2001-2002'de
galatasaray'da oynamış olan fransız futbolcu. gönderilmesi, hala taraftarlar arasında hatırlanıp, üzüntü duyulan bir olaydır.
sağ bekten aldığı topu sıfıra kadar götürebilen ve akabinde doğru orta yapabilen bir futbolcuyu neden gönderir ki bu takım diye kendime soru sormama sebep olan futbolcu
galatasaray'ın sağ bek bölgesinde oynayan kaliteli futbolculardan biridir, hatta belki de en kalitelisidir. capone gibi, xavier gibi, song gibi elemanlardan ziyade defansta oynamasına rağmen hücuma verdiği katkıyla hatırlanacaktır. sakatlanmış, gönderilmiş, başına envai çeşit zeval gelmiştir.
keşke bir yerlerde görsek de onu ne kadr sevdiğimizi gösterebilsek. gittiğinden beri
cihan haspolatlı sağ bekte can çekişiyor, yaşama mücadelesi veriyor. keşke geri gelse denilen oyunculardan.
bu futbolcu hakkında en güzel yorumu insanların birbirini kırmadığı, sevginin saygının egemen olduğu bir sahil kasabasında maç sırasında yanımda oturan bir amca söylemişti:
- gitsin şampuan reklamlarında oynasın bu lavuk!!
plaj futbolcusu olmuştur bu sert fransız abimiz...
20 kasım 2001 galatasaray as roma maçında eski açık tarafındaki kalenin kapalı tribün tarafına bakan köşesinden kullanılan korner yerden bir pasla ceza sahasının kale çizgisiyle birleştiği noktada ayhan akman'la buluşur , ayhan bir vücut çalımıyla rakibini geçip kale çizgisine paralel çekilde içeri doğru kıvrılır , o sırada roma ceza sahasının sağ köşesinden bir fransız hızla içeri doğru katetmektedir.ayhan 1-2 metre daha topu sürdükten sonra yerden sert bir pas verir ve altı pasın kapalı tribün tarafına bakan köşesinin yaklaşık 1 metre içinde topla buluşan fransız , roma ağlarını havalandırır.
işte o fransız sebastian perez'dir.
marsilya'dan mario jardel karşılığı alınmış, fakat anlaşmanın sağlanamamasına rağmen galatasaray'da kalmış olan fransız futbolcuydu.iyi bir sağ bek olarak hatırlanır hafızalarımızda.
paranın suyunu çektiği
mircea lucescu'nun ikinci sezonunda
galatasaray'a kiralık gelen ve şampiyonluk yaşayan sağ kanat oyuncusu. sevdirmişti kendini taraftara.
özhan canaydın'ın ve
fatih terim'in haksız gazabına uğramıştır kanmca. bir sene daha kiralanabilirdi.
takımdan ayrılırken ettiği beddualar halen geçerliliğini korumakta. kendisinden sonra adam gibi
sağ bek bulabilmeyi bırakın, hep başka mevkilerden devşirme adamlara bırakıldı meydan. en son bir
uğur uçar çıktı işte ama lanet onu da buldu, adam ciddi sakatlandı.
yaldır yaldır kaptırırdı çizgi üstünden, ne de güzel yaklaşırdı ceza sahasına. çok severdik çoook.
fransa plaj futbolu milli takımı'nın kaptanlığı yapmaktaydı bi aralar.
"rüzgarda uçuşan ısırgan otu"ydu bu adamın nicki... hiç unutmam...
hücüm yönü iyiydi,topu defanstan alıp ileri uca çok iyi taşırdı,iyi ortalar yapardı.ama bunlara nazaran defansif yönü zayıftı.
hala daha fransa plaj futbolu takımı'nda oynayan insan... meraklılar yarınki final mücadelesinde görebilir onu eurosport2'de.
kanımca capone ile beraber galatasaray'ın gördüğü en iyi sağ beklerden birisidir.
akıl almaz bir hıza sahip olmasının yanında sağ açıkların görevini ciddi anlamda azaltacak bindirmeleri vardı. çizgiye inmekten, gel git yapmaktan bıkmazdı. ortaları, bindirmeleri, hırsı ve attığı gollerden sonraki çoşkusu ile galatasaraylı taraftarların çok kısa bir zamanda sevgilisi haline gelmişti.
kendisi lucescu zamanında galatasaray'a kiralık olarak gelmişti ki o dönemde kiranlandığı klüp olan marsilya başkanının bir açıklaması vardı. "perezin ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu biliyorum, kendisi çok sakatlanmasa takımımızda ilk 11 oynardı".
hakikatten de kendisi müzmin sakat bir oyuncuydu. ancak galatasarayımızın şansına türkiyede oynadığı sezonda hiçbir ciddi sakatlık geçirmedi. sonra marsilyaya döndü ki bunda 2. fatih terim döneminde avrupada çeyrek final kapısından dönmüş takımdaki tüm kiralık oyuncuların gönderilip yerine çapulcuların alınması da etkiliydi.
şimdi plajlarda top sektiriyor. kumda topu kaldırıp vole falan vuruyor. özletiyor arada kendisini..
şu yıllardır çektiğimiz ve şu anda galatasarayın aksayan olmadı denilen tek yeri olan sağ bekte o zamanki perezi nasıl da arıyoruz. onun bir maçını bile izlemiş olan herkes hayran kalırdı futboluna. basın açıklamalarına kadar tam bir beyfendiydi.
zamanında bonus card bu kadar popüler olsaydı iyi para kırardı bu adam bonus reklamlarından. öyle böyle değildi, adam galatasaray' da oynarken doğuştan bonus modundaydı.
işin esprisi bir yana, galatasaray' da sağ bek mevkisinin hakkını veren yagene adamlardandı. dip çizgiye kadar inebilir, orta yapar, şut çeker bunlara artı olarak kendi işi defans yapmayı bile aksatmazdı. o değilde sözlük, şimdi akşam akşam onun bir yıl hayvanlar gibi top çevirdiği mevkide sabriyi görmek nasıl koyuyor insana var ya. hayır sabri' nin de kabahati değil. adam sanki sağ bek... bir de utanmadan milli takımın da sağ beki...
bu adamdan sonra galatasaray'a doğru düzgün sağ bek gelmedi siz düşünün gerisini. sırasıyla
cesar prates,
cihan haspolatlı,
uğur uçar-kendisini ayrı tutarım-,
sabri sarıoğlu,
serkan kurtuluş sağ bek mevkiisinde görev yapan isimler.
nasıl bir lanetse perezin gönderilmesi üzerimize, tanrı bize şu sağ beki gönderdi (bkz:
sabri sarıoğlu)