selam ben devlet, sizin kendi kendinizi yemenize araç olmaya geldim.
aslında cansızımdır beni siz varedersiniz , siz öldürürsünüz,
kimileri benden nefret eder kimileri taparcasına sever. ama pek azı dengeyi tutturur. benden nefret edenlere sorasım var: ben olmasam daha mı az kavga edeceksiniz, daha mı az insan ölecek, daha mı adaletli yaşayacaksınız ? o zaman tarihin başında neden varlığıma ihtiyaç duyuldu ki benim ? sömürmek için mi dersiniz ? belki .
ama benim düzgün işlemediğim yerlerde küçük küçük taklitlerim işlemeye başlar, üstelik onlar benden çok çok daha acımasız ve adaletsizdirler.
insanlar nasılsa karışıklıkta kimse karışamaz diye her türlü felaketi getirirler başlarına. o zaman suçu kime atarlardı acaba merak ediyorum. kabileler zamanında herşey günlük gülüstanlıktı da kavga anlatan hiyeroglifleri ben mi çizdim duvarlara.
selam ben devlet ,
masum değilim olamam , tabiatıma aykırı. sizin varettiğiniz , işlettiğiniz ya da içini boşalttığınız bir varlık haline gelmişsem bunun vebali benden çok sizdedir. siz kendi hayatınızda , en küçük işinizde bana isyan ederken ki kararlılığınızı, inancınızı korusanız, adaleti önce başkası için isteyebilseniz, kolay para kazanmak için benim açıklarımı kullanmasanız ben de masum olabilirdim. ben değilim isyan ettiğiniz , sizin oylarınızla paşa paşa koltuklarımda oturanlardır, ne olursa olsun bir kaç basit söze kanıp yine yine başınıza getirdiklerinizdir sitem ettikleriniz ya da etmeniz gerekenler. yolsuzluklarını bile bile "yine de çalışıyor, aman çalışsın da varsın yesin" dediklerinizdir benden nefret etmenizi sağlayan, sırtınızı dayadığınız yerlerimden gelen derin seslere göz kapayan, gizliden hayranlık duyan, içine girmeye çalışan sizlersiniz.
selam ben devlet !
hani her fırsatta suçladığınız, her olayda suçluyu ararken mahkum ettiğiniz .
oysa aynaya bakabilmenizi söyleyebilmeyi o kadar isterdim ki, suçluyu teşhis edebilmeniz için.