'devlet büyüdükçe özgürlük de o oranda küçülür'der rousseau. buna göre konuşacak olursak; şu an ülkemizde aşağı yukarı 40 milyon seçmen var, bu demektir ki her seçmen, egemen gücün 40 milyonda birine sahip. gönül ister ki
liechtenstein gibi bir ülkede yaşayalım, özgürlük katsayımız artsın.
bu arada -ülkemiz için konuşuyorum- seçimlerde seçeneklerle kısıtlanmamış bir seçim hakkı kime ne kazandırır? bir sonuç almak neredeyse imkansızdır. kaldı ki kör topal ilerleyen demokrasimizde dahi son bölüme gelene kadar -formalite icabı olsa da- delegeler kanalıyla adaylar belirlenmekte.
ama bu kadar nüfusla, neredeyse çürümüş bir sistemle olmaz bu işler deyip yılmamak lazım. mesele bilinçli seçmen, örgütlü toplum olabilmekte. işte o zaman görürüz o despot parti liderlerinin hallerini. o zaman anlarız seçme hakkının önemini, nasıl bir özgürlük olduğunu.