vücudun herhangi bir tarafında belirebilen, kırmızı gümüş renklerinde olan deri hastalığı
(mavio, 25.07.2004 16:06)
iyileşmeyen, iyileşsede bir süre sonra yeniden nükseden deri hastalığı.
*
heberden nodülü ve tırnakta çökük noktacıklar
* ve aşırı keratinleşme görülür
(bkz:
psoriasis)
* derinin kendini sürekli yenilemesiyle beraber kabuğumsu bir görünüm alması şeklinde kendini belli eden hastalık. ne hikmetse bendeki sedefli bölgeler kendiliğinden geçmişti, sürekli "sedef için çare!" şeklinde
gudik haber programlarına konu olur, fakat kesin tedavisi bulunamamıştır.
genellikle eklem yerlerişnde görülen , birçok türü olan ,genetik olup bir etkenin tetiklemesi sonucu ortaya çıkan tam iyileşmenin olmadığı bir hastalıktır.
ileride
torunlarımın bana küfür etmesine sebep olacak hastalık
(bkz:
genetik)
(bambuk, 04.07.2006 18:39 ~ 18:43)
hiçbir ilacın fayda etmediği hastalık, onu önemsememeye başlandığında tam olarak iyileşmese de azalmaya başlıyor, en azından benim ki öyle oldu..
stres tarafından tetiklenen hastalık .
ayrıca doktor doktor gezip ,birçok ilaç kullanmanıza rağmen , çoğu zaman iyileşme belirtisi göstermezsiniz . aşmış bir sedef durumunuz yoksa , lezyonları unuttuğunuzda , kendiliğinden kaybolduğunu görebilirsiniz . tabi bu eklem yerlerinde görülmekle yetinen sedef hastalığı için geçerlidir .
çok ileri vakalarda hastalığın lazerle tedavisi yapılmaktadır . ayrıca doktorların ,sedef hastalarına kaplıcaya gidip ,kendilerini şifalı sulara bırakmalarını tavsiye ettikleri bilinir .
tüm vücudun kabukla kaplanmasına neden olan deri hastalığı.her sene kabuklanma tekrarlanır.bu dönemde hareket ettiğinde kabuklar çatlayabilir ve bu gerçekten acı verir.arkadaşlarınıza kabuklarınızı söküp hatıra verebilirsiniz..
derinin normal bir insana nazaran çok hızlı bir şekilde kendini yenilemsiyle ortaya çıkan bir deri hastalığıdır.hiç bir şekilde tamamen tedavisi olmayıp bulaşıcı bir rahatsızlık değildir. hastalığın tek kötü yanı hastayı rahatsız eden görüntüsüdür. çeşitli geçici tedaviler mümkündür. puva tedavisi, lazer, veya çeşitli haplarla geçici bir iyileşme söz konusudur, ancak bu yöntemlerin vücuda yan etkileri düşünüldükçe sedefli olmayı yeğlersiniz. yaklaşık
70 seans puva tedavisi gördüm ancak o daracık kabinin içinde 35 dakika kaldığımdan beri sedeflerimle barıştım. onlar " biz burdayız" deselerde duymuyorum, duymadıkça, varlıklarını önemsemedikçe kayboluyorlar. bi de stresten, kızatmadan ve kahveden uzak durup karaciğeri yormamak ayrıca olumlu etki gösteriyor.
bu hastalığın tedavisinde öncelikle
vazelin+
salisilik asit uygulamasıyla kabuklar temizlenir.sonra
paşi(
psoriyasis alan ve şiddet indeksi) veya
pasi (
psoriasis area and severity index) hesaplaması yapılır ve daha önceden değerlendirilmiş yaraların büyüklüğüne ve şiddetine göre tedavi düzenlenir.eğer yaralar yaygın ve küçükse ağız yolu ile kortizon uygulanır.eğer lezyonlar az sayıda ama büyükse
antralin tedavisi uygulanır.(antralin maddesi 20 dakika süresince yaranın üstüne, yaradan dışarı taşmayacak biçimde uygulanır.)
sivas-kangal da bu hastalığa iyi gelen balıklı kaplıcalar vardır.
ayrıntılı bilgi için
(bkz:
http://www.balikli.org/...)
eklem yerlerinin erozyona uğraması.
en güzel gününüzün boktan hale getiren hastalıktır. onunla savaşmayı uzun yıllar önce bırakmışınızdır (kazanmışsınızdır bir nevi) ama bir gün aynaya baktığınızda gördüğünüz leke sizin en büyük korkunuzu kanıtlamıştır. evet sedef hastalığı ilerlemiştir ve o gün hayatınıza buna sebep olan herşeye küfür edersiniz çünkü elinizden birşey gelmez.
kaplıcaların iyi geldiği söyleniyor ama kesin bi tedavi değil..
belki geçici olarak olabilir.
