4. nesil yazar kişiliktir. hatırlamadığım bir zamanda, hatırlamadığım bir sözlükte kendisine şöyle bir giri girmişliğim vardır.
"beni kültür yumağına sarmış, cahillikle körelmiş gözlerimi açmış yazardır. bu yazarı okumanın ve iletişim içinde olmanın en güzel tarafı, fikirlerini dayatma çabasından çok, onları anlatabilmesidir."
son zamanlarda izmir'i özlemiş ama yine de 'en azından burası o kadar sıcak değil' diyerek beni kızdırmayı amaçlamış kişi.* kızmadım, kızmam, orası ayrı. web bağımlısı, piyanist, girilerini severek takip ettiğim; kaçıncı nesil olduğunu bilmeden sevdiğim yazar.*
kendisini en son italya ya giderken bildiğim ancak görünen o ki geri dönmediği beni bayağı merak içinde bırakan yazar. 20 dolarlık biletten olacağı bu! hostel gibi gurbet ellerde seni kesmesinler umarım...
son günlerde sağından solundan yazdığı her satırdan mutluluk ve sırıtık akan insan.ayrıca an itibariyle öğrendiklerime göre hamarat ev erkeği.
piyanoya olan aşkına hayran olduğum, sabahlara kadar oturup kendi geliştirdiğimiz tezleri gene kendi antitezlerimizle çürüttüğümüz,ikinci oturum için bi boşluğunu yakalamayı umduğum insan.
ne ev işiymiş yahu.
haftanın en beğenilen girilerine girebilecek sağlam yazılar yazabilecek genç ve sağlıklı bir sözlük yazarıyım.istediğim oyları alıp sükse yapmak için yazdığım en traş girileri bile oylayacak kanka listesi elemanları arıyorum. karşılığında yüksek miktarda artı oy verilecektir.
şeklindeki duyurusuyla gece gece beni benden almış yazardır.
kimilerinin değerini bilmediği bir kırık şemsiye,kimilerinin ise yolculamak zorunda kaldığı yağmur damlası kadar anlamlı bir kelime ''scherzi''. iri mavi gözlerinin içinde ki siyah dipsiz gözbebekleri belliki derin bir kuyudan çıkmak istercesine ıssız,yalnız. kendisinin bile anlayamayacağı kadar çok güzel bir ruhu var bu kelimenin...ve soğukta kızgın güneş gibi yakan sıcak bir gülümsemesi. kimilerinin ''gitmemeli'' demesi gerekir bu tinsel varlığa ve bir ömür geçirmek için kuyruğa girmesi gerekir bence. oysa ki bu kızgın güneş sanki kızgın bir demir, her an soğumaya mahkum edilmiş. acısını kimden çıkaracağını bilmeyenler tarafından. ama o kadar güçlü ki ''scherzi'' zayıf bedeninin içinde, bütün gücünü iki büyük siyah göz bebeğinden, bu derin iki kuyudan ifade edebilecek kadar...güçlü ve gerçek.
önce güzelsin dedi.çirkin ördek bendeniz bi sevindim ama yok canım ne güzeli dedim.sonra çirkinsin evet biliyorum dedi.yaşasın dedim.gördü gerçek yüzümü.sonra "ben sana hiç güzelsin demedim ki" dedi,diyecek bişiy bulamadım.çirkin miyim güzel miyim anlamadım.böyle bir insan işte. evet. *
aynı gün olan politika vizem sebebiyle doğumgününü kutlayamadığım müthiş insandır.
kaç yaşına girdiğine burda değinmek istememekle beraber,nice mutlu yaşı olsundur,umarım sohbeti ve varlığı hiç yitirilmez...
iyi ki doğmuştur.beni affetsindir.gerçi ne kadar yüce gönüllü bir insan olduğunu bildiğimden kendi eşekliğime veriyorum bu unutuşu,ama unutulmayandır,iyi ki vardır. *
az önce tehdit savurmaya kalkıştım,"ne yaparsın msnden i engellersin" dedi hevesimi kırdı.zaten tanıştığımızda da "adımı öğrenip ne yapacaksın" demiş hevesimi ilk kez kursağımda bırakmıştı.
ya sadist, ya da eööhm.bir dahaki nickaltım çok agresif olabilir.
ama bu bir tehdit değildir *.
alsancak'ta kahve içtiğim, sözlük kankam. şirin şeker çok, konuştukça konuşuyor ve konuştukça konuşasını getiriyor insanın. tüm garipliklerime alışabilen nadir insanlardan. çok iyi bi' de, çok ama. yani "ne iyilik yaptı sana? hayatını filan mı kurtardı?" derseniz, en alaycı bakışımı yaparım "yapmasına gerek yok ki, belli oluyor ayol" gibisinden.
bi de belli ki piyano başına geçince devleşiyor, bi'şiler oluyor ruhuna filan, çözemedim daha tam. ya tamam, piyano başında da görmedim, aman ya siz de.. fotoğraflarını gördüm piyano başında, ordan biliyorum. ne demek olmaz öle? oldu bitti bile, hadi canlarım hadi..
herşeye rağmen kopmadığım kopamadığın yazar. karşılıklı verilen değerler, anlayış ve dinlemeyi bilme sayesinde arkadaşlığımın güçlendiği ve dostluğa gittiği yazar. hep yanımda olsun yeter.
işi gücü bırakıp düğün davetiyesi hazırlamakla meşgul olan insandır. buradan ilgililere duyrulur çok orijinal fikirleri var bu konu ile ilgili. hayır hesabını kitlemesinin sebebi bu mudur diye düşünmeden edemiyorum. hani kendini yaratıcılığın farklı bir boyutuna adapte etmek için falan. sadece o muhteşem tasarım için bile o isimde birisiyle evlenmeyi kafama koydum. hangi isim olduğu mühim değil.. neyse bunları bir kenara bırakırsak ona güvenmediğim için bütün sözlük ahalisinin önünde kendisinden özür diliyorum.. (mail kesmez dedim)
yazmayayım yazmayayım diyorum ama inatla yaz nolur yaz diye diretiyor bu arkadaş ben ne yapayım? an itibariyle kendisine verdiğim güzel ayar sayesinde artık sesi soluğu çıkmıyor. ayrıca herkes duysun, öğrensin şu nacizane lafı da iletisine koymayı borç bilmiş yazar bu kadar da olmaz ki.. "her insan beğenilmek için yaşar ama ben beğenilmek için ölürüm" valla bu kadarına da pes, korkma arkadaşım beğeniliyorsun..
bütün konuşulanları, gülünenleri, yarıldığımız diyalogları bir kenara bırakıp ciddiyete davet edersem kendimi söyleyebileceğim şey benim için değerli olduğudur, değerli olduğumu da hissettirendir.. bir kez daha teşekkürler! (bak bu sondu)
edit:sabahın bu saatinde eklemem gereken bir şey var. bilinç altım çağırmış kendisini gerçekten bu gece, gönlüm en iyi erkek oyuncu oscarını ona vermiş, fiko yanında halt etmiş-miş..
bana ilk "iyi ki doğdun" umu hediye eden kibarlığı karşısında duygulandığım, yazamayan yazardır. ayrıca merak etmesin tek taşı da hazırdır ben de hem ona elmas madenleri kurban olsundur. che baskılı damatlığı ile gözleri de kamaştıracaktır, eminim..