görseller
sefa pezevengi 
  
belki ilginizi çeker
  1. · keyif pezevengi
  2. · show must go on
  3. · hıyarlı baba
  4. · hedonist
  5. · pense yardımı ile taşak ezmek
  6. · apple
  7. · yapılmış en aptalca gaflar
  8. · keyif adamcığı olmak
  9. · eski sevgiliye takılan lakaplar
  10. · sırtında çantayla dünyayı dolaşan genç turist
gündem
  1. · her şey iyi giderken ayrılalım diyen sevgili
  2. · sanal seks yaparken hamile kalmak
  3. · thierry henry
  4. · colin kazım richards
  5. · galatasaray
  6. · üniversiteyi ingilizce okumayı marifet sanmak
  7. · umutların yitirildiği anda hayata giren sevgili
  8. · günaydınım
  9. · syriana

sefa pezevengi  

 sayfa  / 2
  1. hayattan zevk almayı bilen, keyfine düşkün olan insanlar için kullanılan ve ağıza çok yakışan tamlama.
    misal bu kişiler yemek yaparken daha lezzetli olsun diye 2 saat harcamaya veya küvet dolsun diye yarım saat beklemekten gocunmazlar. yatakları tam ortopedik ikiz yatak, telefonları "push to talk", keyifleri gıcırdır.
    (the weakest link, 25.09.2004 10:02)
  2. sefa isimli pezevenge hitap şekli
    (markrenton, 25.09.2004 13:21)
  3. show must go on insanlarıdır bunlar.

    dert etmezler pek bir şeyi, canları hakikaten yanmadıkça.
    nam-ı diğer gamsızlar.
    (right lane must exist, 27.05.2005 18:56)
  4. hayat boyu sahip olduğum lakaplardan en sevdiğim
    (kornish, 29.12.2005 01:03 ~ 25.10.2006 10:52)
  5. (bkz: koala)
    ks. yaşanması gerektiği gibi yaşayan insanevladı.
    (etipuf, 01.01.2006 21:21)
  6. (bkz: ehli hayat)
    (tori, 02.01.2006 02:01)
  7. 2 yaşında zirvesinin* olduğu gün önce gerekli şeyler'e gidip aylık çizgi romanımı alacak - reklam sıkıştırıyorum mütemadiyen, adamların haberi yok - oradan mekana geçecektim. beşiktaş vapuruyla karşıya vardım. hava kapalıydı ama sıkıntılı da değildi hani. yağmur boşanmıştı kısa bir süre önce. bu rahatlıkla tıngır mıngır otobüs duraklarına ilerledim. 30m hattının otobüsüne binecektim. gittim, girdim sıraya. zaman akıyor lakin ortada otobüs yok. kuyruk da uzadıkça uzuyor. üç vakit sonra 30a geldi. öyle korktum ki 30m geldi diye... 30a ile 30m yan yana aynı yerden kalkıyordu. öyleydi yani. bir baktım kuyruktaki herkes 30a'ya binmeye başladı. lanet olası 30a'nın kuyruğuymuş meğer. bozuntuya vermedim. biraz daha dolandım ortada. yok hacı. 30m'ye dair hiçbir şey yok. dayanamadım gittim bilet bayiine. berserk adam anlamadı dediğimi.
    - arkanda işte
    - yahu o 30a, ben 30m diorum
    adam bu sefer de tribale döndü, eliyle işaret ederek:
    - ileri git orda görürsün
    hasbinallah çekerek yürüdüm. 30m'ye yeni durak yapmışlar. ama eski yerinde hala 30m yazıyor. öyle bi duruma denk gelmişim.

    yağmur çiseliyor bir yandan. kapüşonum kafamda. bezmişim beklemekten.

