belki ilginizi çeker
  1. · yoklamadaki nicklerden şiir yazmak
  2. · splendid
  3. · selen
  4. · amino asit
  5. · 100 süper doktor
gündem
  1. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  2. · aşk ı memnu
  3. · aşkın yedi seviyesi
  4. · umutların yitirildiği anda hayata giren sevgili
  5. · boylumlama
  6. · author
  7. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  8. · abazana tüm hatunlar ilkokul arkadaşı görünürmüş
  9. · tatlı hayat

selenosistein  

  1. henüz keşfedilmemiş bir maden, ilk girisi ben olayım istedim ilerde çok popüler olacak olan bu yazarın.
    (mevlana beni görse sen gelme derdi, 22.08.2008 01:11 ~ 01:13)
  2. serinin oksijenden daha çok selenyum içeren türevidir. glutatyon peroksidaz enziminde ve diğer birçok proteinde bulunur
    (yalnızlık bir yangıdır, 22.08.2008 09:58)
  3. teşekkür ettiğim yazar.
    (tatlı kavanozu, 24.08.2008 07:56)
  4. ilk beş harfine hasta olduğum yazar. ayrıca tez zamanda güneş girmeyen eve girecek olan yazardır.
    (splendid, 16.09.2008 20:50)
  5. hem karizmatik hem de bilgilidir. ayrıca bakınız

    (bkz: mc dreamy)
    (hepimiz nokta vuruşluyuz hepimiz lazeriz, 16.09.2008 23:33)
  6. sabaha karşı mitokondride 38 atp üreten zincir yada 10 basamaklı fotosentez tepkimesi yazabilecek durumdayken 70'lerden kalma bir şarkının tahrip derecelerini incelerken kendisini bulduğum naif yazar.

    çok mu imgesel?

    imgelerden bıkmış olabilecek yazar.
    (splendid, 24.09.2008 03:29)
  7. sabah sabah güldüren yazar. ayrıca dişi veyahut selen değilmiş. tüh.
    (bkz: geri çekiliyoruz)

    şaka lan. ben selen yazısını orda göremedim bile nickte. yunanca nick falandır diye okumadım. valla bak.
    (sen gözümde dikensin bana hoş bi gül gerek, 05.10.2008 09:13)
  8. bir doktor adayı için gerekli olan en önemli iki özelliğe sahip yazar. ayrıntılar ve dikkat.
    (jassmine, 04.11.2008 23:30)
  9. bundan sonra sözlükte ve zirvelerde himayemde olduğunu ilan ettiğim yazardır. efendidir, "ama niye beni himaye ediyorsun ki?" bile dememiş, taşkınlığımı alkole vermiştir. bu ve benzeri sebeplerden ve fakat buna bağlı ancak bundan bağımsız olarak severim. himayemdedir demiş miydim?*

    (bkz: doktor omzumda bir ağrı var)
    (zinkafnun, 14.12.2008 01:20 ~ 01:21)
  10. son günlerde birtakım şeylere çok sinirlenmiş yazara dönüşmüş kişidir.
    halbuki özünde durgun su gibidir.
    (splendid, 08.01.2009 00:21)
  11. bir arkadaşa bakıp kaçan yazar. * bir dahakine bırakmayız.
    (sen benim bir külah dondurmam, 11.01.2009 03:29)
  12. doktorolacak bu.
    kendisi ağrıve ağırlıkkelimelerini ayırt edememekle birlikte anlayışı kıttır kanımca.
    "sinüslerim kaşınıyor ve ağırlık var" diyoruz adama, adam bize "sinüslerde ağrı varsabik bik bik" diyor. nasıl güveneceğiz biz böyle doktorlara. bunun gibiler yüzünden yanlış teşhisler konuyor, sürünüyoruz, sonra da utanmadan bunları dile getiren mağdur vatandaşa "zor hasta" diyor.
    yakında doktorluktan hücreler şeklindeki parçacıklara geçiş yapacak. nasıl mı? sayemde *
    (artı1, 13.01.2009 01:04 ~ 23:59)
  13. hasta fakat hapşuruğu benden utanan yazar.
    selpak destek ünitesine bağlı olduğu ve sesi telefonun diğer ucundan geliyormuş gibi konuştuğu bugünlerde, bütün engin tıp bilgisini bir tarafa bırakıp elceğizlerimle hazırladığım bir fincan "karanfilli tarçınlı çay" ile tedavi sürecini tamamlayacağımdır.

