dünkü programında "özür dilemek de yani en sinir olduğum şeylerden biri, ne o öyle boynunu büküp gelmek falan.. bazı şeyleri davranışlarınızla belli edeceksiniz, alttan alıcaksınız, gönlünü hoş tutucaksınız, pışpışlayacaksınız, o özür yerine geçer zaten" - tamam itiraf edeyim pışpışlamak falan, hatırlamadığım için ben tamamladım sonunu ama bu doğrultuda konuştu - diyerek beni hayretlerden hayretlere sürüklemiş kadındır. gerek yaptığı mesleğin türkiye'de şu an için çok yaygın mesleklerden biri olmaması, gerek dış görünümü, gerek soyadı ile taşak malzemesi olmasına rağmen ben ciddi anlamda kendisinin verdiği tavsiyelerin çoğuna katılırdım, özellikle "kadın bazı şeyleri hisseder, başınızın etini yemek için konuşmaz, sorunu bulmaya çalışır" sözü hep savunduğum bir şeydi ve hayatımın her döneminde de doğruluğunu ne yazık ki görmüşümdür; bu cümleyi duyduğumdan beri kendisine deli gibi bir sempatim vardı, ama bu son sözüyle gözümde eksi puan almıştır. özür dilemek önemlidir, sorunun konuşulmasını ve belki bir daha asla tekrar etmemesini sağlayabilir, ayrıca samimi bir eylemdir, selin hanım'ın vurgulamaya çalıştığı noktayı az çok anlayabiliyorum ama yine de ben şahsen özür dileyemeyen biriyle beraber olmak istemem,özür dileyebilme özelliği olmazsa olmazımdır yani.
ayrıca hitap ettiği kesim de bellidir, 13 yaşında görücü usülü evlenip 8 tane çocuk yapmış kadının evliliğine bu kadının tavsiyeleri yaramaz
*, çünkü bu kadının "uzmanlık alanı" birbirine saygılı fakat belli ufak rötuşlara ihtiyacı olan ilişkilerdir. bir de selin hanım nedense çocuklar konusunda türk toplumunun hiçbir zaman tam olarak benimseyebileceğine inanmadığım bir tavır sergiliyor, biraz daha amerikalı ya da avrupalı toplumların yaşantısını baz alarak konuşuyor, zira 22 yaşındaki kızıyla sorun yaşayan bir anneye kızına "bak kızım, sen benim evimdesin, ya bu kurallara uyarsın ya da çekip gidersin" demesini öğütleyebiliyor. savunması da artık bu yaşa kadar getirip büyütmüşsün, ya ayakları üstünde dursun beğenmiyorsa sizi ya da paşa paşa bu şekilde yaşamına devam etsindir. ama biz duygusal bir toplumuz, bunu asla yapamayız, benimseyemeyiz.
sonuç olarak iki tane sevmediğim yönü vardır, ama tavsiyeleri ve özellikle konuşma biçimi sevimlidir, program esnasında bazen sinirlenip saçma sapan konuşmalar yapabiliyor kekeleyerek, izleyenler anlayacaktır neden bahsettiğimi. eğlencelidir, hastasıyız.