    bu 30m'nin yeni durağı tam denize bakıyor. önü de açık. karşısı şu üsküdar iskelesinin yanındaki açıklığa denk geliyor. orada işte denize doğru 30 derece açıyla bakan tarihi dökme toplar var (salla hocam dereceler, dökmeler kimse çakmıyor. bi de 30'a karşı obsesif gördüm kendimi ah ha ha. iğrençleşmeye başladım, parantezi kapatalım). öylesine şapşal şapşal bi sağa bi sola bakarken topların civarında bir herife gözüm takıldı. 25-30 yaşlarında (bak yine otuz ya cık cık). uzun, iri. hayvan gibi de göbekli. hani şu balkon göbek denenlerden. göbek değil ortakyaşar mübarek. bir değil beş alien fırlayabilecek hacimde. "serseri" sözcüğü tipine bakılarak tanımlanmış sanki. o derece berduş, o derece hırpani. kafada paçavradan farksız bere ve 3-4 haftalık sakal... ne kadar içtiğini kestiremiyorum ama o cüsseyi yalpalatıcak miktarda birayı göbeğine indirdiğini tahmin etmek güç değil. bilincini evde ya da sabahladığı köprü altında bırakmış. kaplumbağa mı desem, slow motion mı. ağırlaşmış iyice. bir adım atıyor. duruyor, soluklanıyor.

    neyse herif geldi sendeleye sendeleye bu toplardan birinin karşısına geçti, dikildi. topun arkası durağa, önü denize bakıyor. adam da ön tarafında topun. güzel abim pantolonunu şöyle yavaaaşça bi sıyırdı önce. sonra aynı hantallıkla donunu indirdi. ama aynı filmlerde olduğu gibi tam çüküne denk gelen yer topun arkasında kaldı, namahrem yeri gözükmüyor. başladı topun ağzına işemeye. ohhh yüzüne de bi rahatlama yayıldı. işediii, işediiii, işedi. herkes bakakaldı. kadınlar, çocuklar, bir sürü insan etrafta...

    arsız olanlar espri patlatıyor: "yürü be abi", "ovv abime bak helal olsun"
    kadınlar yüz göz çeviriyor, arada kesik atıyor.
    beyamcamlar tövbeestağfirullahlar çekiyor, bir yandan da gözleri parlıyor. yozlaşan topluma dair dillendirmeye başlayacakları nutukların temelini hazırlıyorlar. nasıl da ballandıra ballandıra anlatır köftehorlar.

    neyse efendime söyleyeyim; iri, göbekli ve hırpani kılıklı arkadaşım sakalını sıvazlayıverdi, hoyratça karıştırdı. sonra yavaştan kesesini topladı. şöyle alttan yukarı doğru bir yaylandı, güzelce yerine oturttu takımı. istifini bozmadan ağır ağır soluna döndü. iki-üç adım atıp durakladı. deniz havasını ciğerlerine doldurdu. elini cebine atıp çer çöp haline gelmiş sigara paketini çıkardı. eğrilmiş bir dal çekiverdi, ağzına yerleştirdi. öbür cebinden çakmağı çıkardı. eliyle rüzgardan koruyarak birkaç denemede anca yaktı sigarasını. hafif sendeler gibi oldu. toparlandı. açtı bacaklarını omuz genişlğinde. dikildi bütün heybetiyle rüzgara karşı.

    o an o meydanda senden keyiflisi var mıydı hey gidi sefa pezevengi...
    (spyder, 21.03.2006 21:37)
  8. saate baktım, gecenin üçünde üşenmeden kalkıp kettle'a su koydum. bir sigara yaktım, su hazır olunca minimum efor sarfederek, kimseyi sesle gürültüyle rahatsız etmeden ağır ağır bardağa döktüm ve kahvemi hazırladım. elimde kahvem ve sigaramla balkona çıkıp koltuğa oturunca tekrar saate baktım. şimdiye kadar anlattığım tüm işlemler toplamda yirmi beş dakikaya mal olmuştu. "kim uğraşır yirmi beş dakika boyunca böyle bir işle?" diye düşündüm. sonra "ne diyorlardı benim gibilere?" diye bir daha düşündüm, maalesef aklıma gelmedi. o sırada içerideki odadan babamın sesini duydum, aslında kulak misafiri oldum. anneme hitap ediyordu: "saat gecenin üçü-dördü, adam hiç üşenmeden kahve yaptı kendine yaa... tam sefa pezevengi... ehuhehahahah..." kocaman gülümsedim, evet, işte benim aklıma gelmeyen tanım buydu...