    (bkz: her şey kontrol altında)
    (splendid, 13.01.2009 23:39 ~ 31.01.2009 22:09)
  14. efendi görünümlü piç erkekler familyasından gelen yazar.
    (splendid, 23.01.2009 01:15)
  15. bir roman kahramanıdır.

    hatta isim de vereyim;
    benim gözümde nikolay gavriloviç çernişevski'nin nasıl yapmalı isimli eserindeki dmitri sergeyiç lopuhov'un ta kendisidir.

    dmitri sergeyiç lopuhov nasıl bir insandır peki?
    çervişevski'ye göre kafasının içi ağzına kadar tıp kitaplarıyla dolu, genelde sessiz, kimi zaman oldukça soğuk tavırlara sahip bir gençtir. çervişevski eğer dmitri sergeyiç ile daha fazla zaman geçirebilseydi aslında onun kitaplara kafayı sandığı kadar çok takmadığını, suskunluğunun fırtına öncesi sessizlik olduğunu ve keyfi yerindeyken saatlerce sohbet edebildiğini, soğuk değil ancak çekingen hatta biraz utangaç olduğunu anlayacaktı. kuşkusuz bu yönleriyle yarattığı kahramanın selenosistein'e bu derece benziyor oluşuna da şaşıracaktı.

    çervişevski'nin bu detayları kaçırmış olması olağan karşılanabilir zira çernişevski ne dmitri sergeyiç'e vera pavlovna kadar, ne de selenosistein'e splendid kadar yakın olmamıştır.

    yine de ferasetli okurları olarak çernişevski'yi saygıyla anıyoruz.


    not: bu tespitler nasıl yapmalı'nın sadece birinci cildindeki olay örgüsü dikkate alınarak yapılmıştır.
    (splendid, 08.02.2009 21:36 ~ 21:37)
  16. uğşalamak istediğim yöresel yazar. uğşalamak kelimesini cümle içinde kullanmaktan ötürü tarifsiz bir bahtiyarlık yaşıyorum.

    montunun cepleri yerine içinde dünyayı taşıdığı iki büyük kara delik vardır. her boy kitaptan tornavida takımına* kadar geniş bir malzeme birikimine sahiptir. bugün freud çıktı cebinden, o derece. az daha küçülsem cebine gireceğime inanıyorum.
    (splendid, 24.02.2009 20:01)
  17. origami ustası yazar.
    nöbet günlerini kağıt katlayıp solmayan çiçekler yaparak geçiriyor. katlıyor, durduramıyoruz.
    (splendid, 21.04.2009 01:41)
  18. periyodik aralıklara gördüğüm bir kabus sebebiyle çığlık atarak uyandığımda kendisini karşımda benden daha yüksek bir desibel ile çığlık atarken bulduğum yazar.
    daha beter korktum. şaşırdım. biran aynı kabusu gördük sanıp ziyadesiyle tırstım. "iyi saate olsunlar" dedim. rüyalarıma girmek isterken sonunda kabuslarıma ortak olmuştur böyle. kızılmaz ama bugün ona. yüzü gülsün, hakkıdır. çok tasalı zamanlara keyif, siyah saçlara beyaz teller, porsiyonlara artık yemekler katarak su gibi geçmiştir zaman yanında. ritüeller güzelleşmiştir. doğum günü de bir ritüel. o yüzden onu kutlamak da güzelleşti kendiliğinden.

    saat 00:00 itibariyle başlayan ömrünün en güzel doğumgününü kutlamış yazardır. ben onun yalancısıyım. küçük bir şair "bazı doğum günleri kötü geçer.." demişti. demek ki herşey şairin rüyasıymıştı!
    (splendid, 16.05.2009 22:36 ~ 22:37)
  19. sohbetini ve varlığını özlediğim yazar. biliyorum kendine bile ayırabileceği vakti yokken sevdiklerine vakit ayırabilmesi zordur insanların ama yine de insan kendini bu kadar özlettirmez ki canım. bir de üstelik doğum gününde bile yanında olamadığım için "benim gibi arkadaş da olmaz olsun" dedirtmiştir bana. zor geçen günlerin ardından bir yaşına daha girdi, umarım bu yaşı ona sağlık ve huzur, biraz da boş vakit getirir. aşk mı? dilememe gerek yok, yeni yaşına sırılsıklam aşık girdi zaten. nice mutlu yıllara.
    (jassmine, 17.05.2009 04:03)
  20. takvimleri unutturan yazar.
    bir günü 24 saat sanıyordum, ta ki 36 saatlik nöbeti olduğunu öğrendiğim ana kadar.
    (splendid, 05.07.2009 23:26)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil