sazan avı 

adana çık aradan

  1. sene olarak 90'lı yılların ortalarındayız. walkmanler o zaman sıklıkla kullanılmakta. yaz tatilinde kardeşim ile beraber halamların yanında pasajları ile ünlü bir şehirdeyiz. hergün pasajlarda geziyoruz. o kadar ilgimizi çekiyor ki orası daha doğubank'ta piyasaya çıkmamış tüm ürünler pasajlarda mevcut. onun için güneşin dik durumda olduğu bunaltıcı öğlen sıcaklarında pasajlarda vakit geçiriyoruz. küçük bir şehir olduğu için bulunduğumuz yer pasajlardaki esnaflar ya akrabamız, ya da eniştemizin arkadaşları falan. bizimle ilgi had safhada anlayacağınız...

    yine bu sıcak dönemde kardeşimi teşvik etmemle beraber, boş, kullanılmayan elektronik eşya kutuları topluyoruz esnaftan. içine taşları gazete kağıdı ile sarıp, şehrin ana caddesinde elimizden bırakıp, pusuya yatıyoruz. çok değil bir iki dakika içinde kutuları gören kişi alıp, çantasına veya torbasına atıyor. biz de ''ehuehu sazanlara bak ehuehu'' şeklinde kendi çapımızda eğleniyoruz.

    işi kardeşime güzel öğrettiğimi düşünuyordum. kardeşim ondan sonra ''ağabey güzel bir fikir var bende, izninle tek başıma yapayım, sen sadece izle'' dedi. ben de onu kırmayıp, kendi halinde takılmasını söyledim. sonra yaşıtı olan kuzenimi de aldı yanına ve sabahtan hazırlıklara başladılar.

    aynı günün akşamı, bunaltıcı bir gün sonrası, halamların caddeye bakan balkonunda elimde meyan kökü şerbeti ile caddeyi seyrediyorum. bizim afacanları gördüm. ellerinde bir bantla sarılmış paket geziyorlar. kimseye çaktırmadan paketi ziraat bankası önüne bıraktılar. sonra yanıma gelip, kimin alacağını seyretmeye başladılar.

    biz bu arada ''kim alır, ne kadar süre içinde alır'' şeklinde iddiaya girmişken, iki tane polis göründü. kardeşim ''ağabey bunlar sazan tipli affetmezler'' deyince beklemeye başladık. önce polisler paketi gördü. kafalarını diğer tarafa çevirdiler. sonrasında tekrar pakete bakıp, deli dana misali koşmaya başladılar. ellerinde telsizler bir yerlere haber veriyorlardı. kardeşim ve kuzenime ''şimdi sıçtınız'' dedim. yaklaşık 5 dk içinde 8 ekip arabası olay yerine intikal etti. caddeye giriş ve çıkışları kapattılar. emniyet müdür yardımcısı da olay yerinde idi. herkes birbirine bakıyor, ne olacak diye bekliyordu.

    bu esnada enişteyi çağırıp, olayları balkondan seyremeye başladık. eniştem böyle kritik zamanlarda provokasyon eylemlerinin halkı daha da kutuplaştıracağını söylüyordu. koca şehirde 3 kişi hariç herkes paketi bomba sanıyordu. neyse bulunduğumuz şehir ufak bir yer olduğu için bomba imha ekipleri yoktu. 45 dakika sonra çevre ilden bomba imha ekipleri geldiler. fünye ile patlattılar paketi. tabii korkulacak bir şey yoktu ama bizim iki ufaklık o akşam 21.00 gibi uyumaya gittiler.

    ertesi sabah olunca, ilk işim yerel gazeteleri almak ve komşular ile sohbete başlamak oldu. yerel gazeteler olaylarda bölücü örgüt ihtimali üzerinde duruyordu. fısıltı gazetesinde ise durum daha vahimdi. güya bankanın kapısını hırsızlar bombalar ile patlatıp, soyacaklarmış. esnaf ve yöre halkı hırsızlık amacıyla yapıldığı üzerinde teoriler üretiyordu. anlatılanlara verdiğim tepkiler kahkaha ile olduğu için esnaf bana tip tip bakıyordu.

    neyse efendim, kardeşim ve kuzenim bu olaylar neticesinde, bir hafta evden çıkamadılar. onlara iyi ders olmuştu. o olaydan sonra da bu tarz şakaları yapmamaya başladılar.

    neymiş, sazan avı çok tehlikelidir. bilgilerinize sunulur.

    (bkz: ava giderken avlanmak)
    (dünyayı kurtaran adam, 06.05.2007 14:02 ~ 14:34)


  2. garip bir akım. gözüme mantıksızlık örneği olarak gözüküyor.
    her anket, soru-cevap tipi başlık altında bir adet bulunan, bulunması gereken, bulunmazsa başlığı ağlatan hareket.

    (bkz: ben)
    (bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
    gibi açık araziye sallamalara benzer.

    özellikle de forumlarda olan bu akımın temsilcileri, laf sokmayı halt sanan neslin dışa dönük açık sözlülüğünü reddetmiş, onun yerine baştan salak izlenmi verip, kinayeli ifadelerle ağa atlayacak sazan diye tabir ettikleri şahısları beklemiş, ilk hareketi yapana da direkt:

    sazan avı yapıyordum

    ve ya:

    (bkz: sazan avı)

    diye laf soktuklarını sanarak birinci laf sokmayı halt sananlarla çelişkiye düşmüşlerdir.*

    inanmıyorum böyle bişey olabileceğine. ne yani sazan avladı da halka hizmet mi etti, başı göğe mi erdi. onu bunu bırak ekran başında "ahhaha işte bir sazan daha, salak salak mı" diyor bu insanlar.
    (venom, 08.05.2007 23:55 ~ 09.05.2007 17:48)
  3. çok kolay olan avdır. bir parça meyve parçası veya sinek oltaya takılır, akıntısız göllük bölgelerde su yüzeyinde yüzdürülür sığlıklarda. artık gerisi kısmet.
    (draco, 06.06.2007 20:01)
  4. (bkz: sıçtıktan sonra götünü yıkayan özenti insan)
    (keyif pezevengi, 14.06.2007 01:18)