanları keşfedebilmeyi?

    en ufak darbede birbirimizden nefret edecek şekilde programlanmışız artık; en ufak eksiklikte birbirimize herkesin içinde saldırabilecek kadar insaftan arınmışız. yalnızız ama bu işin sonunda, göreniniz yok mu? insanlar, suratlar, sesler, nefesler, kimlikler, ruhlar o kadar hızlı akıyor ki gözlerimizin önünden, ve seçeneklerimiz o kadar çok ki artık - lanet teknolojidir elbet insanları yaklaştırdıkça uzaklaştıran - umursamıyoruz bile.

    gündelik kelimeler, yargı vermeye muhtaç ruhumuzu tatmin edecek birkaç ortalama cümle yetiyor artık bize. erkekler şöyle, kadınlar böyle. ötesi? koca bir yalnızlık.


    * * *

    aynı çukurun içinde, başımız dimdik yürüyoruz şimdi hepimiz. sizi bilmem, ama ben geçmişin tutkulu, ateşli, 'kişilikli', güzel insanlarını özlüyorum. o güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler, demiş, bir kalemşör. belki gidilen diyarlardan dönmenin bir yolunu bulurlar, kim bilir?


    ben artık sadece bekliyorum.
    (haşmet asilkan, 31.08.2008 22:06)
  23. aslında var olan erkeklerdir. önemli olan bu erkeğin karşısında "ben de seni seviyorum ve affettim" diyebilme erdemini gösteren bir kızın olması gerektiğidir.
    (ellisande, 31.08.2008 22:11)
  24. çevresindekiler tarafından sevildiği söylenmiş ve olması gerektiğinde özür dilenmiş kişidir.
    (sylvia manson, 31.08.2008 22:24)
  25. kurduğunuz onlarca cümle sonrasında; özür dilerim, ve gerçekten seni seviyorum der.ve affedersiniz, ne de olsa ilk defa kavga ettik diye düşünürsünüz. ama sizinle tartışmaktan kaçınır. kurduğunuz cümlelerin çeyreğini bile kurmaz size.ve arkasından ikinci, üçüncü, dördüncü....ardı arkası kesilmeyen kavgalar, sarfedilen aynı cümleler, aynı olay, yoo hayır hayır bi dakka siz bitirene kadar sürekli aynı olay tekrarlanır.evet.seni seviyorum.özür dilerim.bu iki cümleyi söylemek iki taraf içinde kolay olmamalı.
    (8yaşındaysanızveaşıksanızhayatgerçektençokgüzel, 31.08.2008 22:28)
 sayfa  / 7

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil