yeni ortaçağın herhangi bir gününde herhangi bir yerde doğdu. hayatını tutunamayanlara adadı.
...
eller boşta kalıyor, tutunamıyorlar toprağa
anlatamıyorlar anlatılamayanı...
anlatmak gerek: düşman sarmış her yanı
oysa, mesela selim ışık
anlatmadan anlaşılmayana aşık...
böyle adama
(darılma ama)
yaklaşmaz hiçbir güzellik,
doğduğu günden beri kalbinde bir delik,
almak için bütün sızıları içine...
her zaman utanmıştır başkaları yerine...
bu ismi nerden hatırlıyorum liseden arkadaşım mı acaba dediğim sonra sözlükten tutunamayan selim olduğunu öğrendiğim üçüncü nesil yazar
düzeltme: birinci nesil yazardır kendisi
(bkz:
ayrıca herkesi kendin gibi görmek)
selim ışık anlatmadan anlaşılmaya aşık
selim ışık tek ve türk. ve duygulu, amansız.
sabırsız ve olumsuz, yaşantıda cansız
sanılırdı; gerçekti, hayır gerçek değildi.
tutunamayanların tarihine eğildi.
kelime ve yalnızlık hayatın tadı tuzu
kucaklamak isterdi ölümü ve sonsuzu
bir tutunamayan.. isa timsali tutkulu varlık..
selim ışık,
oğuz ataydır..
tutunamayanların peygamberi..
soyisminden hareketle "kafasına hüzme verelim elemanın" derken
logodan sçmış sitenin sahibi (sanırım) müzisyendir.
when ı was a little child,
bir yokluktu ankara
apres moi dull and wild
town ne oldu,gue sera?
tutunamayanlar kitabında şarkıalrına böyle başlar selimciğim ışık
museviler için tanrının ismi nasıl yerli yersiz zikredilemez, yazılırken "g_d" diye yazılıyorsa, böyle bir çekince var ise aynı şey, onu tanıma şerefine vakıf olmuş olanların, o zikredildiği anki tedirginliğinde de vardır.
aslında kimsenin zerre umursamadığı nurdan
insan.
"aranızdan 10
insan çıkmadığı takdirde bu şehir helak olacaktır" gibi hayali bir cümle geliyor aklıma.
"içindeki saflığı yaşattığı ölçüde bir parça hayat orospusu olsaydı" gibisinden bir kızma veyahut öğüdü kaldırabilir miydi ?
hakikatte aramızdadır ve dünya, onu görebilenler ve göremeyenler olarak ikiye ayrılmıştır. onu göremeyip onun adını gereksiz yere zikreden günahkarların neyseki gönül gözleri kapalıdır. çünkü onun hakkında yazacaklar, çizecekler, hissiz cümlelerinin çiğliği ile ona zarar verecekler.
(bkz:
arayan bulur)
(skuba, 08.11.2007 23:54)
bir hayal yorgunluğudur selim. selim bir bulut hevesidir. selim bir suyun kabuk bağlaması, yıldızların nemlenmesidir. "üniversiteyi bırakıcam" sözleri karşısında, "hayat işte ne yaparsın çık bu ergen bunalımlarından" diyenlere, bir ömer hayyam şiiridir selim. albert camus'un yabancısındaki terdir selim, dante'nin cehennemindeki en karanlık gecedir selim. karamazov kardeşlerin dördüncüsü, ivan ilyic'in hasta yatağında gördüğü buğranlar, holden'in kış gelince bilinmez diyarlara göçen kuğuları, arturo bandini'nin inanmak istedikleri, küçük prens'in göz yaşları ve yine pal sokağı çocuklarının gözyaşları, umut sarıkaya'nın yarasıdır selim ışık. bas bas bağırarak bana, "sonumuz aynı olacak! biliyorsun değil mi?" diye bağırırken, arka planda, fake plastic trees'i çalan kişi.
"o kalabalık şehirde, onu çok üzmüştü arkadaşları!"
oğuz atay net olarak söylemese de selim ışık konusunda arkadaşı ural'dan bahsediyor ve selim ışık'ı anlatırken aklına ilk o geliyor. ural da intihar etmiş. ama aynı zamanda selim ışık benim de diyor ve birçok tutunamayanın bileşkesi. sonra da ekliyor oğuz atay "başarı insanı sevimsizleştirir" selimleşmek ne kadar eskimiş olsa da hala sevimli ama kimse cesaret edemiyor.
ne çok çocuktuk, ne çok çizik.. yıllar geçti şimdi.. bazımız hala yakınır, tutamaz kendisini, ağlar kızar bağırır öfkelenir ve omuzları çökerek yığılı kalır bazı bazı rakı sofralarında.. "abi" derler, "kızım" derler, "neden yapılmadı dostumun mezarı?! neden hala huzura ermesi için bir mezar yapılmadı?! neden toprağı çok gördüler ona.."
cevap veremez kimse. bir ağırlık çöker masaya. dokunsan herkes tuzla buz olur..
gene de kızarım bunu diyene! mezar yapılacakmış ha?!
o ölmedi oğlum! o ölmedi kızım, tamam mı!?
asla temsili bir mezar yaptırmanıza izin vermem!
gittiğim ve baktığım her yerde yaşıyor sonsuz dostum.
ve durum böyleyken, canlı canlı mı gömeceksiniz onu utanmadan?!
videonun (
until it sleeps) "sadece!" 3:54. saniyesinde çok net olarak isa şeklinde gözükmekte. bütün krallar tek tek düşüp, prensesler seyreylerken dünyayı..
http://www.youtube.com/...
günselininselimiturgutözbenindostututunamayanlarınkendisi.
turgut özben'dir ansızın ve ansızın turgut özben selim ışık...