    (bkz: bu da böyle bir anımdı)
    (dunya zikime eyfel dotume, 01.07.2006 23:28 ~ 23:28)
  9. "sefan olsun baba yaa" lafını en çok hakeden.
    (excalibur, 01.07.2006 23:30)
  10. kesinlikle yalnız yaşamanın dürtüklediği bir olgudur.tek elde puro diğerinde baileys,akşam güneşinde balkondan insanları izlerken fonda led zeppelin çalması,okulu asmanın vermiş olduğu tarif edilmez mutluluk ve akabinde hınzır gülümsemenizdir.balkona nargile koyup saatlerce kendi aleminde takılmaktır.
    (cwen, 02.04.2007 23:29)
  11. (bkz: sergen yalçın)
    (1925, 19.08.2007 11:00)
  12. (bkz: playboy)" onmousedown="return bkc('2162532','+%60playboy%60')">playboy)
    (drgırnatacı, 31.12.2007 01:34)
  13. zamanla sevişen, hayatı sömüren insan. şahane bir şey yani.
    (closer, 17.05.2008 14:21)
  14. how i met your mother dizisindeki karakterlere verilebilecek yegane sıfat.
    (kaldırımmühendisi, 17.05.2008 14:23)
  15. (bkz: muhabbet tellalı)
    (voiceofloneliness, 17.05.2008 14:49)
  16. muhabbet insanıdır, ortamı şenlendiren kişiliktir, ancak sadece ortamda çekilir, genelde bi salmışlık, sorumsuzluk olduğundan dolayı bunlarla ev arkadaşı,proje ortağı gibi muhabbetlere girilmemelidir
    (aaa, 19.10.2008 18:41 ~ 18:41)
  17. ismi ile müsemma, her dem kafa siken, meşgalesiyle ünvanı arasında benzeşim olmamasına karşın pazarlamacı sıfatlamasını hak eden kimliksiz.
    (kent, 11.01.2009 21:39)
  18. altıncı nesil yazar.

    10 giri girmiş saat sabahın 7 si 11 inci girisini girmiş. öylesine yazayım dedim. kim bilir hangi sözlükte yazıyorda buraya uğradı öylesine.
    (you don t goff me, 06.05.2009 06:51 ~ 07:12)
  19. zat-ı muhteremle yaklaşık 12 yıllık hukukumuz vardır. salya sümük okul bahçesinde top peşinde koşarak başladığımız hayat serüvenimize, kız peşinde koşarak devam ettik. yeri geldi beraber içtik, sapıttık, kustuk, eğlendik. kendisini anlatan ve açıklayan bir nick seçerek okulumun adını taşıyan sözlüğe gelmiş ve beni onurlandırmıştır. öperin.
    (verdim kutsalı verdim kutsalı, 28.05.2009 02:14)
  20. pi = 3,141592653589793238462643383279502884197169399375 10
    58209749445923078164062862089986280348253421170679
    82148086513282306647093844609550582231725359408128
    48111745028410270193852110555964462294895493038196
    44288109756659334461284756482337867831652712019091
    45648566923460348610454326648213393607260249141273
    72458700660631558817488152092096282925409171536436
    78925903600113305305488204665213841469519415116094
    33057270365759591953092186117381932611793105118548
    07446237996274956735188575272489122793818301194912
    98336733624406566430860213949463952247371907021798
    60943702770539217176293176752384674818467669405132
    00056812714526356082778577134275778960917363717872
    14684409012249534301465495853710507922796892589235
    42019956112129021960864034418159813629774771309960
    51870721134999999837297804995105973173281609631859
    50244594553469083026425223082533446850352619311881
    71010003137838752886587533208381420617177669147303
    59825349042875546873115956286388235378759375195778
    18577805321712268066130019278766111959092164201989 ........ yerine piyi 3 alan kişidir.
    (afiker, 28.05.2009 02:28 ~ 12:27)
  21. an itibariyle seri eksi oy veren bir yazar tarafından abluka altına alınmış yazardır.
    (sefa pezevengi, 01.06.2009 03:57)
  22. (bkz: tuvaletçi sefa)
    (raquela, 01.06.2009 07:33)
  23. (bkz: keyif pezevengi)
    (geceninpencesi, 23.06.2009 18:12)
  24. (bkz: hedonist)
    (myself, 23.06.2009 18:13)
  25. pazar sabahı uzun bir kahvaltıdan sonra gazetesi elinde tv de keyif aldığı programı izleken serin bir odada bacaklarını uzatıp bailey's ağırlıklı sütbuzlu kokteylini içen hatundur.

    (bkz: gerektiğinde benimdir)
    (shilem, 25.07.2009 21:40)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil