ilginç bir şekilde dilime takılmış
teoman parçası.
nedenlerini araştırıyorum gecelerdir. pek çok şarkı dilime takılmıştır bugüne dek, sebepsiz yere de olsa. ancak ilk defa merak ediyorum, neden bu şarkı? unutamadığım bir ilk aşk'ım ya da eski sevgilim yok. yani var da, unutamamış değilim şükür. aksine pişmanlık duyuyorum pek çok yönden. yarın bir gün cidden aşık olacağım tekrardan ve eski sevgili'nin "isi pası" üzerimde olacak. keşke, o kadar erken davranıp da henüz hayat tecrübesi edinmeden adam gibi, "büyük aşk" oyunları oynamasaydım diyorum.
şimdilerde içimdeki karmakarışık yere, tereddütler ve pişmanlıklarla dolu o karışık odaya, "dur ben toparlarım" diyerek birileri girmeye gayretli. bu gayretin karşısında sürekli tereddüt duyuyor ve şüpheli yaklaşıyorum. bu da muhtemelen eski sevgili'nin bir götürüsü. aşk değilse, bir kez daha "alışmak" istemiyorum. gerçi aşksa da gidebiliyor ya neticede. onun da bir başka hikayesi var muhakkak. şarkının bütün bunlarla bir alakası var mı emin değilim. zaten nakaratı değil aklıma takılan. daha ziyade ilk mısraları.
"yalnızım uçurumun kıyısında / hayat ve ölüm arasında / tüm hayatım akıp geçiyor / ayaklarımın altında" diyor ya işte burası belki de. 19 yaşında hayatı anladığını sanan insan modeline gönderme yapmak istemiyorum aslında (yaptım yine de...) ama bu sözleri söylemek için belli bir olgunluğa erişmek lazım herhalde. daha bir anlamlı oluyor. içi dolu oluyor sanki. yalnızlığı idrak etmek özellikle belli bir yaştan sonra daha da kendini belli ediyor. ya da "erken yaşlanma" bunalımına girmişseniz, o zaman anlamlanıyor bu şarkı. zaten ölüm'le kendimi idrak etmeye başladığım zamandan beridir acayip bir ilişkim var. yani hayat ve ölüm arasında olmaya alışkınım. hayatın ayakların altından akıp gitmesi belki de gençliğin sonlarına rastlayan bir olay. o zaman keşfedilebilecek bir durum olsa gerek.
hazır değinmişken şarkıyla ilgili bir şeyler daha söylemek lazım. teoman bunları yazıp söylüyor. 30'lu yaşlarında birisi kendisi. güzel o yüzden dedikleri. kendince anlamlı. ancak bunu dinleyenler için henüz erken diyorum. gerçi anathema dinleyip 17 yaşında tribe girenler de var. o ayrı bir durum. ama yine de teoman hayranları için biraz yavaş demek istiyorum. tamam ben de 15 yaşımdayken, sanki üzerimden tır geçmiş gibi oluyordum. ama işte değilmiş. asıl değeri ileride anlaşılıyormuş.
bu arada izel bu şarkıyı söyleyememiş bence. bu şarkıyı ince bir erkek sesi ancak söyleyebilir kanımca. yaşar da bu şarkıya niyet etmiş, bence o da olmazdı. teoman'ın her albümde yaptığı güzel şarkılardan birisi bu. bütün kaset bunlardan oluşmuyor elbette ama yine de teoman yapıyor yani az çok. takdir edilesi. kendisine türk rock'ının asi çocuğu yakıştırması yapan insanlara seslenmek istiyorum son olarak: "asi çocuk" olacak ne yapıyor bu adam? yaptıkları tamam biraz sıra dışı ama "asi çocuk" değil. bir de adam kırkına yaslanmış. ne çocuğu?