sekizinci cüce 

adana çık aradan

  1. hoşgelmiş nesildaş.
    "ege'nin biberi bile tatlıdır" ilkesini pekiştiren sıcakkanlı yazar. tek geçerim.
    (one more cup of coffee, 15.09.2007 17:25 ~ 06.11.2007 00:47)


  2. özel üniversite öğrencisi'nin gözümdeki kötü imajını yerle bir eden, kendi aramızda sular seller gibi fransızca konuştuğumuz fransız kültür merkezi kişisi.
    (nvr ws a crnflk grl, 24.09.2007 06:31 ~ 06.10.2007 23:51)
  3. öncelikle, "genç ve başarılı". iyi bi' dinleyici*, hoşsohbet.. benim gibi nickaltı yazma özürlülere de kızmıyor. kızar mı yoksa? yok canım..
    (insert coin, 12.10.2007 21:17)
  4. pamuk prensesi öpüp uykudan uyandıran (ya da ölümden kurtaran) prensin malum organı.

    yazar kişisinden bahsetmiyorum tabi...
    (slowmotion, 12.10.2007 21:41 ~ 05.02.2008 03:54)
  5. neşe pınarı.akşam rüzgarında sözleri akla gelmeyen, mırıldandığım şarkı gibi, net bir yüzü olmasa da önümde, izleri var kilometrelerce uzakta bir yerde.
    aşklarımı, özlediklerimi paylaşabildiğim kanka ruhlu...
    "cücelerde kankalık switchi doğuştan on geliyor" dedirten. sevgi pıtırcığı olma yolunda.
    (one more cup of coffee, 23.10.2007 12:40)
  6. kafamdaki bunca senelik yerleşmiş tanımları değiştiren, "ezber bozan" yazar. eğlendirirken öğreten cinsten. güldürürken düşündürüyor. mutlu oluyor, mutlu ediyor. metanetli, saygılı, sevgili. kısa zamanda ruhu renklendirebilen cinsten mürekkep. rakımın mezesi. müzik tutkunu, yazım ortağı. kadim dost olmak üzere bumerang uçuşlarına başlamış kişi. sevin,sevdirin.
    (insert coin, 24.10.2007 02:41)
  7. uykudan kalkar kalkmaz sözlüğe girecek kadar sözlük sevdalısı, en az o kadar da şeker yazar.
    (one more cup of coffee, 25.10.2007 01:02)
  8. sohbeti tatlı, kendi "gıymatlı" pek şirin yazar.
    feridun düzağaçla anlatmak istiyorum onu ona:

    "sensiz elbette ölmem
    ama inan kalbim kekeler
    bir sokak köpeği gibi yitik bakar gözleirm
    gözyaşlarım seni heceler"

    lan bu pek sevgili tadında oldu. kankama yanlış yok. ihtimam ederim.
    (one more cup of coffee, 29.10.2007 11:19 ~ 11:35)
  9. pamuk prensesle bilgin'in münasebeti sonrasında meydana gelmiş; erkek güzeli denilebilecek nitelikle, ukala da olan, ama en nihayetince cüce.
    (dreamore, 29.10.2007 11:23)
  10. kendisiyle baya bir "boktan" muhabbet çevirdiğim hoşsohbet yazar. midesi de beta testlerini geçti diyebilirim.
    (devil, 16.11.2007 21:32 ~ 21:33)
  11. pamuk prensesin ekürlerinden...

    1- uykucu
    2- bilgin
    3- çalışkan
    4- zeki
    5- neşeli
    6- öfkeli
    7- tembel
    8- pikaçu
    (seqtomik, 16.11.2007 21:45 ~ 21:48)
  12. (bkz: doğum günü çocuğu)
    (bkz: iyi ki doğdun)

    masal gibi bir hayatı hak eden şeker çocuk. evet çocuk.

    not: doğum günü 21iyken ben yine aceleciliğimi ortaya koyup erkenden kutlamışım, pişman değilim. mutlu yıllar cüce.
    (one more cup of coffee, 19.11.2007 11:18 ~ 22.11.2007 22:36)
  13. melek olması muhtemel cüce.

    "belirli konularda" geyiklere maruz kalmış cüce: insert bak burda bişiler yazıyo ne diyolar komik mi bu?
    insert coin: komik değil, olur bazen öyle.
    cüce: evet komik değil. neyse.
    insert: iyi süslüyolar ama. namın yürüyo.

    istanbul'un bile bozmayı becemediği bi' garip hatun, ama, olur bazen öyle. ne demiştim, ezber bozuyor.
    (insert coin, 19.11.2007 18:35)
  14. nickinin aksine kocaman bir yüreğe sahip. o kadar büyük ki o yüreğine istanbul'u sığdırmış, üstüne yer kalmış bir de makarna fabrikası sığdırmış. 2987398 çeşit makarna-sos kombinasyonunu tek tuşla sıralayabilen biri. evde tek başına olanlar için acilen "sekizinci cüce ile makarna keyfi" adlı bir başucu kitabı çıkarmasını bekliyoruz.

    bugün bi yaş daha yaşlanmış. kendisine "iyi ki doğdun iyi ki doğdun mutlu yıllar sana" şarkısını yolluyor, makarnasından ketçap eksik olmasın diyoruz. afiyet olsun*
    (misuf, 21.11.2007 01:43)
  15. şahane sohbet arkadaşı kendisi. meslektaş da olduğu için jargon sorunu da yok. hem de hoşsohbet. minnettarız sohbeti için kendisine
    (hepimiz nokta vuruşluyuz hepimiz lazeriz, 01.12.2007 23:38)
  16. bugün, "şu koca sözlükte kimi ne kadardır tanıyorum yahu" diye psikopatça bir düşünceye dalmışken sıra ona geldi. dedim nasıl tanıştık yahu hakikaten? sonra hatırladım, benim için zor bir günde* sinirden sözlükteki her giriye potansiyel kavga çıkarma aracı olarak baktığım dakikalarda fransızca bir kelime çevirisi üzerine atılan bir mesajla tanıştığımızı hatırladım. sonra fark ettim ki ilk intiba için hiç de doğru bir günde tanışmamışız. herhalde o da öyle düşünmüştür. ama sonra ortak konulara geçiş yapılınca, daha normal bir benle karşılaşınca bütün foyası meydana çıktı onun da. meğer sürekli aç gezen bir insanmış kendisi. geceleri kendini lavaş arasına sarıp uyuduğunu düşünüyorum. sürekli bir kebap-mangal muhabbeti, bir makarna ekspertizliği, bir ümit ustacılık.. sevmem ben, benden aç insanları. böyle yürümez bu iş..

    (bkz: du bakalım)
    (misuf, 12.02.2008 01:34)
  17. anlat istanbul'da, hikayelerden birisini anlatan karakter.

    sekizinci cüce kadındır ve diğer yedi erkek kardeşi tarafından evden uzaklaştırılmış, sokağa terk edilmiştir. yedi cücelerin masaldaki küçük kendilerine has hikayelerinin olağanüstü güzel bir istanbul uyarlamasıdır.
    (şiirbaz, 12.02.2008 01:55)
  18. muhabbet insan.. facebook illeti sayesinde , fransızca ile ilgili bir grupta tanıştığım süper geyik yapan , kırmızı kafa , sürekli gülen kişilik. kendisini tanımaktan gayet mutluluk duyarız.severiz kendisini.
    (paradigma20, 01.06.2008 20:23)