"...... bütün hayatı boyunca konuştu. sonunda tutunamayanlar diye bir söz çıkabildi ortaya: bir tek kelime. çoğul bir kelime. unutamadığı bazı insanları birleştiren bir kelime. bu sefer, düşüncesini süleyman kargı'dan başkasına açıklamadı. süleyman da kimseye söylemedi. bütün hayatında tutanamayanlardan kaçtığını sezer gibi oldu. kendisine de bulaşmalarından korktuğunu anladı. onlara yapmış olduğu bu haksızlığın ıstırabıyla kıvrandı. onların gerçek temsilcisi olmak için eline çok fırsat geçmiş olduğunu ve bu fırsatları kaçırdığını anladı. bu düşüncelerden de kaçmaya çalıştı. bütün hayatınca düşüncelerinden kaçmıştı. son olarak odasına sığındı. kapıyı kapattı. sesleri duymaz, görüntüleri görmez olmaz oldu. yemek yemez, içki içmez oldu. dostundan kaçar, düşmanını bilmez oldu. sığındığı son yerde de onu buldular. yerini tespit ettiler. bütün tanıklar dinlendi. savunmalar alındı. geregi dusunuldu. hiçbir etki altında kalmadan bağımsız olarak karar verildi. adam kapıyı açtı, içeri girdi ve tabancasını çıkararak ateş etti."
selim, gidendir.
önce sessizlik ve yalnızlık vardı , sonra kelimeler geldi. kelimeler geldi ama yalnızlık her şeyden eski olduğundan çıkıp gitmedi bir türlü bedenden. sonra kelimeler yetmedi ama çok başka bir şey oldu . dünya bunu fark etmedi ama olan olmuştu; selim ışık gelmişti!
selim anladı insanları ve insanların bazıları da onu. sonra selim gitti, yalnızlıksa hep oradaydı. selim'in ikinci gelişini bekledi bazıları. gelse anlarlar mıydı bu sefer onu? sanmıyorum ama onu özlüyorum , yine de gelmesini istiyorum aldırmadan bu anlamaktan korkan insanlara. selim ışık anlaşılmamaya alışık zaten. yeter ki buralarda olsun.
şimdi biz burdayız... tutunduğunu sananlar ... şişt, sessiz olun. duymasın selim burada olduğumuzu...sahi biz burdayız peki ya selim nerede? daha çok papatyanın olduğu bir yerdedir kesin. geri gelmemesini daha iyi anlıyorum şimdi.
selim ışık tek ve türk...
şarkılarda bir yerlerde ve bu dizedeki metaforların açıklamaları insanı bambaşka yerlere götürür.
bir de selim ışık'ın otel odasında yaşadığı bir hamamböceği olayı vardır ki. kaygan zeminde yukarıya doğru tırmanmaya çalışan hamamböceğini görür. onu öldürmek ister ama bu gücü kendisinde bulamaz ama onun varlığına da katlanamaz ve bavulunu kapıp oteli terk eder. günseli'lerin akrabaları ile yemek yerken bu olayı onlara anlatsa ona bir deli gözüyle bakacaklarını düşünür ve anlatmaz. ah canım benim! ben anladım.
bir de tabancayla intihar eder kendisi.
(bkz:
tabanca ile intihar etmek)
intiharının arifesindeki şekliyle tarif edersek: dalgın ve üzüntülü yürüyordu. oyunlarından yorulmuş görünüyordu. bütün oyunları ciddiye almaktan yorulmuştu.
'neresini düzelteceğimi bilmediğim bu yaşantımı sürdürmenin anlamsızlığını seziyorum yok olmaya doğru hızlı bir gidişin farkındayım henüz koruyabildiğim bazı özelliklerim varken daha insan olduğumu hissederken bu gidişe bir son vermeliyim yoksa çok geç olacak ve kendimi affetmeyeceğim'
kötü bir nick seçimi isimdir.
(ahmet, 19.07.2009 23:04)
gitar kursundan yeni hocam olur kendileri. kukla isimli grubun gitaristidir ayrıca.gitar öğrenmek isteyenlere hazırladığı 80 videoda var ayrıca.ulaşmak isteyenler gitardersivideo.comdan ulaşabiliyormuş videolara.
elimde
yazgı isimli bir albümü olan müzisyen. 2005 yılında çıkmış olması muhtemel.