richard roberts’ın “temel satranç kılavuzu” isimli kitabının ilk bölümünde yer alan dumur detayı açıklamaları zararları ifade eder:
satranç çalışmaya başlamadan önce bilmelisiniz ki;
satranç, sigara ve alkol gibi, alışkanlık haline gelebilir. ve bu alışkanlık esrar ya da alkol bağımlılığı denli zararlı olabilir.
dikkatle alınırsa, satranç olağanüstü güzel ve harekete getirici bir etkinliktir; aşırı tutku ailelerin dağılmasına, varlıkların yok olmasına yol açabilir. hatta bağımlılığa yakın dönemde satranç, özellikle eşler için, birlikte yaşanması zor birşey olabilir. bu nedenle, sıçramayı kolay adımlarla yapmanız ve bu kitabı bitirdiğinizde satranç dünyasına aşamalı olarak girmeniz salık verilir.
bu öğüde kulak asmazsanız, kendinizi dostsuz, yalnız, kişileri atlar, filler, vezirler, şahlar ve piyonlar ola ve kare gibi (sekize sekiz bir kare) biçimlenmiş (orta çağ dünyasına benzer) bir dünyada bulabilirsiniz. evinizin duvarları satranç kitaplarıyla (bütün öteki kitaplar yerlerini onlara bırakarak) ve satranç takımlarıyla kaplanacak. bir süre sonra yalnız kitaplar kalacak çünkü satrançtan başka hiçbir şey üzerinde yoğunlaşamadığınız için işinizi yitirmiş olacağınızdan duvarlar elden gitmiş olacak.
uyanık olduğu saatleri ve uyku saatlerinin çoğunu satranç hamleleri yapmaya harcamak profesyonel satranç oyuncusu olmak demektir. bir profesyonelde bu bağışlanabilir bir şeydir. yok, satrancı yalnızca merak, zaman öldürme, bir dinlenme ve sınırsız eğlence kaynağı yapmak eğilimindeyseniz (bunların hepsi de olabilir) onu uygun biçimde kabul edin;
satranç için ne denirse densin o, önce, sonra ve her zaman ancak bir oyun olarak kalmalıdır.
eğer varsa türkiye'de satranç tahtası ve satranç taşlarının üstünde yazmalıdır.
"satranç kısırlığa yol açar,satranç öldürür,satranç oynamak size ve çevrenizdekilere zarar verir" şeklinde.tabi neyse ki böyle zararlar olmadığı için gönül rahatlığıyla oynayabilirsiniz satrancınızı.
kafayı sıyırtabiliyomuş(kimyacının yalancısıyım)
bizim lisedeki kimya hocası lisedeyken liseler arası satranç şampiyonu olmuş,üniversitede de öyle estirmiş,yani o derece oynamış ki fazla kafa patlatmaktan sinirleri yıpranmış,sinir ilaçları kullanmaya başlamış.tahminizce hocamız mit'de okudu,boş zamanlarında da tübitak'ta araştırmalar yapıyodu(bkz: oha)...
hoca bunları anlatırken en son gördüğüm kadarıyla bütün sınıf yerlerdeydi...
derin görmenizi sağlayıp ve düşünce sistematiğinizi geliştireceği için bazen insanların sosyal yaşamda yada iş yaşamında bir adım önde olabilmek için yaptıkları ve son derece basit ve adi hamleleri görebilmenizi sağlar ki bazen yakındaki insanların yada çalışma arkadaşlarınızın bile bu ucuz hamleler ile avantaj sağlamaya çalıştıklarını görür üzülürsünüz. psikolojiniz bozulur kimlerin ne hesaplar içerisinde olduğunu anladığınızda.
doğal olarak sinir, stres ve sıkıntı sahibi olursunuz. işte bu travmalar satrancın en büyük zararlardır.
bu sıkıntılar yaratan maharet hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için;
(bkz: satranç)
(bkz: @1417841)
eğer yıllarca satranç oynarsanız fazla analitik bir bakış açısına sahip olursunuz. bu da sizi her alanda sonrakini hamleyi hesaplamaya iter. ve her yerde. ilişkilerinizde,işinizde, arkadaşlıklarınızda, hatta ana babanıza karşı da.... bu da insanı daha algoritmik yapar ve duyguları biraz olsun dışarı iter.
sonra bi insanla karşılaşırsınız, çözemediğiniz. süpriz. böyle kitlenir kalırsınız. dünya durdu sanırsınız. hani herhangi biri olabilir illa sevgili olacak değil.
analitik düşünce kazanmak iidir de; satranç+ mühendislik=> ....