barış manço'nun gençliğinde yaptığı parçalardan birisi. öğrenci evinde bulunan uzun süre havalandırılmamış, camı olmayan bir odada söylediklerine kanaat getirdiğim bir kayıtları vardır ki; tüm o iğrenç ses kalitesine rağmen tatlı bir gülümseme ile sizi şarkıyı dinlemekten alı koyamıyor. çok saf, temiz, yapmacıksız anlattığı duygularını rock konsepti ile birleştirip
mahlasını sonuna çiziktirdikten sonra bu adamı sevmeyin, bu şarkıyı dinlemeyin de
ne eyleyin, sorarım size.
sordum.
sabah seher vakti düştüm yola
anam sordu nire oğul böyle
dedim 'ana fazla sorma
bağrım yanık yeter sorma'
seher vakti düştüm yola
günler boyu yol aldım durmadım
pınar başlarında konakladım
dağlar taşlar geçit verdi
çayır çimen kilim serdi
seher vakti düştüm yola
ben bir yeşil gözlü yar sevmiştim
gece gündüz başın beklemiştim
bir kış günü vakit çaldı
yarim son uykuya daldı
uyanmadı gitti uzaklara
yıllarca kurda kuşa dert yandım
zaman geçer unuturum sandım
kerem derdiyle yanarmış
mecnun sararır solarmış
benim derdim beni vurdu yola
gurbet ilde ülke ülke gezdim
yarim için bu şarkıyı düzdüm
gitarımdan çıkan sesler
ok gibi bağrımı deler
seher vakti düştüm yola
sorarlar '
barış ne edersin orda?'
nasıl ağır gelmez mi ki sıla?
işte içim döktüm dostlar
sorman artık tanrı aşkına
benim derdim beni vurdu yola