neşe pınarı.akşam rüzgarında sözleri akla gelmeyen, mırıldandığım şarkı gibi, net bir yüzü olmasa da önümde, izleri var kilometrelerce uzakta bir yerde.
aşklarımı, özlediklerimi paylaşabildiğim kanka ruhlu...
"cücelerde kankalık switchi doğuştan on geliyor" dedirten. sevgi pıtırcığı olma yolunda.
kafamdaki bunca senelik yerleşmiş tanımları değiştiren, "ezber bozan" yazar. eğlendirirken öğreten cinsten. güldürürken düşündürüyor. mutlu oluyor, mutlu ediyor. metanetli, saygılı, sevgili. kısa zamanda ruhu renklendirebilen cinsten mürekkep. rakımın mezesi. müzik tutkunu, yazım ortağı. kadim dost olmak üzere bumerang uçuşlarına başlamış kişi. sevin,sevdirin.
"belirli konularda" geyiklere maruz kalmış cüce: insert bak burda bişiler yazıyo ne diyolar komik mi bu?
insert coin: komik değil, olur bazen öyle.
cüce: evet komik değil. neyse.
insert: iyi süslüyolar ama. namın yürüyo.
istanbul'un bile bozmayı becemediği bi' garip hatun, ama, olur bazen öyle. ne demiştim, ezber bozuyor.
nickinin aksine kocaman bir yüreğe sahip. o kadar büyük ki o yüreğine istanbul'u sığdırmış, üstüne yer kalmış bir de makarna fabrikası sığdırmış. 2987398 çeşit makarna-sos kombinasyonunu tek tuşla sıralayabilen biri. evde tek başına olanlar için acilen "sekizinci cüce ile makarna keyfi" adlı bir başucu kitabı çıkarmasını bekliyoruz.
bugün bi yaş daha yaşlanmış. kendisine "iyi ki doğdun iyi ki doğdun mutlu yıllar sana" şarkısını yolluyor, makarnasından ketçap eksik olmasın diyoruz. afiyet olsun*
bugün, "şu koca sözlükte kimi ne kadardır tanıyorum yahu" diye psikopatça bir düşünceye dalmışken sıra ona geldi. dedim nasıl tanıştık yahu hakikaten? sonra hatırladım, benim için zor bir günde* sinirden sözlükteki her giriye potansiyel kavga çıkarma aracı olarak baktığım dakikalarda fransızca bir kelime çevirisi üzerine atılan bir mesajla tanıştığımızı hatırladım. sonra fark ettim ki ilk intiba için hiç de doğru bir günde tanışmamışız. herhalde o da öyle düşünmüştür. ama sonra ortak konulara geçiş yapılınca, daha normal bir benle karşılaşınca bütün foyası meydana çıktı onun da. meğer sürekli aç gezen bir insanmış kendisi. geceleri kendini lavaş arasına sarıp uyuduğunu düşünüyorum. sürekli bir kebap-mangal muhabbeti, bir makarna ekspertizliği, bir ümit ustacılık.. sevmem ben, benden aç insanları. böyle yürümez bu iş..
anlat istanbul'da, hikayelerden birisini anlatan karakter.
sekizinci cüce kadındır ve diğer yedi erkek kardeşi tarafından evden uzaklaştırılmış, sokağa terk edilmiştir. yedi cücelerin masaldaki küçük kendilerine has hikayelerinin olağanüstü güzel bir istanbul uyarlamasıdır.
muhabbet insan.. facebook illeti sayesinde , fransızca ile ilgili bir grupta tanıştığım süper geyik yapan , kırmızı kafa , sürekli gülen kişilik. kendisini tanımaktan gayet mutluluk duyarız.severiz kendisini.