bütün gün kakara kikiri gülüp eğlendikten sonra birden durup dururken surat asma durumu.ne kadar sebepsiz olsa da etrafındakilerin vardır bi sebebi sözlerine maruz kalır insan...
hayatın, moral bakımından bir sinüs dalgasi gibi iniş ve çıkışlara sahip olduğunu ve her zaman neşe, şen'lik ve şakrak'lık içinde geçmediğini, kısmen de olsa, anlatmaya yarayan bir söz öbeği.
geldi bahar ayları gevşedi gönül yayları teoreminden hareketle kesinlikle bu günlerde tüm gençlerin başındaki esas derttir "durgunluk". yok yere dar gelir mekanlar, hava değişikliği ararsınız sürekli; nedensiz yere durur, susar kafanızı dinlersiniz, çimenlere yatıp çantayı yastık yapar, önceki gece 9 saat uyumuş olmanıza rağmen uykuyu çare görürsünüz dertli başa. aslında başta dert yoktur, dert edinmeyi çare gören (kafaya takacak şey yok sanki dert edinelim bunalım takılalım) bunalıma hazır zihniyet vardır. çözüm : bir dert dinleyen elbet, ve nevizade de bi kaç yudum + gürültü.
bunalım değil durgunluk hadisesi, her ne kadar tezcanlı olunsa da, her kişi bir noktadan sonra bir köşeye çekilip kafasını dinlemek ister. sahile iner, saatlerce boğaza karşı oturur.
genelde ayyhh içimde bi sıkıntı var diye yorumlanır,sonra da depram olucak sanılır.çünkü içteki sıkıntı ya depremdir,ya ölüm.bu insannar manyaktır.(bkz. çok gülme sonra ağlarsın)
ikizler burcu mensuplarının başına sıklıkla gelen,10 dk önce gülmekten yarılırken bir anda bunalım moduna geçmekle sonuçlanan ve kimsenin bir anlam veremediği ruhsal değişim..
görülen birşey başka birşeyi hatırlatır, bilinçaltında çağrışımlar yaratırsınız, gelecekte karşınıza çıkacak sorunları veya geçmişteki kötü bir anınızı hatırlarsınız. ya da ruhsal bir bozukluğunuz vardır.
kesinlikle sebebsiz değildir.adi bilinçaltı size oyun yapıyordur.kurcaladığınız bütün sıkıntıları bi güzel haznesinde biriktirir ve en olmadık zamanda ahanda diye su yüzüne çıkarır.sen sebebsiz sanırsın ama biyerlere saklanmış pusuda bekliyordur.hiçbişey yapasın olmaz gider sabaha kadar uyumak istersin yada uyanamamak.bide bunun kıllığına yanına dolaşan insanlar neyin var ne dengesiz ayol diye laf kalabalığı yaparlar ulan kimsede anlamıyor diye iki defa bozarsın morali.böyle devam eder bu.ta ki mutluk veren küçük şeylerden biri gelip sizi bulana dek.
etrafa çaktırmamak uğruna deliliğe vurularak ertelenmiş can sıkıntılarının canına tak ederek ruha sadırıya geçmesi ve kişinin apansız yakalanarak ne yapacağını bilemeyerek hönk! diye kalması...
muhtemelen bilinçaltınızda yatan geçmişte yaşanmış üzücü olayların bir nesne, koku ses ya da bir görüntü yardımıyla hatırlanıp beğnizmizde ve duygularımıza yeniden aksetmemisnden oluşan moral bozukluğudur.