a: kız
b: erkek
a: sen çok iyi birisin biliyor musun ?
b: allah beni affetsin ama evet, biliyorum. hatta o kadar iyiyim ki, sevdiğim kişiye seni seviyorum demek için bile cesaret edemiyorum.
a: beni sevdiğini mi söylemeye çalışıyorsun ?
b: hayır!
b: söyleyemiyorum...
beraberinde getireceği bir takım maliyetleri vardır bu maliyetlere katlanmamak için zaten
adı koyulmamış ilişki'nin fresh tadını alır insan.
kadın veya erkek fark etmez, sevginin kazanılmasının zor olmasından ve boşa sarf edilemeyecek kadar değerli olmasından kaynaklanan durumdur.
sevmek aslında çok kolay bir eylemdir, her şeyi, ailenizi, doğayı, hayvanları, insanları sevebilirsiniz. ama bunu karşı cins için söylerken şöyle bir durup düşünmeniz gerekir. şimdi “seni seviyorum” diyeceksiniz ama bunu gerçekten içinizden gelerek mi söyleyeceksiniz, yoksa söylemek ve karşınızdaki insanın duygularını okşamak için mi? asıl önemli olan tüm benliğinizde hissederek söyleyebilmektedir.
bu cümle dudaklarınızdan döküldükten sonra akabinde getireceği tüm sorumluluklara da hazırlıklı olmanız, sözünüzün ardında durmanız gerekir. çocuk oyuncağı değildir çünkü sevgi… bugün seviyorum yarın sevmeyebilirim veya dün seviyordum ama bugün sevmiyorum diyemezsiniz.
seviyorum, sevdim, hâlâ seviyorum… aradan yıllar geçse de, hatta birlikte olmasanız da bunları içinizden gelerek söyleyebildiğiniz zaman gerçekten ve yerinde kullandığınızı anlarsınız. yoksa sadece sevdiğinizi sanmışsınızdır. yanılsamadır…
sevgi emek ister… emek vermek de zaman ve paylaşımlar gerektirir…
(jungle, 13.03.2009 20:57 ~ 21:00)
demek kolaydır, zor olan, hareketlerle ispatıdır.
aslında sevmekten sevilmekten korkunun en bariz göstergesidir. sevdiğini söyleyememe. zira karşı cins bize öcü olarak gösterildi. ve korkuyoruz korkutuluyoruz...
bir kişinin izlemekle yetindiği ve diğerinin de kulaklarına göz yumması sonucu beliren sessizliğin yarattığı zorluktur...