|
|
- sevgiyi en güzel anlatan ifadedir heralde.her şeyden sıyrılmış saf sevgiyi anlatır bana.belki aşktan da öte bir şey. maria puder e aşık olma nedeni.
(bkz: sabahattin ali)
- kendini de karşı tarafı da üzmeden, incitmeden sevmenin en güzel ifadesi.
(bkz: kürk mantolu madonna)
- karşı tarafı da kendini de üzmeden, kırmadan sevmenin en güzel biçimi olsa da zaman zaman insan duygularına yenilmektedir.
(bkz: kuyucaklı yusuf)
- geçirdiği zatülcemp'ten sonra hastaneden eve dönmüş, raif bey'in bir gece önce kendisine yılbaşından sonra geçen 5 günü anlatması sonrası uyumamış, sabah raif bey'in kolunda ağlarken maria puder 'in sarf ettiği sözdür : seni deli gibi değil gayet aklı başında seviyorum.
" alnında küçük küçük ter taneleri belirmişti. bunları yavaşça sildim. bu sırada avcumun içinde sıcak bir yaşlık hissettim. hayretle yüzüne baktım. gülümsüyordu, uzun zamandan beri ilk defa olarak, apaçık, tertemiz gülümsüyordu; fakat gözlerinin kenarından yanaklarına doğru yaşlar sızmaktaydı. başını iki elimle birden yakaladım ve kolumun üstüne yatırdım. şimdi daha çok, daha rahat gülüyordu; fakat gözyaşları aynı nispette çoğalmıştı. en ufak bir ses çıkartmıyor, göğsü herhangi bir hıçkırıkla sarsılmıyordu. dünyada bu kadar rahat, bu kadar sükun içinde ağlanabileceğini tasavvur etmezdim. beyaz yatak örtüsününüzerinde birer küçük kuş gibi duran ellerini tuttum ve onlarla oynamaya başladım. parmaklarını kıvırıyor, tekrar açıyor ve elini yumruk yaparak avucumun içinde sıkıyordum. elinin iç tarafında , bir yaprağın damarları gibi ince çizgiler vardı.
başını yavaşça yastığa bıraktım : "yorulacaksın" dedim. gözleri parladı.
"hayır, hayır!" diyerek koluma sarıldı. sonra kendi kendine söyleniyormuş gibi :
" şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum" dedi. " bu eksik sana değil, bana ait. bende inanmak noksanmış. beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için, sana aşık olamadığımı zannediyormuşum. bunu şimdi anlıyorum. demek ki, insanlar benden inanmak kabileyetini almışlar. ama şimdi inanıyorum. sen beni inandırdın. seni seviyorum. deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum. seni istiyorum. içimde müthiş bir arzu var. bir iyi olsam! ne zaman iyi olacağım acaba? "
bu satırları okuduktan sonra insan fark ediyor kendinde inanmanın noksan olduğunu. çünkü bu aşkların kitaplarda ve filmlerde olduğuna o kadar inanmışız ki, bir gün bizimde böyle bir aşk yaşayacağımıza inancımız yok. ama doğru, yaşayamayabiliriz. insanlar bizden inanma kabileyetini çaldılar!
|