genelde kışın dahada bi coşarlar..vücudunuz çiçek açabilr kışın..
eğer yazın bol bol güneşlenir d vitamini depolar,denize girer,bol bol kahkaha atar,spor yaparsanız
olumlu etkisini görürsünüz..
kızartmalarr acı yiyecekler sinir stres de tetikleyici unsurlar..
ayrıca yılda 1 ya da 2 kez 15 günlük lavanta suyu kürü nü uygulamak iyi geliyor(muş)..
sınav stresi ve sevdiceğin verdiği negatif enerji sayesinde yıllar önce kaybolan lekelerin yeniden görülmesine sebep hastalıktır.
lekeler için doktora gidip muayene olduğumda aldığım cevap da çok hoştur:
-bi krem falan verseydiniz..
+her şey kafada bitiyor oğlum,
relax ol, ne takıyorsun ya salla..
-peki, o zaman, iyi günler.
doktor amcam
bob marley'e dönüştü bi anda gözümde..
lekeler ise artık standart donanım oldu vücudumda.
ilerlememiş vakalarda bir kaç kırmızı nokta için doktora gitmek yapılabilecek en büyük hatadır. verilen ilaçlar şok bir tedavi ile bütün lezyonları yok eder fakat kullanımı bittikten kısa bir süre sonra noktacıklarınız on kat artmış olarak size geri döner. hastalığı ilk öğrendiğinizde moraliniz dibe vurur. bu da hastalığı tetikleyip lezyonların artmasına neden olur. sonra birgün ileri vakalardaki insanların resimlerini inceler ne kadar şanslı olduğunuzu anlarsınız. hatta genetik olarak birçok insanın -ömür boyu lezyon görülmese dahi- sizinle aynı hastalığı paylaştığını bilmek bir nebze de olsa içinizi rahatlatır.
sıkıntılı bir kabullenme döneminden sonra koy götüne gitsin der, 'aa dizine ne olmuş senin' gibi salak tepkiler verebilen insanların gözünün içine bakarak sedef olduğunu söyleyebilecek özgüvene kavuşur, akabinde lezyonların yok denecek kadar azaldığını farkedersiniz.
bu hastalığı yenmenin, en azından lezyonlardan kurtulmanın tek yolu
koy götüne gitsin lafını hayat felsefesi olarak benimsemektir.
lisede ismi sedef olan bir arkadaşımda vardı bu hastalık.
yüzüne karşı olmasa da "sedefli sedef" derdik ondan bahsederken.
bir yandan ayıp etmişiz diyorum ama adı sedef olan bir kızın sedef hastası olması hala ilginç gelir bana.
sanıldığından daha fazla insanın ortak hastalığıdır. ırsîdir ve strese bağlı olarak başlar.
şimdiye kadar kortizon çözümü dışında kesin çözüm bulunmamıştır, kortizon da sürekli kullanımı önerilen bir çözüm değildir. özellikle hassas işler yapanlar için (uçak, helikopter pilotu, vinç operatörlüğü, vb.) kortizon kullanmak mümkün olmayabilir.
alternatif bir kocakarı ilacı yöntemi, limon suyuna sedef taşı(sedef tespihlerden elde edilebilir) atılır, üç-beş gün kadar taşın erimesi beklenir. sonra limon suyu yarım çay bardağı ve her gece bir defa olmak üzere içilir.
(atlantis, 09.09.2009 09:39 ~ 07.10.2009 08:51)
ırsidir ve bağışıklık sistemi ile ilgilidir.hava,yiyecekler ve özellikle hastanın stresi ile kendini daha da tetikleyen hastalıktır.
sanırım bünyeyi savunmasız yakaladığında tekrardan ortaya çıkıyor. içe atılan üzüntü, stres, sağlıklı beslenmeme ve tabi genlerin de etkisiyle neredeyse 15 sene sonra bile tekrarlayabiliyor. sinir bozucu bir kaşıntısı var, kaşındıkça bu hale gelmenize neden olan her şeye sinirleniyorsunuz, sinirlendikçe de daha çok kaşınıyorsunuz.
ekzak egzama tıptaki adı.
biraz moraliniz bozulsa canınız sıkılsa ve bu sıkıntınız 2 gün devam etse hemen olası yerlerde çıkar bu. olası yerler kafa derisi dirsekler dizler cinsel organ(erkekler için). kafa derisi acayip kaşınır. o tabakayı koparınca böyle güzel sulu bir his kaplar içinizi. o kabuğun altından gelen sıvıdır.
öss çalışırken saçlarımın dökülmesine neden olan bir hastalıktır. hiç bir şey iyi gelmez. mayalı alkol tüketmemek gerekir.dermovate saç losyonu iyi gelir yaralara. kaşıntı için de bir hap vardı ismi aklımda değil.
ayrıca kışın daha çok görülür bu hastalık. bol nemlendirici kullanabilirsiniz. iyi gelir.